CHP'li Solakoğlu: "Yediğimiz et en pahalısı, sütümüz brusella riskli!"

CHP'li Sencer Solakoğlu, Türkiye’nin gıda güvenliği ve hayvancılık politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Solakoğlu, plansız ithalat hamleleri ve liyakatsizlik nedeniyle vatandaşın hem dünyadaki en pahalı eti yediğini hem de kronik hastalık riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti.

CHP'li Solakoğlu: "Yediğimiz et en pahalısı, sütümüz brusella riskli!"

Özgür Özel'in gölge kabinesinden Tarım ve Orman Bakanı Sencer Solakoğlu, Türkiye’deki tarım, gıda ve hayvancılık politikalarında yaşanan çöküşü çarpıcı verilerle gözler önüne serdi. Bakanlığın masa başı kararlarla sahayı yönetemediğini vurgulayan Solakoğlu; liyakatsizlik, kontrolsüz hastalıklar ve hatalı ithalat politikaları yüzünden Türkiye’nin hem gıda güvenliğinin tehlikede olduğunu hem de dünyanın en pahalı kırmızı etini tüketmek zorunda kaldığını söyledi.

"YÜZ BİNLERCE İŞLETMEDE VEREM VE BRUSELLA RİSKİ VAR"

Özellikle anne ve babalara seslenerek gıda güvenliği konusunda büyük bir tehlikeye dikkat çeken Solakoğlu, Türkiye'deki hayvancılık işletmelerinin durumunu şu çarpıcı rakamla ortaya koydu:

"Türkiye'de hastalıklardan ari, yani brusella ve tüberküloz yönünden temiz olduğu bilinen sadece 1.300 tane işletme var. Geriye kalan on binlerce, belki yüz binlerce işletmenin hiçbirinde böyle bir güvence yok. Büyük bir kısmında bu hastalıkların olduğunu biliyoruz. Hayvan sayısını bile sayamadığımız bir ülkede bu hastalıkların oranını bilmek de mümkün değil. Çünkü üretici korkudan gizliyor; hastalık kayda girerse işletme kapatılıyor, karantinaya alınıyor ve üretici aslında yok ediliyor."

DÜNYADA İLK 6'DAYIZ: "DEMODE AŞILARLA MİLYONLARCA DOLAR ÇÖPE GİDİYOR"

Brusellanın insanlarda kalıcı hasarlar bırakan ve tedavisi çok uzun süren bir hastalık olduğunu hatırlatan Solakoğlu, Türkiye'nin dünyada en çok insan brusella vakası görülen ilk 6 ülke arasında yer aldığını söyledi. Bakanlığın aşı politikasını da eleştiren Solakoğlu, "Amerika'nın birçok eyaletinde yasaklanmış olan, uygulandığı ülkelerde insan vakalarını artıran demode S-19 aşısına milyonlarca dolar ödetiyorlar. Modern dünyanın geçtiği, ülkenin bedava üretebileceği ve lisans sınırı olmayan RB-51 aşısını ise ısrarla kullandırmıyorlar. 21. yüzyılda bu 3. Dünya ülkesi hastalığını yaşıyorsak bir şeyleri yanlış yapıyoruz demektir" dedi.

SÜT VE PEYNİR TÜKETENLERE AÇIK UYARI: "BÜYÜK RİSK ALTINDASINIZ"

İdealist üretim yapmaya çalışan işletmeler üzerinde baskı kurulurken halk sağlığının sokaklarda tehlikeye atıldığını belirten Solakoğlu, vatandaşları şu sözlerle uyardı:

"Sütünüzü pastörize etmeden sokaktan alıp yoğurt yapıyorsanız risk altındasınız. İyi kaynatılmamış veya pastörize edilmemiş çiğ sütten yapılan peynirleri tüketiyorsanız çok büyük risk altındasınız. Halk arasında peynir hastalığı olarak bilinen bu ayıpları konuşmak yerine işi nasıl toparlarız diye çalışmıyorlar."

"MASABAŞINDA TARIM PLANLANMAZ: DÜNYANIN EN PAHALI ETİNİ YİYORUZ"

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın sahadan kopuk kararlar aldığını ifade eden Gölge Bakan, liyakat vurgusu yaptı:

"Tarımın T'sinden anlamayan, uzaktan yakından alakası olmayan insanlar bu sektörde ahkam kesiyor. Masa başında, teoriden sahaya tarım planlamaya çalışırsanız sonucu işte böyle olur: Türkiye'de dünyanın en pahalı kırmızı etini tüketiyoruz. Biz geldiğimiz zaman tek önemseyeceğimiz şey liyakat olacak."

GİRDAP BÜYÜYOR: "GEÇEN YIL TARLADA KALAN SOĞAN BU YIL EVİNİZDE 100 LİRA"

Tarım ürünlerindeki fiyat istikrarsızlığına ve üretim planlaması eksikliğine somut örnekler veren Solakoğlu, fiyatlardaki korkunç makası şu sayılarla özetledi:

"Geçen sene soğanlar tarlada kaldı, toplanamadı, fiyatlar yerle bir oldu ve üretici rezil edildi. Bu sene ise soğan tarlada 40 liraya gelmiş durumda. Siz muhtemelen evinizde kilosunu 100 liraya yiyeceksiniz. Adana’da limon ağaçları sökülürken siz gittiniz narenciyede ithalat vergisini %54’ten %10’a çektiniz. 31 Temmuz'a kadar sürecek bu karar yüzünden fırsatçı tüccarlar depolara ithal limon dolduracak, 15 Ağustos'ta başlayacak yerli hasatta bizim üreticimiz yine perişan olacak. İthalat ve ihracat regülasyonlarıyla fiyatı kontrol ettiğinizi zannedersiniz, acısı bir sene sonra böyle çıkar. Patateste de aynısı oldu."

TMO VE BUĞDAY REZİLLİĞİ: "ÜRETİCİ TÜCCARIN ELİNE BIRAKILDI"

Hükümetin gıda enflasyonunu düşürmek için arzı artırmak yerine tavukçulara ve üreticilere "sopayla baskı kurarak" palyatif (geçici) çözümler ürettiğini belirten Solakoğlu, buğday üreticisinin düştüğü durumu da şu rakamlarla paylaştı:

"Küçük bir işletmenin bir römork arpası var. Bunu 300 kilometre ötedeki TMO’ya (Toprak Mahsulleri Ofisi) götürmek için harcayacağı mazot parası zaten arpanın değerini geçiyor. Devleti yönetenler insanları yine tüccarın kucağına bıraktı. Bakanlığın 16,5 lira olarak açıkladığı buğday, şu an piyasada nakit ihtiyacı ve bozulma kaygısı yüzünden tüccara 12-13 liralara satılıyor. Alıcının fiyatı belirlediği, ürettiği malın bozulmasından korkan üreticinin ezildiği bu sistemde asla istikrar yaratamazsınız."
Tarım Tarım Haberleri Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvan CHP