35 yıl önce gazeteye böyle yansımıştı! Kırıkkale’nin “büyük şehir” hayali gerçek oldu mu?

1990 yılında Kırıkkale’de İL gazetesinde yayımlanan gazete kupürleri, şehrin il oluşunun ilk yıllarındaki büyük beklentileri gözler önüne seriyor.

35 yıl önce gazeteye böyle yansımıştı! Kırıkkale’nin “büyük şehir” hayali gerçek oldu mu?

Takvimler 30 Eylül 1990'ı gösteriyordu. Kırıkkale henüz il olmanın üzerinden yalnızca bir yıl geçmiş genç bir şehirdi. Şehrin yerel basını, nüfus sayımını, altyapıyı, belediye hizmetlerini, göçü ve Kırıkkale'nin geleceğini tartışıyor; siyasetçiler ise “Kırıkkale büyük şehir olacak” mesajları veriyordu. O günlerin gazetelerinde kullanılan dil dikkat çekiciydi: “Kırıkkale, büyük şehir olma yolunda.” Aradan 35 yılı aşkın zaman geçti. Kırıkkale bugün 282 bin 830 nüfuslu bir il. Nüfusun yüzde 90'ından fazlası şehirlerde yaşıyor. Merkez nüfusu yaklaşık 186 bin. Peki 1990'da sorulan soru bugün değişti mi? Aslında tamamen değişmedi. Sadece sorunun adı değişti: O gün “Kırıkkale ne zaman büyük şehir olacak?” deniyordu. Bugün ise “Kırıkkale nasıl büyük bir şehir olacak?” sorusu daha anlamlı hale geldi.

ARŞİVDEKİ KIRIKKALE: BÜYÜMEK İSTEYEN GENÇ İL

1990 tarihli İL gazetesi kupürlerinde Kırıkkale'nin il olmasının yarattığı heyecan kadar, bunun beraberinde getirdiği beklentiler de açık biçimde görülüyor. Gazetenin manşetlerinden birinde “Kırıkkale, büyük şehir olma yolunda” ifadesi kullanılırken, nüfus sayımının şehrin geleceği açısından önemine dikkat çekiliyor. Bir başka haberde dönemin Milletvekili Hazım Kutay'ın Kırıkkale ziyaretine yer veriliyor. Kutay'ın basın toplantısında verdiği mesaj ise kısa ve iddialı: “Kırıkkale büyük şehir olacaktır.” Ancak gazetenin haberi, bu sözün Kırıkkale'nin o günlerde yaşadığı gerçek sorunları gölgede bıraktığına da dikkat çekiyor. Çünkü şehir büyümek istiyor ama aynı zamanda yol, kanalizasyon, su, kömür, yatırım, ödenek ve kamu hizmetleri konusunda ciddi beklentiler taşıyordu. Bugünden bakıldığında aradan geçen yıllara rağmen bu başlıkların bazıları tamamen ortadan kalkmış değil.

1990'IN NÜFUS TARTIŞMASI, BUGÜNÜN “NÜFUS KAYBI” TARTIŞMASINA DÖNÜŞTÜ

1990'da Kırıkkale'nin nüfusunun ne kadar çıkacağı merak ediliyordu. Gazete, nüfus sayımında Kırıkkalelilerin evlerinde bulunmasının ve sayımın doğru yapılmasının şehir açısından taşıdığı önemi anlatıyordu. Bugün ise tablo tersine dönmüş durumda. Artık temel soru: “Kırıkkale'nin nüfusu ne kadar artacak?” değil, “Kırıkkale nüfusunu nasıl koruyacak?” 2025 sonu itibarıyla Kırıkkale'nin nüfusu 282.830 olarak açıklandı. Üstelik yıllık değişim çok sınırlı da olsa negatif yönde. İlçeler arasında da ciddi farklılıklar bulunuyor. Bu tablo, 1990'daki büyüme heyecanının bugün yeni bir sınavla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Çünkü bir şehrin büyüklüğü yalnızca nüfus tabelasındaki rakamla ölçülmüyor. Gençlerini şehirde tutabiliyor mu? Yeni iş alanları oluşturabiliyor mu? Sanayisini teknolojiyle buluşturabiliyor mu? Üniversitesini kent ekonomisiyle bütünleştirebiliyor mu? Ankara'nın gölgesinde kalan bir şehir mi, yoksa Ankara-Kayseri hattında kendi ekonomik merkezini oluşturabilen bir kent mi? Asıl mesele artık burada.

“BÜYÜK ŞEHİR”DEN ÖNCE “GÜÇLÜ ŞEHİR”

1990 kupürlerinde “büyük şehir” kavramı daha çok nüfus, belediye sayısı ve kamu hizmetlerinin artması üzerinden ele alınıyor. Bugün ise Kırıkkale'nin önündeki hedef daha geniş. Büyük şehir olmak başka, güçlü şehir olmak başka. Kırıkkale'nin güçlü bir şehir olabilmesi için sanayisiyle, üniversitesiyle, ticaretiyle, tarımıyla, ulaşımıyla ve insan kaynağıyla birlikte hareket etmesi gerekiyor. Kırıkkale Üniversitesinin kurulması, organize sanayi yapılanmasının gelişmesi ve kentin sanayi kimliğinin güçlenmesi, 1990'ların beklentilerinin önemli bir bölümünün zaman içerisinde karşılık bulduğunu gösteriyor. Nitekim İL gazetesinin kendi tarihçesinde de Kırıkkale'nin il olması, Kırıkkale Üniversitesi ve Organize Sanayi Bölgesi gibi başlıklar için uzun yıllar kamuoyu oluşturulduğu anlatılıyor. Fakat yeni dönemin çıtası daha yüksek. Artık yalnızca yatırım gelmesi yetmiyor. Yatırımın katma değer üretmesi gerekiyor.

