Ümit Özdağ’dan Mustafa Çiftçi'ye çağrı! Emniyet teşkilatını işaret etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ Ankara’da basın toplantısı düzenledi. Özdağ toplantıda, “Birileri lüks parfümlerle yıkanırken insanlar 1 kilo patatesi alıp evine dönmek zorunda kalıyor” dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ partisinin genel merkezinde ‘Türk Milleti Basın Toplantısı’ düzenledi. Ümit Özdağ toplantıda, Türkiye gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu ve basın mensuplarının sorularını cevapladı. Toplantıya çok sayıda parti üyesi katılırken, basın mensuplarının ilgisi de yoğundu.

"İNSANLAR 1 KİLO PATATESİ ALIP EVİNE DÖNMEK ZORUNDA KALIYOR"
Toplantıda Türkiye’deki ekonomik koşullara değinen Özdağ, insanların Ramazan ayına gıda enflasyonu ile birlikte gireceğini belirterek, “44 milyon vatandaşımız pazardan 2 kilo domates, 2 kilo soğan almakta zorlanıyor. Birileri lüks parfümlerle yıkanırken insanlar 1 kilo patatesi alıp evine dönmek zorunda kalıyor. Biz bu Ramazan’da adalet istiyoruz, kul hakkının yenmemesini istiyoruz. Şükretmesi gereken AKP’nin zenginler sınıfı bunu yapmıyor” dedi.

POLİSLERE DESTEK
Toplantıda polislerin yaşadığı sorunları da anlatan Özdağ, konuyla ilgili İçişleri Bakanlığını göreve davet edip yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye çağrıda bulunarak şunları söyledi:
"Polislerin ve emniyet teşkilatının sıkıntılarını yaşayarak görüyorum. Polis olmak hiçbir zaman kolay değildir ama 2002’den bu yana polis olmak daha zor hale gelmiştir. Önce emniyet teşkilatının denetimi bir terör ve casusluk örgütünün eline geçti. Polisler komplolara maruz kaldılar. Sonra cemaat ve tarikatların etkinlik kurduğu dönemden geçiyoruz. 2026’nın ilk 45 gününde 10 emniyet mensubu ihtihar etti. Bu terörle mücadelede verdiğimiz şehit sayısından daha fazla”
RAPOR TEPKİSİ VE ÖZGÜR ÖZEL SORUSU
Ümit Özdağ Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda onaylanan rapora tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:
“Bu rapor Türkiye Cumhuriyeti Devletinin çıkarmış olduğu ilk milli üniter devleti ortadan aldırma ile ilgili resmi rapordur. Raporun altıncı sayfasında ‘Türklerin, Kürtlerin ve Arapların oluşturacağı doğal ittifak’ diyerek neden bahsediyorsunuz siz? Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde Türk milleti yaşar. Bu Türkiye’yi Lübnanlaşmaya sürüklemek demektir. 28. sayfasında bu ülkede iki farklı halk olduğunu kabul ediyorsunuz. İki farklı halk mı var bu ülkede? Kiminle müşterek hayat kuruyoru, şu ana kadar yaşadığımız hayat müşterek hayat değil mi? Anayasalarda Ulus devlet anlayışının hakim olduğunu bilmiyor musunuz? Ne yapmak istiyorsunuz? Komisyon Türk, Kürt, Arap ve diğer grupların onlarca yıl acı çektiğini söylüyor. Bu acıya neden olan kimdir? Türk devleti hiçbir yurttaşını ana dili nedeniyle ötekileştirmemiştir. Aksi halde Isparta’da bir köymü çocuğu 6 defa Başbakan olamazdı. O halde sayılan acıların kaynağı nerededir, söyleyin bize. Bu topraklarda ortak acılar yaşandı. Bu ortak acılarların müsebbibi terör örgütleridir. On yıllardır süregelen acıların kaynağı Kürt sorunu değil, dış destekli PKK terör örgütleri ve onun yandaşlarıdır. Türk milletinin gururunu kırıyorsunuz siz. Raporda yerel yönetimler için daha demokratik koşullar önermesi yapılıyor. Ben Özgür Özel’e soruyorum, onlarca belediye başkanınınz tutukluyken siz bu rapora nasıl imza attınız?”
