Beşiktaş tarihinin en iyi 11’i nasıl olurdu? Siyah-beyaz film gibi biraz...
Beşiktaş tarihinin en iyi 11’i kimlerden oluşurdu? Baba Hakkı’dan Sergen Yalçın’a, Metin-Ali-Feyyaz’dan Rıza Çalımbay’a siyah-beyazlıların efsane kadrosu...
Beşiktaş’ın tarihi öyle geniş bir futbolcu havuzuna sahip ki “en iyi 11” seçmek başlı başına tartışma konusu. Yine de kulüpte bıraktıkları iz, kazandıkları kupalar, uzun ömürleri ve taraftar hafızasındaki yerleri üzerinden bir kadro oluşturmak mümkün.
Beşiktaş tarihinin en iyi 11’ini seçmek kolay değil.
Bir tarafta kulübün sembol isimlerinden Baba Hakkı, diğer tarafta Metin-Ali-Feyyaz üçlüsü... Sergen Yalçın’ın yeteneği, Rıza Çalımbay’ın yıllara yayılan istikrarı, Mehmet Özdilek’in üretkenliği ve savunmada iz bırakan birçok önemli isim düşünüldüğünde bazı efsaneleri dışarıda bırakmak kaçınılmaz hale geliyor.
Bu nedenle aşağıdaki kadro, yalnızca istatistiklere değil; Beşiktaş formasıyla geçirilen yıllara, kazanılan başarılara ve oyuncuların kulüp tarihindeki ağırlığına göre hazırlanmış bir “hayali 11”.
Diziliş ise 4-3-3.

KALE: MEHMET ALİ TANMAN
Kalede ilk tercih, bugünün futbolseverleri için oldukça eski bir isim olabilir: Mehmet Ali Tanman.
Beşiktaş’ın kendi tarih arşivinde “100 yılın en iyi kalecisi” olarak anılan Tanman, siyah-beyazlı kaleyi 354 maçta korudu.
Kulübün en güçlü dönemlerinden birinde forma giyen Tanman’ın adı, Necmi Mutlu, Özcan Arkoç, Raimond Aumann ve Oscar Cordoba gibi çok önemli kalecilerle birlikte anılıyor.
Ancak tarihsel ağırlığı nedeniyle eldivenleri ona vermek mümkün.

SAĞ BEK: RECEP ÇETİN
Sağ bekte Recep Çetin.
Sert futbolu, fizik gücü ve yıllarca değişmeyen istikrarıyla Beşiktaş savunmasının en tanıdık yüzlerinden biri oldu.
1990’lı yılların başında ligde ağırlığını hissettiren Beşiktaş’ın savunma hattında önemli görev üstlenen Recep Çetin, taraftarın hafızasında da mücadeleci kimliğiyle kaldı.
Bugünün futbolunda oynasa belki çok daha farklı özelliklerle değerlendirilirdi ama klasik bir Beşiktaş 11’inde sağ bek için en güçlü adaylardan biri.

STOPER: GÖKHAN KESKİN
Savunmanın merkezindeki ilk isim Gökhan Keskin.
Beşiktaş Kulübü, Gökhan Keskin’i kendi tarih çalışmalarında Türk futbolunun en iyi liberolarından biri olarak tanımlıyor.
1985 ile 1995 arasında siyah-beyazlı formayı giyen Gökhan Keskin, bu dönemde 5 lig ve 3 Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşadı. Gordon Milne yönetimindeki Beşiktaş’ın en güçlü dönemlerinden birinin değişmez parçalarından biri oldu.

STOPER: SAMET AYBABA
Gökhan Keskin’in yanına Samet Aybaba’yı koymak güçlü bir savunma hattı ortaya çıkarıyor.
Samet Aybaba uzun yıllar Beşiktaş forması giydi ve siyah-beyazlı takımın özellikle 1980’li yıllardaki yükselişinin önemli parçalarından biri oldu.
Sertliği, pozisyon bilgisi ve savunmadaki liderliği nedeniyle kulüp tarihinde stoper denildiğinde ilk hatırlanan isimlerden biri.

SOL BEK: ZEKERİYA ALP
Sol bekte Zekeriya Alp.
1970’li yılların önemli Beşiktaş futbolcularından olan Zekeriya Alp, yıllarca siyah-beyazlı formayı taşıdı.
Farklı dönemlerden futbolcuları aynı kadroda buluşturmak istiyorsak savunmada Zekeriya Alp gibi kulübün eski kuşağını temsil eden bir isme de yer açmak gerekiyor.
İbrahim Üzülmez bu pozisyon için en ciddi alternatiflerden biri olsa da tarihsel etki açısından tercih Zekeriya Alp.