1990'DA YOLLAR VE KANALLAR, 2026'DA ALTYAPI VE ULAŞIM

1990 kupürlerinde Kırıkkale'nin yollarının kötü olduğu, kanal ve su sorunlarının bulunduğu, köy ve kasabalara göçten söz edildiği görülüyor. Bugün şehirde ulaşım ve altyapı yine önemli gündem maddeleri arasında. Kırıkkale Belediyesi, 2025'te uzun yıllardır biriken altyapı problemlerini çözmeye yönelik çalışmalar yürüttüğünü açıklarken, 2026'da kent genelinde kavşak ve sinyalizasyon düzenlemeleri de gerçekleştiriliyor. Kentin kırsalında ise yol, kanalizasyon ve içme suyu gibi başlıklar İl Özel İdaresinin 2026 çalışma gündeminde yer almaya devam ediyor. Yani 1990'daki gazete kupürüne bugün yeniden baktığımızda ilginç bir gerçekle karşılaşıyoruz: Şehrin ihtiyaçlarının biçimi değişti, fakat “daha iyi hizmet” beklentisi değişmedi.

1990'IN “İLGİSİZLİK” SORUSU BUGÜN DE KARŞIMIZDA

Kupürlerden biri çok daha farklı bir noktaya temas ediyor: “Neden ilgisizlik?” Gazetenin başyazısında Kırıkkale'nin il oluşunun birinci yıl kutlamalarına halkın yeterince ilgi göstermediğinden yakınılıyor. Yazının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise şehrin ortak aidiyet duygusuna yaptığı vurgu: “Kırıkkale bizimdir” diyebilen insanların bir araya gelmesi gerektiği anlatılıyor. 35 yıl sonra bu bölüm belki de kupürlerin en güncel tarafı. Çünkü şehirler sadece asfaltla, betonla ve binalarla büyümüyor. Şehirler aidiyetle büyüyor. Bir şehirde yaşayan insan “Ben buradan gidersem ne kaybederim?” diye değil, “Ben burada kalırsam ne üretebilirim?” diye düşünmeye başladığında gerçek kalkınma başlıyor.

BUGÜNÜN KIRIKKALE'SİNE 1990'DAN BİR MESAJ

1990 gazetesinin sayfalarında dikkat çeken bir başka nokta da siyasetçilerin Kırıkkale'nin geleceğine ilişkin büyük vaatler vermesi. Bugün isimler değişti, siyasi partiler değişti, belediye yönetimleri değişti. Ama vatandaşın beklentileri büyük ölçüde aynı:

  • İş
  • Yatırım
  • Ulaşım
  • Temiz ve sağlıklı bir çevre
  • Güçlü altyapı
  • Gençlerin şehirde kalmasını sağlayacak gelecek umudu.

Kırıkkale Belediyesinin bugün altyapı yenileme çalışmalarını “50 yıllık altyapı sorunu” üzerinden tanımlaması da geçmişten bugüne uzanan bu hizmet beklentisinin hâlâ ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.

KIRIKKALE'NİN BÜYÜKLÜĞÜ NEREDE ÖLÇÜLECEK?

1990 yılında Kırıkkale için “büyük şehir” olmak bir gelecek hedefiydi. Bugün ise Kırıkkale'nin önünde farklı bir hedef var: Büyük görünmek değil, büyük değer üretmek. Nüfusu artırmak kadar, mevcut nüfusun niteliğini yükseltmek... Gençleri başka şehirlere göndermek yerine onlara Kırıkkale'de gelecek sunmak... Sanayiyi yalnızca üretim yapan fabrikalar toplamı olmaktan çıkarıp teknoloji ve ihracat merkezi haline getirmek... Üniversite ile sanayiyi daha güçlü biçimde buluşturmak... Kentin Ankara'ya yakınlığını yalnızca “Ankara'ya ulaşım kolaylığı” olarak değil, ekonomik avantaj olarak değerlendirmek... Kırsal ile kent arasındaki hizmet farkını azaltmak... Ve en önemlisi, Kırıkkale'de yaşayan insanın kendi şehrine inanmasını sağlamak.

35 YIL SONRA DEĞİŞEN BAŞLIK, DEĞİŞMEYEN HAYAL

1990 yılında gazete sayfasının büyük harflerle sorduğu soru şuydu: “Kırıkkale, büyük şehir olma yolunda.” Bugün o gazete yeniden basılsa manşet belki şöyle olurdu: “Kırıkkale, güçlü şehir olma yolunda mı?” Çünkü artık mesele yalnızca nüfus değil. Mesele, nitelikli nüfusu şehirde tutabilmek. Mesele yalnızca yeni yollar değil. O yolların taşıdığı ekonomik hareketlilik. Mesele yalnızca yeni binalar değil. O binalarda kurulacak hayat. Mesele yalnızca yatırım değil. Yatırımın Kırıkkaleliye sunduğu gelecek. Ve belki de 1990 tarihli kupürlerden bugüne kalan en önemli mesaj şu: Bir şehri büyük yapan sadece nüfusu değildir. O şehirde yaşayan insanların ortak hayali, ortak emeği ve ortak geleceğidir. Kırıkkale il olduğunda büyük bir heyecan vardı. Bugün ise yeni bir heyecana ihtiyaç var. Çünkü 1990'ın Kırıkkale'si “il olmayı” başardı. Şimdi sıra, “il olmanın hakkını veren güçlü bir şehir” olabilmekte.

Kırıkkale