Avukat Berkay Özdemir anlattı: Adliye koridorlarında diyabet mücadelesi!
Nadir Hastalıklar Kanser ve Diyabet Hukuku Platformu Kurucusu Avukat Berkay Özdemir, Tip-1 diyabetli bireylerin ve çocukların yaşadığı hukuki mağduriyetleri, SGK’nın geri ödeme politikalarındaki eksiklikleri ve karşılaşılan akran zorbalıklarını anlattı.
Türkiye'de kronik bir rahatsızlık olan Tip-1 diyabet ile mücadele eden binlerce hasta ve aile, tedavi için elzem olan akıllı sensör ile insülin pompalarına erişimde ciddi hukuki engellerle karşılaşıyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) tedavi maliyetlerini tam olarak karşılamaması ve mevzuattaki boşluklar, hastaları adliye koridorlarına taşıyor. Nadir Hastalıklar Kanser ve Diyabet Hukuku Platformu Kurucusu Avukat Berkay Özdemir, Yeni Ankara'ya yaptığı açıklamada, tip 1 diyabet hakları kapsamında verilen yargı mücadelesini, SGK'nın mahkemelerdeki savunma stratejilerini ve hastaların karşılaştığı ayrımcılıkları tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

Görsel Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur.
"REŞİT OLUNCA İYİLEŞİYOR ZANNEDİLİYOR"
Kronik bir hastalık olan Tip-1 diyabette en büyük hukuki çelişkilerden biri "reşit olunca iyileşme" varsayımı olduğunu dile getiren Özdemir “Tip 1 diyabet bilindiği üzere kronik bir rahatsızlık ve kesin tedavisi bulunmadığı sürece iyileşme durumu söz konusu değil. 18 yaşın altında olup da Tip-1 Diyabet tanısını alan bir çocuğun ebeveynleri, birtakım haklardan yararlanmak için ÇÖZGER (Çocuklar için Özel Gereksinim Raporu) almakta ve belli bir engel oranına sahip diyabetli çocuk, belli haklardan yararlanmaktadır. Bu çocukların neredeyse tamamının engel oranı %90'ın üzerindedir.
Ancak 18 yaşını doldurduğu günün ertesi günü ÇÖZGER'in süresi bitmekte ve artık reşit olan o diyabetli, yeni bir engelli raporu almak için bu sefer aynı hastanenin erişkin polikliniklerine başvurduğunda ve rapor çıkarttığında, sağlık durumunda herhangi bir değişme olmamasına rağmen engel oranı (yan hastalıkları ya da komplikasyonları yoksa) %40'ın altına düşmektedir. Böyle bir durumda birçok hakkını kaybeden diyabetlinin, kaybettiği bu haklarının ihlal edildiği aşikardır.” dedi.

Avukat Berkay Özdemir
Hastaların karşılaştığı bir diğer hak ihlali ise diyabet teknolojilerine erişim konusu. Tip-1 diyabet hastalarının hayati öneme sahip sensör ve insülin pompası gibi teknolojilerine kesintisiz erişimi hakkında Avukat Berkay Özdemir şu açıklamaları yaptı:
“Diyabetin şu an bilinen kür edici yani ortadan kaldırıcı bir tedavisi yok ancak olmayanı yerine koyma tedavisi olarak nitelendirebileceğimiz diyabet teknolojileri söz konusu. Bu diyabet teknolojileri, hastalığın daha yönetilebilir olmasını sağlayan ve en önemlisi de ileriye dönük koruyuculuğu yüksek olan kullanımı elzem cihazlar. Buradaki hak ihlali 18 yaşın altındaki yani çocuk diyabetlilerin sensörde ve pompada kısmen, 18 yaşın üzerindeki yani erişkin diyabetlilerin ise sadece pompaya kısmen erişebilmeleri. Yani ismini zikrettiğimiz cihazların belli yaş grupları için belli bir miktarının SGK tarafından karşılanması. Sensörler ve pompalar neredeyse aylık bir asgari ücret tutarında tedavi masraflarına sahip. Ancak SGK, 2-19 yaş arasındaki diyabetliler için sensörlerin 3 bin 850 TL'sini, kablolu pompaların ise 24 bin 516 TL'lik kısmı karşılıyor. Kablosuz pompaların ise herhangi bir kısmi ödemesi bile yapılmıyor. 19 yaş ve üzeri diyabetlilerde ise sensörler için verilen kısmi desteği bile göremiyoruz. Bu nedenle Tip-1 diyabette diyabet teknolojilerine tam değil kısmen erişim, bir hak ihlali olarak karşımıza çıkmaktadır.”
Ülkemizde her yaştan diyabetlinin temel sorununun diyabetini kontrol altına almak için diyabet teknolojilerinden tam ve kesintisiz şekilde ücretsiz yararlanabilmesi olduğunu ifade eden Berkay Özdemir “Bu konuda mevzuat çalışmaları vardır, güzel adımları göreceğimize inancımız tamdır” dedi.

