Kırıkkale basınının efsane gazetecisi: Nevzat Gümüş’ün 5 bin sayfalık mirası

Kırıkkale basınının "Şeyh-ül Muharririni", işçi sınıfının gür sesi ve türküleşen şiirleriyle halkın yüreğine dokunan usta gazeteci Nevzat Gümüş, ardında bıraktığı 5 bin sayfalık devasa mirasıyla kentin hafızasında yaşamaya devam ediyor.

Kırıkkale basınının efsane gazetecisi: Nevzat Gümüş’ün 5 bin sayfalık mirası

Kırıkkale basın ve edebiyat tarihine adını altın harflerle yazdıran; yalnızca bir muhabir veya köşe yazarı değil, şehrin vicdanı ve dert ortağı olan Nevzat Gümüş (1940 - 1997), geride bıraktığı binlerce sayfalık yazı arşivi, bestelenen türküleri ve dimdik duruşuyla kentin kültürel mirası arasındaki yerini koruyor.

1940 yılında Artvin'in Şavşat ilçesine bağlı Çavdarlı köyünde dünyaya gelen Nevzat Gümüş, ilkokulu köyünde bitirdikten sonra ortaokul eğitimi için Kırıkkale’ye geldi. 1965 yılında Etibank Murgul Bakır İşletmesi'nde başlayan çalışma hayatı, vatani görevini tamamlamasının ardından Kırıkkale Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) Mühimmat Fabrikası’nda devam etti.

Fabrika tezgâhlarında bizzat alın teri döken Gümüş, işçi sınıfının, emekçinin ve Kırıkkale halkının sorunlarına hiçbir zaman kayıtsız kalmadı. Bu bağ, onun gazetecilik anlayışının temel omurgasını oluşturdu.

ŞİİRLERİ TÜRKÜLERE DÖNÜŞTÜ

Nevzat Gümüş’ün hayatındaki en önemli iki alan gazetecilik ve şairlik oldu. Şiir yazmaya genç yaşlarda başlayan Gümüş, şiirlerinde bir dönem “Yanarî” mahlasını kullandı. 1960 yılında 32 sayfadan oluşan ilk şiir kitabını yayımladı. Gümüş’ün kaleme aldığı şiirlerden bazıları ilerleyen yıllarda bestelenerek plaklara taşındı. Özellikle 1973 yılında Hülya Plak tarafından bestelenen şiirleri, halk türküsü formunda sanatçılar tarafından seslendirildi. Gümüş’ün 20’den fazla şiirinin bestelendiği, eserlerinin çeşitli radyo ve televizyonlarda türkü olarak seslendirildiği aktarıldı.

GAZETECİLİK SERÜVENİ 1961’DE BAŞLADI

Nevzat Gümüş’ün gazetecilik hayatı ise 1961 yılında Kırıkkale gazetesi ile başladı. Gazetede “Mahalli Sorunlar ve İşçinin Sesi” başlıklı köşesinde Kırıkkale’nin sorunlarını ele alan Gümüş; sosyal, ekonomik ve çalışma hayatına ilişkin konuları yazılarıyla gündeme taşıdı. Artvin’de yayımlanan Serhat Artvin, Demokrat Çoruh, Hür Çoruh ve Arhavi Postası gazetelerinde de şiir ve makaleleri yayımlandı. MKE işçilerinin sorunlarının ele alındığı sendika ağırlıklı Türk Metal ve Yeni Metal-İş gazetelerinde de yazıları yayımlanan Gümüş’ün düzenli köşe yazarlığı dönemi ise 16 Eylül 1983 tarihinde İl Gazetesi’nde başladı.

14 YIL BOYUNCA İL GAZETESİ’NDE YAZDI

Gümüş, 16 Eylül 1983’ten 9 Ocak 1997’ye kadar İL gazetesinde genel yayın yönetmenliği ve köşe yazarlığı yaptı. Gazetenin farklı kademelerinde görev alan Gümüş, bir dönem Haber Müdürlüğü görevini de üstlendi. Röportaj, inceleme, araştırma ve Kırıkkale’nin sorunları üzerine yüzlerce makale kaleme aldı.

Arşiv çalışmalarında, Gümüş’ün 1983-1997 yılları arasında yazdığı köşe yazılarının 5 bin sayfadan fazla bir külliyat oluşturduğu ifade edildi.

Bu yönüyle Nevzat Gümüş, yalnızca döneminin olaylarını aktaran bir gazeteci değil, aynı zamanda Kırıkkale’nin sosyal, ekonomik ve siyasi hayatını yazılarıyla kayıt altına alan bir isim olarak öne çıktı.

