Gaziantep Kastelleri yeraltı su mimarisini günümüze taşıyor!

Gaziantep kastelleri, yeraltı sularını buharlaşmadan şehre dağıtan benzersiz bir su mimarisi sunuyor. Peki bu tarihi yapılar nasıl çalışıyor?

Gaziantep Kastelleri yeraltı su mimarisini günümüze taşıyor!

Küresel iklim krizinin ve su kıtlığının tartışıldığı günümüzde, Anadolu'nun geleneksel su yönetim sistemleri modern mühendisliğe ilham vermeye devam ediyor. Türk sanat tarihinde uzun süre gizli kalan ve yalnızca bu şehre özgü olan Gaziantep kastelleri, yeraltı sularının en verimli şekilde kullanılmasını sağlayan ekolojik bir erken dönem mühendislik harikası olarak dikkat çekiyor. Tamamen veya kısmen yer altında bulundukları için sanat tarihi terminolojisinde geç fark edilen bu yapılar, modern içme suyu şebekeleri kurulana dek kentin hayat damarı olma görevini üstlendi.

GAZİANTEP KASTELLERİ NEDİR VE HANGİ İŞLEVİ GÖRÜR?

Gaziantep kastelleri, kelime kökeni olarak Arapçadan dilimize geçen ve suyun yer altında bölümlere ayrılarak dağıtıldığı alan anlamına gelen eşsiz mimari yapılardır. Alleben Deresi gibi yüzey su kaynaklarına sahip olmasına rağmen tarihsel süreçte yeraltı suları bakımından kısıtlı imkanlara sahip olan şehir, çareyi suyu yeraltından yönetmekte bulmuştur. Bu yapılar gösterişten uzak ve sade tasarımlarına rağmen, evlerin modern şehir şebekesiyle buluştuğu döneme kadar kentin en kritik altyapı tesisleri olarak hizmet vermiştir. Yeraltına inşa edilmeleri sayesinde suyun buharlaşarak kaybolması engellenmiş, böylece kısıtlı kaynaklar maksimum verimle kullanıldı.

YERALTI KANALLARI 'LİVAS' SİSTEMİ NASIL ÇALIŞIYOR?

Livas adı verilen yeraltı kanalları, kastel mimarisinin teknik altyapısını oluşturan en temel unsurdur. İnsanlar, tespit ettikleri su kaynaklarını dış etkenlerden ve sıcaklıktan korumak için toprağın altına kazdıkları bu tüneller aracılığıyla suları Suburcu olarak bilinen ana merkeze taşımışlardır. Şehirdeki pek çok geleneksel ev doğrudan bu livas hatları üzerine inşa edilmiş ve evlerin içinden bu tünellere özel kuyular açılmıştır. Açılan bu kuyular bir yandan hanelerin günlük su ihtiyacını karşılarken, diğer yandan yaz aylarının kavurucu sıcağında erzakların tünellerin serinliğine sarkıtılarak taze kalmasını sağlayan doğal bir buzdolabı işlevi görüyordu.

GÜNÜMÜZE ULAŞAN KASTELLER HANGİLERİDİR?

Su mimarisinin ata yadigarı örnekleri olarak kabul edilen kastellerin birçoğu, zaman içindeki çarpık kentleşme ve altyapı değişiklikleri gibi çeşitli nedenlerle tahrip olarak yok olmuştur. Arşiv kayıtlarında geçmişte sayılarının çok daha fazla olduğu bilinen yapılardan 5-6 tanesi tamamen harita silinmişken, günümüze yalnızca 6 tarihi yapı bütünlüğünü koruyarak ulaşabilmiştir. Kültürel miras olarak tescillenen ve koruma altında tutulan bu eserler; Şeyh Fethullah Kasteli, İhsan Bey Mescidi ve Kasteli, Pişirici Mescidi ve Kasteli, İmam-ı Gazali Kasteli, Ahmet Çelebi Kasteli ve Kozluca Kasteli olarak sıralanmaktadır. Bu 6 yapı, hem yerli hem de yabancı turistler için Gaziantep'in gizli yeraltı tarihini anlatan canlı birer müze konumundadır.

Gaziantep