ORTA SAHA: RIZA ÇALIMBAY
Orta sahadaki ilk isim konusunda fazla tartışma çıkmayabilir: Rıza Çalımbay.
Beşiktaş altyapısından yetişen Rıza Çalımbay, futbolculuk kariyerinin tamamına yakınını siyah-beyazlı forma altında geçirdi.
Bitmek bilmeyen enerjisi nedeniyle “Atom Karınca” lakabını alan Çalımbay, uzun yıllar takım kaptanlığı yaptı.
Metin Tekin, Ali Gültiken ve Feyyaz Uçar’ın ön planda olduğu büyük Beşiktaş döneminin görünmeyen motorlarından biriydi.
Bu takımın koşan, mücadele eden ve orta sahadaki dengeyi sağlayan oyuncusu kesinlikle Rıza olurdu.

ORTA SAHA: MEHMET ÖZDİLEK
Yanında “Şifo Mehmet” Mehmet Özdilek.
Orta saha oyuncusu olmasına rağmen gol yollarındaki etkinliğiyle uzun yıllar Beşiktaş’ın en önemli hücum silahlarından biri oldu.
Ceza sahasına yaptığı koşular, tekniği ve oyun zekâsı onu klasik bir orta saha oyuncusundan çok daha fazlası haline getiriyordu.
Rıza Çalımbay’ın dinamizmiyle Mehmet Özdilek’in hücum gücü birleştiğinde ortaya oldukça dengeli bir merkez çıkıyor.

10 NUMARA: SERGEN YALÇIN
Ve doğal olarak Sergen Yalçın.
Beşiktaş altyapısından yetişen Sergen, yeteneği açısından Türk futbol tarihinin en özel oyuncularından biri olarak kabul ediliyor.
Kulübün resmi biyografisinde de onun futbol zekâsı ve tekniğine özellikle vurgu yapılıyor.
Sergen, Beşiktaş formasıyla 2 lig şampiyonluğu yaşadı; 2002-2003 sezonunda kulübe döndükten sonra 100. yıl şampiyonluğunun önemli isimlerinden biri oldu.
2003’te Stamford Bridge’de Chelsea’ye attığı iki gol ise Beşiktaş tarihinin en unutulmaz Avrupa gecelerinden birinin sembolüne dönüştü.
Bu kadroda serbest oynar.
Rıza koşar, Şifo Mehmet destek verir, Sergen oyunu kurar.

SAĞ AÇIK: METİN TEKİN
Hücum üçlüsünün sağında “Sarı Fırtına” Metin Tekin.
Hızı, çizgi koşuları ve mücadeleci karakteriyle 1980’lerin sonu ile 1990’ların başındaki Beşiktaş’ın simge oyuncularından biri oldu.
Ancak Metin Tekin’i tek başına düşünmek pek mümkün değil.
Çünkü onun adı Türk futbolunda üç kelimelik bir ezberin ilk parçası:
Metin-Ali-Feyyaz.

SANTRFOR: BABA HAKKI
Santrfor pozisyonunda kadronun en eski ve belki de en önemli ismi var: Hakkı Yeten.
“Baba Hakkı”, Beşiktaş için yalnızca çok iyi bir futbolcu değildi.
Takım kaptanlığı yaptı, kulübün başkanlığını üstlendi ve Beşiktaş camiasının sembol şahsiyetlerinden biri haline geldi.
Kulübün resmi kaynaklarında “efsane futbolcu”, “efsane kaptan” ve Onursal Başkan olarak anılıyor.
Dolayısıyla yalnızca futbol yeteneği değil, Beşiktaş tarihindeki yeri düşünüldüğünde onu bu 11’in dışında bırakmak neredeyse mümkün değil.
Formayı giydiği dönemin futboluyla bugünü kıyaslamak doğru olmaz ama Beşiktaş’ın bütün zamanlarını kapsayan bir takım kurulacaksa 9 numara Baba Hakkı’ya teslim edilir.