KIRIKKALE BASININDA ÇIĞIR AÇAN KALEM

Gazetecilik ve yazarlık serüvenine 1961 yılında Kırıkkale gazetesinde başlayan Nevzat Gümüş, "Mahalli Sorunlar ve İşçinin Sesi" başlıklı köşesiyle kentin kanayan yaralarına parmak bastı. Yazıları yalnızca yerel basında değil; Serhat Artvin, Demokrat Çoruh, Hür Çoruh, Arhavi Postası ile sendikal mücadelenin nabzını tutan Türk Metal ve Yeni Metal-İş gazetelerinde yayımlandı.

Gümüş’ün asıl dönüm noktası, Mehmet Çetin ile birlikte temelini attıkları İL gazetesi oldu:

  • 16 Eylül 1983 – 9 Ocak 1997: Tam 14 yıl boyunca aralıksız olarak İL gazetesinde köşe yazarlığı, röportajlar, araştırmalar ve Haber Müdürlüğü görevlerini yürüttü.
  • 5.000 Sayfayı Aşan Külliyat: Vefatına kadar kaleme aldığı yazılar bir araya getirildiğinde devasa bir şehir ansiklopedisi niteliği taşıyan 5 binden fazla sayfalık muazzam bir arşiv ortaya çıktı.
  • Baskılara Boyun Eğmedi: Kırıkkale'nin sosyal, siyasi ve ekonomik yapısını derinlemesine irdeleyen tahlilleri nedeniyle zaman zaman tehditler aldı, darp edilmek istendi; ancak kişi ve kurumları şahsi olarak hedef almadan, ilkeli ve yapıcı üslubundan asla taviz vermedi.

Kırıkkale basınına verdiği 30 yılı aşkın kesintisiz hizmetiyle meslektaşları ve cemiyet tarafından “Şeyh-ül Muharririn” (Yazarların Üstadı/Piri) unvanına layık görüldü.

YANARÎ MAHLASINDAN PLAKLARA: ŞAİR NEVZAT GÜMÜŞ

Nevzat Gümüş, gazeteci kimliğinin yanı sıra güçlü bir halk şairiydi. Henüz 1960 yılında 32 sayfalık ilk şiir kitabını yayımlayan Gümüş, şiirlerinde “Yanarî” mahlasını kullandı.

  • Bestelenen Şiirleri: 1973 yılında Hülya Plak tarafından bestelenen eserleri halk türküsü formunda plaklara okundu. 20'den fazla şiiri türkü formunda bestelenerek TRT ve çeşitli radyo/TV kurumlarında icra edildi (özellikle dönemin tanıklarının bildiği "Çekerim aşk çilesini / Kara bağrım yanar oldu" dizeleri geniş kitlelere ulaştı).
  • "Dostlara Armağan": Hayattayken hazırladığı ancak vefatının ardından İL gazetesi imkânlarıyla basılan 85 sayfalık şiir kitabı, 68 şiirden oluşuyor. Kitap; siyasi yergilerden sevdaya, Kırıkkale sevgisinden toplumsal nasihatlere uzanan üç ana eksende toplandı.

SİYASETİN VE TOPLUMUN AYNASI

Gümüş’ün şiirleri aynı zamanda dönemin sosyo-politik birer belgesi niteliğindedir. 27 Mart 1994 yerel seçimlerini hicvettiği dizelerinde sandık atmosferini şu mısralarla kayda geçirmiştir:

"Oy kullanan bayanlar, sandığa giden baylar,

Çeşitli vaadleri dinlerken geçti aylar

Geldi 27 Mart, kuruldu oy sandıklar

Arının kovanına bal yerine oy doldu

Rakipler hava aldı, ANAP'a güneş doğdu..."

Toplumsal yozlaşmaya, yoksulluğa ve siyaset kurumunun ahlaki erozyonuna karşı yazdığı "Siyaset" başlıklı taşlaması ise onun halkın safındaki tavrını özetler:

"Sahtekârlar hakim oldu her işe,

Ne kanun tanıyor ne hak, ne yasa

Midelerde filizlendi pırasa

Halkın cüzdanını deldi siyaset."

DEVLET VE HALKIN GÖZÜNDE ÖRNEK BİR ŞAHSİYET

9 Ocak 1997 Perşembe akşamı, 57 yaşında ve ardında üç evlat ile onurlu bir isim bırakarak aramızdan ayrılan Nevzat Gümüş'ün ardından Kırıkkale Valiliği, Kırıkkale Üniversitesi ve İL gazetesi iş birliğiyle anma programları ve şiir etkinlikleri düzenlendi.

Dönemin Kırıkkale Valisi Behiç Çelik, Gümüş’ün ardından yaptığı konuşmada onun kente kattığı değeri şu sözlerle ifade etmiştir:

"Nevzat Gümüş örnek bir insandı. Yazılarında küçük beyinler gibi 'kişilerle' değil; büyük beyinler gibi 'fikirlerle' uğraşırdı. Kırıkkale'nin 21. yüzyıldaki ufkunu çizen, karamsarlıktan uzak ve yüzü gülen bir şehir tablosu hayal eden ileri görüşlü bir yazardı."