Görsel Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur.
“SUT DEĞİŞİKLİĞİ SGK BÜTÇESİNİ YORMADI”
Mevzuatta Tip-1 diyabetli çocukların haklarının henüz yeterince korunmadığını ifade eden Özdemir, 12 Aralık 2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) değişikliğine dikkat çekti.
Bu tarihten önce sadece kaymakamlıkların sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım alanlara tek bir markanın sensörü ücretsiz verilirken, değişiklik sonrası 2-18 yaş arası çocuklarda marka sınırı olmaksızın sensörlerin 3 bin 500 TL'sinin SGK tarafından karşılanmaya başlandığını hatırlattı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bu değişikliğin maliyetini açıkladığını belirten Özdemir, "Görüldü ki sensörlerin kısmen de olsa geri ödemeye alınması, SGK bütçesini kesinlikle yormamıştır. Bu durum; destek miktarının artırılmasının, destek verilen yaş aralığının genişletilmesinin ve sensörün yanına pompanın da eklenmesi gerekliliğini ortaya koymuştur" diye konuştu.

"İHTİYATİ TEDBİR KARARLARI VERİLMİYOR, ÇOCUKLAR ŞEKER KOMASINDAN VEFAT EDİYOR"
Diyabetli çocukların sürekli parmaktan kan şekeri ölçümü ya da insülin iğnesi nedeniyle vücutlarını delmek zorunda kaldığını, bunun da okul başarılarını ve sinir sistemini olumsuz etkilediğini söyleyen Özdemir, yargı süreçlerindeki tıkanıklığa değindi:
"Bu teknolojileri kullanamadığı için şeker komasına girerek vefat eden ve medyaya da yansıyan çocuklar var. Yargı yoluna gittiğimizde, mahkemeler 13-14 ay süren davaların başında 'ihtiyati tedbir' (geçici hukuki koruma) taleplerimizi 'cihaz kullanılmadığında çocukların ölmeyeceği' veya 'aciliyet taşımadığı' gerekçesiyle reddediyor. Oysa diyabetli çocukların dava sonunu bekleme şansı yok."
KESİNLEŞEN DAVA SAYISI HAZİRAN 2026 İTİBARIYLA 11'E ULAŞTI!
Yargı organlarının bakış açısının değişmesiyle sorunun çözüleceğini umut ettiğini belirten Özdemir, güncel hukuki süreçlere dair şu verileri paylaştı:
"Haziran 2026 itibarıyla yerel mahkeme, istinaf ve temyiz süreçlerinden geçerek davaları kesinleşen diyabetli sayısı 11'dir. Bu sayının yıl sonunda 20'ye ulaşmasını bekliyoruz. Davayı kazanan aileler, herhangi bir yaş veya yıl sınırına takılmaksızın, tedavi boyunca ücretsiz ve kesintisiz şekilde sensör ve pompalarını alabilmektedir."

SGK MAHKEMELERE "EKSİK" BİLGİ VERİYOR!
SGK'nın geri ödeme uygulamaları nedeniyle açılan davalarda en çok hangi sorunlar gündeme geliyor sorumuza Avukat Berkay Özdemir çarpıcı açıklamalarda bulundu:
“Hukuki süreç başlatıldığında mahkeme tarafından ‘Zaten bu cihazlar ödeme kapsamındaymış neden dava açılmış ki?’ şeklinde sorular ile karşılaşılmaktadır. Bunun sebebi ise dava açıldıktan sonra SGK tarafından mahkemeye sunulan evraklardır. Bu evraklarda hem sensörün hem de pompanın SGK tarafından karşılandığı ibarelerine yer verilmektedir. Ancak yukarıda da zikredildiği üzere bu cihazlar SGK tarafından ‘kısmen’ karşılanmaktadır. Mahkeme tarafından SGK'ya soru sorulduğunda, SGK tarafından ‘kısmen’ kelimesi çıkarılarak yanıt verilmektedir. Ne yazık ki bu durumun kabul edilebilir bir yanı bulunmamaktadır. Yani sonuç olarak mahkeme süreçlerinde gündeme gelen ilk sorunlardan bir tanesi gerçekten ödeme kapsamında olup olmadığı hususudur. SGK'nın gerçek bilgi vermemesinden dolayı mahkemenin cihazları ödeme kapsamında zannederek davanın reddine karar verdiği olgular, Malatya ve Bursa illerinde ne yazık ki yaşanmıştır.”

Avukat Berkay Özdemir
OKULLARDA AKRAN ZORBALIĞI: "SEN ROBOT MUSUN?"
Diyabetli bireylerin sosyal yaşamda da ağır ayrımcılık ve akran zorbalığına maruz kaldığını belirten Avukat Berkay Özdemir, karşılaştıkları çarpıcı vakaları aktardı:
"İşverenlerin çalışanlarına 'insülini tuvalette yapabilirsin' dediği vakalar var. Daha vahimi, okulda cihaz kullanan çocukların 'Sen robot musun?', 'Pompadan mı yemek yiyorsun?' şeklinde akran zorbalığına uğramasıdır. Sırf bu yüzden okul değiştiren çok sayıda çocuk var. Geleneksel yöntemle sınıfta insülin yapan çocuklara 'Uyuşturucu mu kullanıyorsun?' denilerek zorbalık uygulandığı olguları da ne yazık ki tecrübe ettik."

Görsel Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur.
Özdemir, bu sorunlara karşı "Okulda Diyabet Programı"nın hayati önem taşıdığını vurgulayarak; Koç Üniversitesi Çocuk Endokrin ve Diyabet Bilim Dalı’na, Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği’nin ilgili çalışma gruplarına ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki duyarlı yöneticilere teşekkürlerini iletti.
Tip-1 diyabet hastalarının en büyük sorunu: Hastalar cebinden ödeme yapıyor!Yaşam ve Sağlık
Tip-1 diyabetliler Yeni Ankara'ya konuştu! "Çalışmayan bir organın yerine nöbet tutuyoruz"Yaşam ve Sağlık