İYİ Partili Kocamaz’dan iktidara sert çıkış! “Bu hükümet bir kez daha seçilirse çiftçi diye bir şey kalmayacak"
İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, hükümetin tarım politikalarını eleştirerek, “Eğer hükümet bir daha ülkenin üzerine çökerse, çiftçi diye bir şey kalmayacak. Bu durum bilinçsizlikten ziyade planlı yapılıyor.” dedi.
İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, Türkiye’de tarım politikalarının mevcut durumu ve çiftçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara ilişkin Yeni Ankara’ya değerlendirmelerde bulundu.
“TARIMDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK TEHLİKEDE”
Kocamaz, Türkiye’de tarım sektöründe yaşanan ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek, “Türkiye’de 24 yıldır bir iktidar var ve bu iktidarın göreve geldiği günden bu yana en fazla mağdur ettiği kesim çiftçilerdir. Girdi maliyetleri her geçen gün artıyor, hayat pahalılığı yükseliyor. Gübre, ilaç, elektrik ve su giderleri artarken üretim maliyetleri de sürekli yükselmektedir. Çalışanların ücretleri artıyor ancak üretilen ürünlerin fiyatı yerinde sayıyor, hatta değer kaybediyor. Akaryakıt fiyatlarının artmasıyla birlikte nakliye ücretleri de yükseliyor. Çiftçi Mersin’de ürününü bire satarsa, Ankara’da ve İstanbul’da tüketici bunu beşe, ona alıyor. Dolayısıyla hem çiftçi hem de tüketici mağdur oluyor ve Türkiye’de zincirleme bir ekonomik sorun yaşanıyor.” ifadelerini kullandı.

Zirai don tarımı vurmuştu / Yapay zeka- fotoğraf
“TARIM ESKİ GÜCÜNÜ KAYBETTİ”
Türkiye’de tarım sektörünün giderek yaşlandığını ve gençlerin üretimden uzaklaştığını söyleyen Kocamaz, şunları kaydetti:
“Şu anda çiftçilikle uğraşanların yaş ortalaması 60’a dayanmış durumda. Gençler tarımdan gelecek görmedikleri için şehirlere giderek asgari ücretle iş arıyorlar. Kendi çocukluğumuzda 12 dönüm bahçesi olan bir aile köyün en zenginlerinden sayılırdı; evi daha düzenli olur, arabası ve traktörü bulunurdu ve bu topraklardan üç aile geçinirdi. Ancak bugün 200 dönüm narenciye bahçesi olan bir çiftçi bile çocuğu için asgari ücretli iş arar hale gelmiştir. Bu durum, tarımın nereden nereye geldiğini açıkça göstermektedir. Çiftçiler her yıl zarar ettikleri için umutlarını gelecek yıla bağlamakta ve her defasında ‘inşallah seneye’ diyerek ayakta kalmaya çalışmaktadır.”
Tarlada ev markette iki ayrı fiyat
“ÜRETİCİ HER YIL ZARAR EDİYOR”
Kocamaz, Türkiye’de tarım sektöründe yaşanan iklim kaynaklı zararlar, artan üretim maliyetleri ve su yönetimi sorunlarına vurgu yaparak, şu ifadelere yer verdi:
“Ama işte ya bir don oluyor ya da ürün para etmiyor. Dolayısıyla çiftçi her yıl zarar ediyor. Benim de arazim ve bahçem var. Her yıl bahçeye yaptığım masraf, sadece ağaçları yaşatmaya yöneliktir. Limon para etmiyor. Geçen yıl 400 ton limonu, işçilik maliyetini karşılamadığı için ağaçların üzerinde bıraktık. Önceki yıl da don nedeniyle benzer bir durum yaşandı. Mevsimler de değiştiği için artık donun ne zaman olacağı, karın ne zaman yağacağı ve kuraklığın ne zaman biteceği öngörülemiyor. Bu yıl yağışlar iyi olsa da bu sorunlar sürdürülebilir bir şekilde çözülmelidir. Devletin gerekli yatırımları yaparak su sıkıntısını ortadan kaldırması ve insanları rahatlatacak tedbirler alması gerekir. Kapalı sulama sistemine geçilmeli ve buharlaşma önlenmelidir. Geçen yıl Çukurova’da buğdaydan sonra mısır ekimine izin verilmemesi nedeniyle tek ürün uygulaması yapılmıştır. Bu durum, birçok tarlanın kirasını bile karşılayamamasına yol açmıştır. İnsanların alım gücü zayıflamış, çarşı pazardaki fiyat artışları devam etmiştir. İnsanlar ne yapacağını bilemez hale gelmiştir.”
Çiftçi yaşı yüksek
“ÇİFTÇİ DİYE BİR ŞEY KALMAYABİLİR”
Hükümetin yanlış politikaları yüzünden çiftçinin zor durumda kaldığına dikkat çeken Kocamaz, “Hükümet, ürünler tam ihracata hazırlandığı sırada ihracatı yasaklıyor. İhracat yasaklandığında sadece Türkiye’de fiyatların düşmesi ve ürünün değer kaybetmesi sağlanmıyor, aynı zamanda üretici de zarar ediyor. Örneğin Rusya’ya gönderdiğimiz narenciyede pazarımızı kaybettik. Bu durum büyük bir hatadır. Sonrasında o pazarı yeniden kazanmak için yıllarca mücadele etmek gerekiyor. Bu tür kararların bilinçsiz şekilde alınmaması gerekir. Ancak biz bunun bilinçsizlikten ziyade planlı yapıldığını düşünüyoruz. Hükümetin yanlış politikaları nedeniyle çiftçi giderek zor durumda kalmaktadır. Eğer hükümet bir daha ülkenin üzerine çökerse, çiftçi diye bir şey kalmayacak. Türkiye’de ciddi bir plansızlık ve programsızlık vardır. Acemice değil, bilinçli şekilde yapılan hatalı uygulamalarla üretici ve hayvancı zor durumda bırakılmaktadır.” dedi.

Tarım bitiyor mu
“TARIM POLİTİKALARI YENİDEN ELE ALINMALI”
Kocamaz, Türkiye’de tarım ve hayvancılık politikalarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Meralar yok edildiği için hayvanların yayılacağı alan kalmamıştır. Bu nedenle sadece yemle hayvancılığı sürdürmek mümkün değildir. Aynı şekilde yalnızca ithalat yaparak et ihtiyacını karşılamak da mümkün değildir. Şu anda sistem böyle devam ettiği için bazı hükümete yakın firmalar yurt dışından düşük fiyata aldıkları ürünleri Türkiye’de çok daha yüksek fiyatlara satmaktadır. Böylece kazanç elde eden bu firmalar olurken vatandaşın ürüne ulaşması zorlaşmaktadır. Türkiye’de bu şekilde bir tarım sistemi sürdürülemez. Ülkeye işi bilen bir iktidarın gelmesi gerekir. 24 yıldır aynı hataların yapılması kabul edilemez. Bu hataların bilinçli yapıldığı görüşü vardır. Eğer bu süreç böyle devam ederse bir nesil daha kaybolacaktır. Çiftçilikle uğraşanların yaş ortalaması 60’a ulaşmıştır. Bu kuşak da üretimden çekildiğinde onların yerine geçecek yeni bir nesil kalmayacaktır. Bu durumda araziler ekilemeyecek, boş kalacaktır. İnsanlar gıdaya ulaşmakta zorlanırken ithalat artacak ve döviz yurt dışına gidecektir. Doğal olarak hem tarım ekonomisi hem de Türkiye ekonomisi zarar görecektir.”