Vefatının ardından Kırıkkale Belediyesi ve Belediye Meclisi kararıyla, İL gazetesi bürosunun bulunduğu sokağa "Nevzat Gümüş" adı verilerek usta gazetecinin adı ölümsüzleştirildi.

TÜRKİYE ÇAPINDA ŞİİR YARIŞMASI VE KALICI BİR MİRAS

Nevzat Gümüş’ün vefatı sonrası Kırıkkale Valiliği himayesinde, Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü ve İL gazetesi iş birliğiyle geniş kapsamlı bir anma başlatıldı:

  • I. Şiir Etkinlikleri ve Yarışma: Kırıkkale Valiliği, KÜ Rektörlüğü ve İL gazetesi ortaklığıyla Türkiye genelini kapsayan bir şiir yarışması organize edildi.
  • 5 Mart 1998 Ödül Töreni: 28 Şubat 1998'de jüri değerlendirmesi tamamlanan yarışmanın ödül töreni, 5 Mart 1998'de İl Kültür Merkezi'nde yapıldı. Salonu dolduran Kırıkkale halkının yanı sıra bürokrasi, akademisyenler ve edebiyat dünyası törende hazır bulundu.
  • Edebiyat Dünyasından Destek: Programa dönemin Valisi Behiç Çelik, Kırıkkale Belediye Başkanı Cemalettin Akdoğan (ve sonrasında Mustafa Pekdoğan), KÜ Rektörü Prof. Dr. Tahsin Nuri Durlu, Milli Eğitim Müdürü Veli Korkmaz ve ünlü şair/yazar Fevzi Halıcı gibi isimler konuşma ve katılımlarıyla destek verdi.
  • Yarışma Şiirleri Kitaplaştırıldı: İL gazetesi İmtiyaz Sahibi Ali Çetin’in öncülüğünde, Türkiye genelinden dereceye giren şiirlerin kaybolmaması amacıyla edebiyatçı-yazar Yakup Altın tarafından tüm eserler bir araya getirilerek kitap haline dönüştürüldü.

Yeni Ankara gazetesi imtiyaz sahibi Ali Çetin bu vefa hareketini şu sözlerle kayda geçirdi:

"Nevzat Gümüş’e ve Kırıkkale halkına borcumuz vardı. Bu yarışma Kırıkkale’de Türk kültürünün yeniden filizlenmesine vesile oldu. Rahmetli Gümüş'ün ardından halkımızın ona gösterdiği sevgi, onun ne denli büyük bir şair ve gazeteci olduğunu bir kez daha kanıtladı."

KIRIKKALE’NİN HAFIZASINDA İZ BIRAKAN NEVZAT GÜMÜŞ ANILIYOR

Kırıkkale’nin değerli isimlerinden, işçi kökenli gazeteci ve şair Nevzat Gümüş, geride bıraktığı haberler, şiirler ve türküleşen mısralarıyla şehrin hafızasında yaşamaya devam ediyor.

Ömrünü Kırıkkale’ye ve gazeteciliğe adayan Gümüş, sağlık sorunlarına rağmen mesleğinden ve şehir için üretmekten vazgeçmedi. İşçi kökeninden gelen emekçi kimliğini gazeteciliğine ve şiirlerine yansıtan Gümüş, Kırıkkale’nin gündemini, insanını ve yaşadığı duyguları kaleme aldı.

Vefatının ardından Gümüş’ün cenazesi, devlet erkânı ve protokol üyelerinin yanı sıra şehrin önde gelen isimleri ile çok sayıda vatandaşın katılımıyla toprağa verildi. Cenaze törenindeki yoğun katılım, Gümüş’ün Kırıkkale’de bıraktığı sosyal ve mesleki bağın da önemli bir göstergesi oldu.

Nevzat Gümüş’ün Kırıkkale basınındaki dostlukları da yıllar boyunca devam etti. Gümüş, Büyük Anadolu Medya Grup İmtiyaz Sahibi Ali Çetin’in kadim dostlarından biri olarak biliniyordu. İki isim arasındaki uzun yıllara dayanan dostluk, Kırıkkale basın çevresinde de bilinen ilişkiler arasında yer aldı.

Bugün Nevzat Gümüş’ün adı yalnızca eski haber sayfalarında değil, dilden dile aktarılan ve türküleşen mısralarında da yaşamaya devam ediyor. Kırıkkale’ye dair kaleme aldığı satırlar, onun şehrin ortak hafızasında bıraktığı izlerden biri olarak görülüyor.

Nevzat Gümüş’ü vefatının ardından rahmet ve özlemle anıyor; ailesine, yakınlarına, dostlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

Kırıkkale