Annedeki bu enfeksiyonlar bebeği sağır edebilir!
Doğuştan işitme engeli verileri Türkiye genelindeki çarpıcı tabloyu ortaya koydu. Yenidoğan istatistiklerinde gizlenen o büyük tehlike ve nedenleri ne?
Türkiye’de doğuştan işitme engeli yaşayan bireylerin kesin sayısı, resmi kayıtların tüm işitme kayıplarını tek bir çatı altında toplaması sebebiyle tam olarak ayrıştırılamıyor. Ancak yenidoğan istatistikleri ve genel projeksiyonlar, binlerce ailenin bu yapısal sağlık sorunuyla her yıl doğrudan karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Erken tanı konulmayan vakalar çocukların konuşma becerilerini kalıcı olarak etkilerken, uzmanlar tablonun arkasındaki genetik ve çevresel faktörlere dikkat çekiyor.
HER YIL 3 BİNDEN FAZLA BEBEK RİSKLE DOĞUYOR
Ulusal Engelli Veri Sistemi verilerine göre, Türkiye'de kayıtlı ve hayatta olan yaklaşık 180 bin işitme engelli birey bulunuyor ve genel engelli nüfusu 2.5 milyon civarında seyrediyor. Saha tahminleri ise ülkede hafif ve ileri derece dahil olmak üzere toplam 2 ila 2.2 million kişinin işitme problemi yaşadığını öngörüyor. Yenidoğan istatistikleri incelendiğinde, Türkiye'de her 1000 bebekten 2 veya 3'ünün ileri derecede işitme kaybıyla dünyaya gözlerini açtığı belirlenmiştir. Bu oran, yıllık ortalama 1.1 milyon doğum gerçekleşen ülkemizde, her yıl 2 bin 200 ile 3 bin 300 arasında yeni vakanın topluma katılması anlamına geliyor.

VAKALARIN YARISI GENETİK MİRASTAN KAYNAKLANIYOR
Tıbbi araştırmalar, doğuştan işitme engeli vakalarının yaklaşık yüzde 50'sinin kalıtsal faktörlerden kaynaklandığını, geriye kalan kısmın ise gebelik dönemi ve doğum süreçlerine bağlı geliştiğini gösteriyor. Genetik kategoride en sık "GJB2/connexin 26" geni mutasyonları öne çıkarken; rahatsızlık sadece kulak fonksiyonunu etkileyen "non-sendromik" veya Usher ve Waardenburg gibi başka semptomların da eşlik ettiği "sendromik" türde ortaya çıkabiliyor. Gebelik esnasında annenin geçirdiği Sitomegalovirüs (CMV), kızamıkçık, toksoplazma ve herpes gibi enfeksiyonlar ise doğrudan iç kulak ile işitme sinirlerinde tahribata yol açıyor.

ERKEN MÜDAHALE İŞİTME KAYBINI DURDURABİLİR Mİ?
Doğum öncesi ve sonrasındaki diğer risk faktörleri arasında prematüre doğum, asfiksi (oksijen eksikliği), şiddetli sarılık (kernikterus) ve ototoksik ilaç kullanımı yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, işitme kaybı vakalarının yüzde 50'si önleyici tedbirler ve doğru gebelik takibiyle engellenebilir niteliktedir. Yenidoğan işitme taraması uygulamaları sayesinde ilk aylarda tespit edilen vakalar; uygun cihaz, koklear implant ve özel eğitim desteğiyle çocukların dil gelişimini akranlarıyla eşit düzeye getirebiliyor.