Çorum Katliamı nedir, neler yaşandı? Tarihin hafızasındaki geçmeyen sızı
Türkiye’nin yakın tarihindeki en derin kırılma noktalarından biri olan ve 12 Eylül askeri darbesine giden karanlık yolu trajik bir şekilde döşeyen Çorum Olayları, aradan geçen on yıllara rağmen toplumsal hafızadaki yerini koruyor.
Türkiye yakın tarihinin en karanlık ve acı dolu sayfalarından biri olan Çorum Olayları, aradan geçen on yıllara rağmen toplumsal hafızadaki tazeliğini koruyor. 28 Mayıs - 5 Temmuz 1980 tarihleri arasında Çorum'da tırmandırılan siyasi ve dini temelli gerilimler, arkasında telafisi imkansız yaralar bıraktı.
Başta Alevi ve sol görüşlü vatandaşlar olmak üzere belirli grupların hedef alındığı bu sistematik saldırılar zinciri, aynı zamanda 12 Eylül 1980 askeri darbesine giden yolu taş taş ören en kritik provokasyon süreçlerinden biri olarak kabul ediliyor.

ADIM ADIM PROVOKASYON
Çorum'da olayların fitili, dönemin Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak’ın 27 Mayıs 1980’de Ankara’da suikasta kurban gitmesiyle ateşlendi. Şehirde zaten var olan siyasi kutuplaşma, bu suikast haberinin ardından tepe noktasına ulaştı.
Katliamın en kanlı evresi ise planlı bir dezenformasyon dalgasıyla başladı. 4 Temmuz 1980 günü, kentte kulaktan kulağa ve asılsız telsiz anonslarıyla yayılan büyük bir yalan ortaya atıldı: "Milönü mahallesindeki Alaaddin Camii komünistler ve Aleviler tarafından bombalandı!"

Kısa sürede yayılan bu asılsız iddia, organize sağcı grupları harekete geçirdi. Saldırganlar; sol görüşlülerin ve Alevi vatandaşların yoğun olarak ikamet ettiği Milönü mahallesine ve çevre köylere yönelik geniş çaplı baskınlar başlattı. Sokaklarda barikatlar kuruldu, silahlı çatışmalar ve yağma hareketleri günlerce sürdü.
KARANLIK TABLO: TELAFİSİ OLMAYAN AĞIR BİLANÇO
Günlerce süren ve kolluk kuvvetlerinin müdahalede yetersiz kaldığı saldırıların faturası, Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçti. Resmi kayıtlara ve araştırma raporlarına yansıyan acı bilanço, yaşanan trajedinin boyutunu gözler önüne seriyor.

Şiddet olaylarında resmi verilere göre 57 vatandaş hayatını kaybetti. Saldırılar esnasında 200’ün üzerinde insan ağır veya hafif şekilde yaralandı. Hedef alınan gruplara ait 300’e yakın ev ve iş yeri yağmalandı, tahrip edildi ya da ateşe verildi. Can güvenliği kalmayan ve mahalle baskılarıyla yüzleşen binlerce Alevi aile, doğup büyüdükleri Çorum’u terk ederek başka şehirlere göç etmek zorunda kaldı.
ADALET ARAYIŞI YARIM KALDI: "UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ"
Katliamın ardından Sıkıyönetim Mahkemeleri nezdinde hukuki süreçler başlatıldı ancak açılan davalar toplumsal vicdanı rahatlatacak bir sonuca ulaşamadı.
Faillerin önemli bir kısmı ya hiç yakalanamadı ya da hafif cezalarla serbest kaldı. Olayların arkasındaki yapılar ve asıl azmettiriciler hiçbir zaman tam anlamıyla aydınlatılamadı.