Erdoğan Arıkan Yeni Ankara’ya konuştu: Ekran arkasındaki büyük sırrı ilk kez paylaştı!
TRT Spor spikeri Erdoğan Arıkan, yayıncılığa uzanan yolculuğunu ve mesleğin inceliklerini Yeni Ankara’ya anlattı. Sakarya’dan TRT ekranlarına uzanan kariyer hikâyesini paylaşan Arıkan, genç iletişimcilere kendilerini geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu.
TRT'nin deneyimli spor spikeri Erdoğan Arıkan, Sakarya'dan başlayıp Dünya Kupaları ve Olimpiyatlara uzanan meslek yolculuğunu Yeni Ankara'ya anlattı. Aden Ofis'te gerçekleştirilen özel röportajda genç iletişimcilere seslenen Arıkan, başarının sırrının disiplinli çalışma, kendini geliştirme, yabancı dil ve uzmanlaşmadan geçtiğini vurguladı.
"BİR DAHA DÜNYAYA GELSEM YİNE BU İŞİ YAPMAK İSTERİM”
TRT'nin deneyimli spor spikeri Erdoğan Arıkan, arkadaşlarının teşvikiyle girdiği TRT sınavından Dünya Kupaları ve Olimpiyatlara uzanan kariyerinde disiplinin, sürekli gelişimin ve uzmanlaşmanın önemine dikkat çeken Arıkan, “Bir daha dünyaya gelsem yine bu işi yapmak isterim” dedi.
Spor yayıncılığının Türkiye’deki en tanınan isimlerinden Erdoğan Arıkan, meslek hayatına dair bilinmeyenleri ve gençlere yönelik tavsiyelerini paylaştı. Sakarya’da doğan Arıkan, babasının memuriyeti nedeniyle ilkokul yıllarının ardından Kocaeli’nin Gölcük ilçesine taşındıklarını ve hayatının büyük bölümünün burada geçtiğini anlattı. Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun olan mezun olduktan sonra özel sektörde boya pazarlama alanında çalıştığını belirten Arıkan, hayatının dönüm noktasının TRT’nin açtığı spikerlik sınavları olduğunu söyledi.

ARKADAŞLARININ TEŞVİKİYLE TRT SINAVINA GİRDİ
TRT’ye giriş hikâyesinin tesadüflerle başladığını ifade eden Arıkan, sınava girmesi için arkadaşlarının kendisini cesaretlendirdiğini anlattı. O dönemde TRT’nin tek televizyon kanalı olduğunu hatırlatan Arıkan, “Arkadaşlarım sesimin uygun olduğunu söyleyerek sınava girmemi istedi. Ben de şansımı denemeye karar verdim. TRT sınavlarını yedek listeden kazandım ve Diyarbakır Radyosu’na atandım” dedi.
“TÜRKİYE’NİN EN İYİ SPİKERLERİNDEN BİRİ OLACAĞIM”
Diyarbakır’a gittiğinde kendisine önemli bir hedef koyduğunu belirten Arıkan, o yılları şu sözlerle anlattı:
“Diyarbakır’a gittiğimde kendi kendime bir gün buradan Türkiye’nin en iyi spikerlerinden biri olarak döneceğim dedim. Bunun için üç yıl boyunca her gün çalıştım. Tonlamalara, vurguya ve mesleğin gerektirdiği tüm detaylara yoğunlaştım.”
Çocukluğundan beri sporla iç içe olduğunu söyleyen Arıkan, spor spikerliği sınavı açıldığında yeniden hazırlanmaya başladığını belirtti. Okul ve üniversite yıllarında futbol oynadığını ifade eden Arıkan, spor bilgisine güvenerek sınava katıldığını ve TRT Spor Servisi’ne birincilikle girdiğini söyledi.

6 DÜNYA KUPASI, 6 AVRUPA ŞAMPİYONASI, 3 OLİMPİYAT
Meslek hayatının kendisine birçok farklı deneyim kazandırdığını belirten Arıkan, yıllar içinde altı Dünya Kupası, altı Avrupa Futbol Şampiyonası ve üç Olimpiyat Oyunları’nı yerinde takip ettiğini söyledi. Yaklaşık 60 ülkede karşılaşmalar anlattığını ifade eden Arıkan, “İnsanların para vererek gittikleri yerlere ben para kazanarak gittim. Mesleğim bana çok farklı kapılar açtı. Dönüp baktığımda doğru bir tercih yaptığımı görüyorum” diye konuştu.
“KENDİMİ GELİŞTİRMEKTEN HİÇ VAZGEÇMEDİM”
Başarıya ulaşmasında sürekli öğrenme isteğinin etkili olduğunu vurgulayan Arıkan, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde eğitim alanına yönelmesinin de bu anlayışın sonucu olduğunu belirtti.
“Hayat değişiyor, yaş ilerliyor. Her yaşın yapabileceği farklı şeyler var. Ben de eğitim alanında kendimi geliştirmeye karar verdim. Şimdi hem yayıncılığa hem de eğitim çalışmalarına devam ediyorum ve bundan büyük keyif alıyorum” dedi.
“ÖNCE KENDİ EKSİKLERİNİZİ GÖRMELİSİNİZ”
Spikerlik ve sunuculuk hayali kuran gençlere de tavsiyelerde bulunan Arıkan, mesleğin yalnızca istemekle yapılabilecek bir iş olmadığını söyledi.
“Doğru diksiyon, doğru beden dili ve doğru iletişim becerileri bu mesleğin temelidir. İnsanlar bazen sadece istemenin yeterli olduğunu düşünüyor. Oysa önce eksiklerini görmeli, kendilerini değerlendirmeli ve geliştirmeleri gereken alanları belirlemeliler” ifadelerini kullandı.
“TORPİL DEĞİL, DONANIM KAZANDIRIR”
Gençlerin başarısızlıklarını zaman zaman dış etkenlere bağladığını söyleyen Arıkan, bunun önemli bir hata olduğunu belirtti.
“Bazı gençler sınavı kazanamadığında hemen torpil meselesine sığınıyor. Oysa çoğu zaman eksik olan şey kendi donanımları oluyor. İnsan önce kendisine dönüp bakmalı ve eksiklerini tamamlamalı” dedi.
YABANCI DİL VE YAPAY ZEKÂ VURGUSU
Günümüz iletişim dünyasında yabancı dil bilmenin büyük avantaj sağladığını belirten Arıkan, teknolojik gelişmelerin de yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. Bir spiker adayının yalnızca diksiyonla yetinmemesi gerektiğini ifade eden Arıkan, yapay zekâ araçlarını kullanabilen ve teknolojiyi takip eden kişilerin gelecekte daha avantajlı olacağını dile getirdi.

“UZMANLAŞANLAR ÖNE ÇIKACAK”
Meslekte uzmanlaşmanın giderek daha değerli hale geldiğini vurgulayan Arıkan, hem spikerlerin hem de muhabirlerin belirli alanlarda derinleşmesi gerektiğini söyledi.
“Bugün yalnızca ‘spor spikeri olmak istiyorum’ demek yeterli değil. Basketbolu, tenisi, atletizmi ya da başka bir branşı çok iyi biliyorsanız sizi diğer adaylardan ayıran önemli bir özellik ortaya çıkıyor. Aynı durum muhabirlik için de geçerli. Ekonomi, sanat, savunma sanayi veya uluslararası gelişmeler gibi alanlarda uzmanlaşan kişiler gelecekte daha fazla öne çıkacaktır” diye konuştu.
Mesleğine duyduğu sevgiyi vurgulayan Arıkan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Bir daha dünyaya gelsem yine bu işi yapmak isterim.”