TİP’ten Yükseköğretim Kanunu teklifi tepkisi: İptal edilmeli!
Yükseköğretim Kanunu teklifi, öğrenci affı tartışmalarının gölgesinde TİP'in tepkisini çekti. Tartışmalı 26. ve 10. madde ne getiriyor?
Meclis gündemine taşınan yeni yasal düzenlemeler, eğitim camiasında hararetli tartışmalara yol açmaya devam ediyor. TBMM Başkanlığına sunulan ve kamuoyuna geniş çaplı bir "öğrenci affı" olarak tanıtılan yasa paketi, içerdiği diğer maddeler nedeniyle akademik çevrelerin eleştiri oklarının hedefi oldu. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Bilim Kurulu, yasa metnindeki bazı hükümlerin bilimsel özgürlüğü derinden yaralayacağı gerekçesiyle resmi bir itiraz açıklaması yayımladı.

YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU TEKLİFİ NELERİ KAPSIYOR?
Toplam 28 maddeden oluşan “Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, 2 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu. Düzenlemenin ana vitrininde yüz binlerce öğrencinin faydalanması beklenen üniversite affı yer alıyor. Ancak hukukçular ve siyasi partiler, metnin içerisine yerleştirilen ve Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) yetkilerini genişleten maddelerin, akademide yapısal değişikliklere yol açabileceği uyarısında bulunuyor. TİP Bilim Kurulu, öğrenci affı beklentisinin akademik özgürlükleri kısıtlayacak düzenlemeler için bir kalkan olarak kullanıldığını ifade ediyor.
AKADEMİSYENLERE GÜVENLİK SORUŞTURMASI (MADDE 26) NE ANLAMA GELİYOR?
Yasa paketinin en fazla itiraz gören bölümü 26. Madde olarak öne çıkıyor. İlgili madde, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'na "yükseköğretim kurumlarında çalışacak öğretim elemanları" ibaresinin eklenmesini zorunlu kılıyor. Yasanın meclisten geçmesi halinde, araştırma görevlilerinden profesörlere kadar tüm akademik personelin atama işlemleri idarenin inisiyatifindeki bir güvenlik denetimine tabi tutulacak. TİP yetkilileri, yargı kararına dayanmayan bu tür denetimlerin, genç akademisyenleri araştırmalarında otosansüre iteceğini ve eleştirel düşünceyi bir güvenlik riski gibi konumlandıracağını savunuyor.
VAKIF ÜNİVERSİTELERİNDE YÖK DENETİMİ (MADDE 10) NASIL DEĞİŞECEK?
Yükseköğretim Kanunu teklifi içindeki 10. Madde, YÖK'e vakıf üniversiteleri üzerinde geniş yaptırım ve önlem alma yetkisi tanıyor. Yakın zamanda İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin Cumhurbaşkanlığı kararıyla bir gecede kaldırılması örneğini hatırlatan TİP Bilim Kurulu, bu tür geniş yetkilerin vakıf üniversitelerini sürekli bir kapatılma tehdidi altında bırakacağını vurguluyor. Kurula göre asıl sorun, eğitim kurumlarının kâr-zarar hesabıyla yönetilen ticari işletmelere dönüşmesi. Düzenlemenin, son dönemde artan haksız işten çıkarmalar ve akademisyenlerin özlük hakkı ihlallerini çözmek yerine, sadece merkezi otoriteyi güçlendirdiği belirtiliyor.

TİP BİLİM KURULU'NUN TALEPLERİ NELER?
Türkiye İşçi Partisi, anayasaya aykırı olduğunu öne sürdüğü bu paketin mevcut haliyle yasalaşmasına karşı çıkıyor. TİP Bilim Kurulu yaptığı resmi açıklamada sürece ilişkin temel taleplerini şu şekilde dile getirdi: "Kanun teklifinin 26. Maddesi ve 10. Maddesi başta olmak üzere, akademik emeği güvencesizleştiren ve bilgiyi metalaştıran tüm hükümlerin tekliften çıkarılmasını; öğrenci affının ise hiçbir siyasi seçicilik içermeden, tüm mağdurları kapsayacak bir şekilde düzenlenmesini talep ediyoruz." TİP, bilginin baskı ortamında gelişemeyeceğinin altını çizerek TBMM'deki diğer muhalefet partilerine de çağrıda bulunuyor.