16 ciltlik dev eser literatüre giriyor: Prof. Dr. Erol Koçoğlu ile bağımlılığın görünmez yüzü!

Türkiye Bağımlılığı Konuşuyor" projesi baş editörü Prof. Dr. Erol Koçoğlu, Yeni Ankara'ya yaptığı özel açıklamada, "Bağımlılık artık görünmezleşti" dedi. 81 ilde yürütülen dev saha çalışmasının detayları haberimizde...

16 ciltlik dev eser literatüre giriyor: Prof. Dr. Erol Koçoğlu ile bağımlılığın görünmez yüzü!

Türkiye, bağımlılıkla mücadelede tarihinin en kapsamlı bilimsel çalışmalarından birine tanıklık ediyor. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, U-BADEM Projeleri kapsamında, Hayat Boşluk Kabul Etmez Derneği yürütücülüğünde hayata geçirilen "Türkiye Bağımlılığı Konuşuyor" projesi, klasik alışkanlıkların ötesine geçerek modern yaşamın ürettiği "görünmez" bağımlılıkları masaya yatırıyor. Projenin baş editörü Prof. Dr. Erol Koçoğlu, Yeni Ankara yazarı Ali Murat Karabağ'a 16 ciltten oluşan bu dev eserin perde arkasını ve Türkiye genelinde 81 ilde yürüttükten saha çalışmasının çarpıcı sonuçlarını anlattı.

Bağımlılık kavramı, 2026 yılı dünyasında artık sadece madde kullanımıyla sınırlı kalmayıp; güç, statü, hız ve tüketim gibi modern yaşamın her alanına sirayet eden çok katmanlı bir sorun haline geldi. Prof. Dr. Erol Koçoğlu öncülüğünde hazırlanan proje, bu karmaşık yapıyı 16 farklı ciltte analiz ederek literatüre devasa bir katkı sunmayı hedefliyor.

Projeye katkıda bulunan kurumlara ilişkin bilgiler veren Koçoğlu, şunları söyledi:

“Proje Cumhurbaşkanlığı Himayelerinde U-BADEM Projeleri kapsamında; Hayat Boşluk Kabul Etmez Derneği’nin yürütücülüğünde gerçekleştiriliyor. Baş editör olarak ben süreci yönettim. Sami Ulus Hastanesi Başhekimi Dr. Atikullah Giyasi ve Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Dr. Mustafa Uzun’un katkıları projeye önemli bir derinlik kazandırdı. Ayrıca akademik danışma sürecinde Prof. Dr. Mehmet Emin Uludağ’ın görüşleri de yol gösterici oldu.”

Prof. Dr. Erol Koçoğlu, modern yaşamın ürettiği yeni bağımlılık alanlarını ve projenin bilimsel derinliğini çarpıcı sözlerle aktardı. İşte Koçoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

PROJENİN DOĞUŞU VE KAPSAMI

Bağımlılığın tanımının değiştiğini vurgulayan Koçoğlu, çalışmanın çıkış noktasını şu sözlerle ifade etti:

“Günümüzde bağımlılık, yalnızca belirli alışkanlıklarla sınırlı bir mesele olmaktan çıktı; hayatın hemen her alanına sirayet eden çok katmanlı bir sorun haline geldi. Bu konunun daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğini ortaya koydu. Bu farkındalıkla yola çıkarak kapsamlı bir çalışma hazırlamaya karar verdik.”

MODERN DÜNYANIN "GÖRÜNMEZ" BAĞIMLILIKLARI

Eserin 16 ciltten oluşmasının nedenini modern bağımlılık türlerine bağlayan Koçoğlu, “En önemli farkı, bağımlılığı tek bir başlık altında değil, çok boyutlu bir yapı olarak ele alması. 16 ciltten oluşan bu eser, klasik bağımlılık türlerinin yanı sıra modern yaşamın ürettiği yeni bağımlılık alanlarını da kapsıyor. Güç, statü, hız, tüketim gibi çoğu zaman fark edilmeyen bağımlılık biçimlerini de analiz ederek literatüre farklı bir katkı sunuyor” dedi.

81 İLDE GERÇEKLEŞEN DEV SAHA ÇALIŞMASI

Çalışmanın akademik veriden öte toplumsal bir gerçekliğe dayandığını belirten Koçoğlu, şu şekilde konuştu:

“Türkiye genelinde geniş bir saha çalışması yürüttük. 81 ilde farklı meslek gruplarından katılımcılarla birebir görüşmeler yaptık. Akademisyenlerden sağlık çalışanlarına, öğrencilerden esnafa kadar toplumun çok farklı kesimlerinden insanlarla konuşarak, bağımlılığın gerçek hayattaki karşılığını anlamaya çalıştık.”

EN BÜYÜK TEHLİKE: NORMALLEŞME

Dijitalleşme ve tüketim çılgınlığının yarattığı tehlikeye dikkat çeken Koçoğlu, “Aslında tehlike, tek bir bağımlılık türünden ziyade bağımlılığın görünmezleşmesinde yatıyor. Özellikle dijital bağımlılık ve tüketim odaklı yaşam biçimi, bireyler tarafından çoğu zaman normal kabul ediliyor. Bu da farkındalığı azaltıyor ve sorunun derinleşmesine neden oluyor.” ifadelerini kullandı.

ÇÖZÜM YOLU VE MESAJI

Röportajın sonunda okuyuculara seslenen Koçoğlu, bağımlılığın kökenine inilmesi gerektiğini şu sözlerle özetledi:

“Bağımlılığı yalnızca bir alışkanlık ya da zayıflık olarak görmemek gerekiyor. Çoğu zaman bu durum, bireyin iç dünyasında yaşadığı boşlukların bir yansımasıdır. Eğer bu boşlukları doğru şekilde anlayabilir ve doldurabilirsek, bağımlılıkla mücadelede çok daha güçlü adımlar atabiliriz.”
Yaşam Sağlık