SOL AÇIK: FEYYAZ UÇAR
Hücum hattının diğer tarafında Feyyaz Uçar.
Beşiktaş’ın büyük golcülerinden biri olan Feyyaz, özellikle Gordon Milne döneminin unutulmaz takımında attığı gollerle ön plana çıktı.
Metin Tekin ve Ali Gültiken ile oluşturdukları hücum üçlüsü, Türk futbol tarihinde oyuncuların isimlerinin yan yana söylenmesiyle bile bir dönemi hatırlatan ender örneklerden biri oldu.
Bu kadroda Feyyaz’ı sol taraftan merkeze yaklaşan ikinci golcü olarak kullanmak mümkün.
BEŞİKTAŞ TARİHİNİN EN İYİ 11'İ
Ortaya çıkan kadro şöyle:
Kaleci: Mehmet Ali Tanman
Sağ bek: Recep Çetin
Stoper: Gökhan Keskin
Stoper: Samet Aybaba
Sol bek: Zekeriya Alp
Orta saha: Rıza Çalımbay
Orta saha: Mehmet Özdilek
10 numara: Sergen Yalçın
Sağ açık: Metin Tekin
Santrfor: Hakkı Yeten
Sol açık: Feyyaz Uçar
Diziliş: 4-3-3
ALİ GÜLTİKEN NASIL DIŞARIDA KALDI?
Listenin en büyük tartışması burada çıkacaktır.
Metin-Ali-Feyyaz üçlüsünden Ali Gültiken’i ayırmak kolay değil.
Hatta yalnızca 1980 sonrası Beşiktaş tarihinden bir kadro kurulsa Ali Gültiken büyük ihtimalle doğrudan ilk 11’de yer alırdı.
Ancak bütün kulüp tarihi hesaba katıldığında santrforda Baba Hakkı’ya yer açmak gerekiyor.
Bu da ister istemez efsane üçlüden bir futbolcunun dışarıda kalması anlamına geliyor.
Ali Gültiken bu hayali takımın ilk hücum değişikliği olurdu.
YEDEK KULÜBESİ DE BAŞLI BAŞINA BİR 11 ÇIKARIR
Beşiktaş’ın tarihi düşünüldüğünde dışarıda kalan isimlerden bile son derece güçlü bir takım kurulabilir.
Necmi Mutlu, İbrahim Üzülmez, Ronaldo Guiaro, Ali Gültiken, Atiba Hutchinson, Ricardo Quaresma, Pascal Nouma, Mario Gomez, Daniel Pancu, Oscar Cordoba ve daha birçok isim farklı kuşakların taraftarları için ilk 11’e girebilecek kadar önemli.
Özellikle daha yakın dönemden bir kadro seçildiğinde Atiba ve Quaresma’nın ilk 11 için güçlü adaylar haline geleceği açık.

TEKNİK DİREKTÖR KİM OLURDU?
Bu kadronun başına ise Gordon Milne yakışırdı.
Milne yönetimindeki Beşiktaş, kulüp tarihinin en istikrarlı dönemlerinden birini yaşadı. Üstelik Gökhan Keskin, Rıza Çalımbay, Metin Tekin, Ali Gültiken ve Feyyaz Uçar gibi birçok efsane ismin birlikte parladığı takım onun döneminde oluştu.
Beşiktaş Kulübü de tarih anlatımında 1982-1992 arasındaki kuşağın siyah-beyazlıların Türk futboluna damga vurduğu dönemlerden biri olduğunu vurguluyor.
Şenol Güneş, Sergen Yalçın ve Mustafa Denizli gibi şampiyon teknik adamlar da güçlü alternatifler olsa da bütün zamanların Beşiktaş kadrosunun başında Milne tercihi tarihsel olarak oldukça anlamlı.
PEKİ GERÇEKTEN EN İYİ 11 BU MU?
Muhtemelen her Beşiktaşlının cevabı farklı olacaktır.
50 yaşındaki bir taraftar ile 20 yaşındaki bir taraftarın “en iyi Beşiktaşlı futbolcu” listelerinin aynı olması zaten beklenemez.
Bir kuşak Metin-Ali-Feyyaz’ı, bir diğeri Sergen’i, daha genç taraftarlar ise Quaresma, Atiba ve Mario Gomez’i merkeze koyacaktır.
Belki de Beşiktaş tarihinin en iyi 11’ini seçmenin en güzel tarafı tam olarak bu.
11 kişilik yer var ama o formayı hak ettiğini düşündüğünüz efsanelerin sayısı çok daha fazla.