Gaziantep Bayazhan: Asırlık Tütün Hanından yaşayan kent müzesine!
1909 yılında tütün hanı olarak inşa edilen Gaziantep Bayazhan, bugün kent müzesi ve yaşam alanı olarak hizmet veriyor. Handa neler var?
Güneydoğu Anadolu'nun kültürel başkenti konumundaki şehirde yer alan Gaziantep Bayazhan, mimari dokusu ve sunduğu çok yönlü hizmetlerle dikkat çekiyor. Yüzyılı aşkın süredir ayakta kalan bu görkemli yapı, günümüzde sadece geçmişi anlatan bir sergi alanı değil, aynı zamanda şehrin gastronomi kültürünün deneyimlendiği canlı bir merkez olarak faaliyetlerini sürdürüyor.

GAZİANTEP BAYAZHAN NE ZAMAN VE KİM TARAFINDAN YAPTIRILDI?
1909 senesinde dönemin önde gelen tütün tüccarlarından Bayaz Ahmet Ağa'nın vizyonuyla hayata geçirilen proje, şehrin sivil mimari tarihinin en önemli örnekleri arasında yer alıyor. Ahmet Ağa'nın ticari seyahatleri sırasında Halep'te gördüğü bir konaklama tesisinden ilham alarak başlattığı inşaat sürecinde, özel olarak getirtilen Halepli mimarlar ve yetenekli taş ustaları görev aldı. Yaklaşık altı yıl süren titiz bir taş işçiliğinin sonucunda tamamlanan içeriden merdivenli üç katlı ana bina ve revaklı kuzey bölümü, basık kemerli pencereleriyle geleneksel Orta Doğu estetiğini yansıtıyor.
TARİHİ HAN GEÇMİŞTE HANGİ AMAÇLARLA KULLANILDI?
İlk yıllarında bölgenin ticari hayatına yön veren bir tütün hanı olarak işletilen bina, I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte askeri bir merkeze dönüştü. Şehrin İngiliz kuvvetleri tarafından işgal edildiği dönemde askeri karargâh olarak işlev gören yapı, destansı Antep Savunması yıllarında ise hapishane olarak kullanılarak kentin zorlu günlerine tanıklık etti. Şehrin kültürel hafızasında özel bir yeri olan tarihi yapı, aynı zamanda Gaziantep sınırlarındaki ilk sinema filmi gösteriminin yapıldığı büyük salonuyla da biliniyor.

BAYAZHAN KENT MÜZESİ'NDE NELER SERGİLENİYOR?
Mülkiyeti 2005 yılında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesine geçen ve dört yıllık kapsamlı bir restorasyonun ardından 2009'da kapılarını yeniden açan yapının ana bölümü, günümüzde kent müzesi statüsünde ziyaretçilerini ağırlıyor. Müze koleksiyonunda; bölgenin can damarı olan fıstık tarımının aşamaları, dünyaca ünlü baklava üretim kültürü ve sedef kakma, bakır işlemeciliği, kutnu kumaşı dokumacılığı gibi geleneksel el sanatları gerçekçi maketler ve mankenler yardımıyla canlandırılarak sergileniyor.
GÜNÜMÜZDE RESTORAN VE SOSYAL ALAN OLARAK NASIL HİZMET VERİYOR?
Tarihi kompleks günümüzde salt bir müze kimliğinin ötesine geçerek, avlusunu ve restore edilmiş iç mekanlarını canlı bir sosyal platforma dönüştürmüş durumda. Tesis bünyesinde faaliyet gösteren restoran ve kafeler, yerel mutfağın tescilli lezzetlerini tarihi bir atmosferde sunarken, entegre konaklama alanları şehre gelen turistler için tarihi dokuyla iç içe alternatif bir deneyim yaratıyor.