TMO buğday alım fiyatı için çiftçiden kritik maliyet uyarısı!
Yaklaşan hasat öncesi TMO buğday alım fiyatı nasıl belirlenecek? Artan mazot ve gübre maliyetleri gölgesinde çiftçinin yeni sezon beklentisi ne?
Türkiye genelinde hububat hasadı yaklaşırken, gözler açıklanacak TMO buğday alım fiyatı rakamlarına çevrildi. Özellikle mazot ve gübredeki fahiş artışlar, TMO buğday alım fiyatı beklentisini daha da kritik bir noktaya taşıyor. Çiftçiler artan maliyetler karşısında ezilmemek için tatminkâr bir rakam talep ederken, siyaset cephesinden de hükümete "yüksek rekolte" uyarısı geldi. Peki, yeni sezonda üreticinin ayakta kalabilmesi ve gıda güvenliğinin sağlanması için ton başına fiyatlandırma nasıl bir stratejiyle yapılmalı?
Tarım sektöründe 2026 yılı hasat dönemi başlarken, doğrudan piyasaları etkileyecek resmi açıklamalara kilitlenildi. Pamuk ve mısır gibi alternatif ürünlerdeki düşük getiri ile su kısıtı sebebiyle üreticinin bu yıl rotasını yeniden buğdaya çevirdiği görülüyor.
TMO'DAN BUĞDAY ALIM FİYATI BEKLENTİSİ
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal'ın değerlendirmelerine göre, ekim alanları ülke genelinde yaklaşık 150 bin hektar genişleyerek 7,45 milyon hektara ulaştı. Bu büyümenin üretime yaklaşık yüzde 20 oranında bir artış olarak yansıması öngörülüyor. Sektör temsilcileri, 2023 yılında yaşanan randevu ve düşük piyasa fiyatı sorunlarının tekrarlanmaması için önleyici politikaların hızla hayata geçirilmesini talep ediyor.

"ÇİFTÇİ MAZOT DESTEĞİ BEKLİYOR"
Bol ürün beklentisinin piyasada bir fiyat baskısı yaratmaması gerektiği de ifade ediliyor. Artan girdi maliyetlerine dikkat çeken Karal, “Mazot bir yılda yüzde 50’den fazla arttı, çiftçi yine üretimden kaçmadı; üretici yüksek rekolte beklentisi bahanesiyle ezilmemeli” şeklinde konuştu. Savaşlar ve jeopolitik riskler sebebiyle gübre masrafları katlanırken, belirlenecek rakamın sadece dünya borsa fiyatlarına endekslenmesinin Anadolu'daki yerel çiftçiyi mağdur edeceği uyarısı yapıldı.

ADİL BİR TMO BUĞDAY ALIM FİYATI 2027'Yİ KURTARACAK
Tarım politikalarında açıklanan güncel fiyatlandırmalar, aslında bir sonraki yılın gıda güvenliğini teminat altına alıyor. Satıştan elde edeceği gelirle hem mevcut borçlarını kapatıp hem de yeni döneme hazırlanacak olan üreticiler, verilecek rakamın maliyetleri tam anlamıyla karşılamasını bekliyor. Geçmiş dönemlerdeki finansal mağduriyetlerin tekrarlanmaması adına, fark ödemesi gibi güçlü destek mekanizmalarının güncellenerek derhal devreye sokulması hayati önem taşıyor.