Anne karnındaki teşhis artık "felaket" değil, bir başarı hikayesi!
Gelişen teknoloji ve multidisipliner tıp yaklaşımları, doğumsal anomalileri birer korku senaryosu olmaktan çıkarıyor.
Tıptaki teknolojik gelişmeler, bebekler henüz dünyaya gelmeden birçok hastalığın tespit edilmesine ve tedavi sürecinin doğumdan önce planlanmasına imkan sağlıyor. Doç. Dr. Hasan Özkan Gezer, gelişmiş ultrasonografi yöntemleri sayesinde yemek borusu kapalılığı (özefagus atrezisi), bağırsak tıkanıklıkları, diyafram hernisi ve idrar yolu darlıkları gibi ciddi sağlık sorunlarının önceden bilinebildiğini ifade etti. Bu tanıyla karşılaşan ailelerin en büyük korkusunun "Bebeğimiz yaşayacak mı?" sorusu olduğunu belirten Gezer, modern tıbbın bu kaygıları büyük oranda ortadan kaldırdığını vurguladı.
MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM VE ERKEN MÜDAHALE
Başarılı bir tedavi süreci için doğru merkezin seçilmesinin hayati önem taşıdığını hatırlatan Doç. Dr. Gezer, çocuk cerrahisi ve yenidoğan yoğun bakım imkanları güçlü olan kurumların tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Kadın doğum, perinatoloji, yenidoğan ve çocuk cerrahisi ekiplerinin birlikte çalıştığını ifade eden Gezer, "Bu multidisipliner yaklaşım sayesinde bebek doğar doğmaz zaman kaybetmeden gerekli müdahaleleri yapabiliyoruz. Geçtiğimiz yıl anne karnında tanı alan bir bebeğimiz, doğum sonrası planlı bir ameliyatla sağlığına kavuştu ve bugün akranlarıyla aynı gelişim düzeyinde." diyerek erken teşhisin önemini somut bir örnekle paylaştı.
"AİLELER BU SÜREÇTE YALNIZ DEĞİL"
Modern tıbbın sunduğu imkanların doğru koordinasyonla birleştiğinde yüksek başarı oranları sağladığını dile getiren Doç. Dr. Gezer, ailelere moral vererek şu sözlerle açıklamasını tamamladı:

"Doğmadan önce umut, doğduktan sonra hayat başlıyor. Anne karnında cerrahi hastalık tespit edildiğinde panik yerine bilgiye dayalı bir hazırlık süreci yönetilmeli. Çocuk cerrahisi uzmanlarının bulunduğu merkezlerde yapılacak bir doğum planlaması, bebeğin sağlıklı bir yaşama kavuşması için en doğru yaklaşımdır."