İnfaz sistemi "taşma vanası" oldu: Kapasite krizi denetimli serbestlikle mi geçiştiriliyor?
Türkiye’de ceza infaz kurumlarının kapasite yetersizliği ve denetimli serbestlik uygulamalarındaki verilere ilişkin açıklama yapan Deva Partili İdris Şahin, “Sistemi bilimsel bir etki analiziyle yönetmek yerine, denetim mekanizmasını cezaevlerinin taşma vanası haline getirdiler” dedi.
Açıklanan resmi verilere göre, denetimli serbestlik ve adli kontrol tedbiri altında bulunan toplam kişi sayısı 414 bin 928’e ulaştı. Mahkeme süreçleri devam eden veya belirli şartlarla dışarıda bulunan 142 bin 505 kişi adli kontrol altında tutuluyor. Cezaevinden koşullu ya da erken tahliye edilerek dışarıda takibi yapılan kişi sayısı 272 bin 423 olarak kayıtlara geçti.
İDRİS ŞAHİN: "KRONİK BİR ÇARESİZLİK"
Yayınlanan verilerin ardından bir açıklama yapan DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, infaz sisteminin bilimsel esaslarla değil, anlık kurtarma hamleleriyle yönetildiğini savundu. Cezaevlerindeki doluluk oranının insanı koşulların dışına çıktığını belirten Şahin, hükümetin ceza adaleti politikasını şu sözlerle eleştirdi:
"Cezaevlerinde koğuşlarda nefes alacak yer kalmadığı için, bu devasa kapasite krizini bütüncül ve adil bir reformla çözmek yerine, yüz binlerce insanı denetimli serbestlik ve adli kontrol yamalarıyla dışarıda tutmaya çalışıyorlar. Bu rasyonel bir hukuk politikası değil, infaz sistemini tam anlamıyla yamalı bohçaya çeviren kronik bir idari çaresizliktir. Sistemi bilimsel bir etki analiziyle yönetmek yerine, denetim mekanizmasını cezaevlerinin taşma vanası haline getirdiler. Yarım milyona yakın insanı bu plansız denetim girdabının içinde yaşatıp bir de bununla sistem yürüttüklerini sanıyorlar."
"BU SEFER KUMAŞINIZ YETMEYECEK"
Adalet mekanizmasındaki sorunların üzerinin geçici çözümlerle örtülemeyeceğini vurgulayan Şahin, açıklamasını yetkililere yönelik sert bir soruyla tamamladı:
"Şehrin döküntülerini kumaş parçalarıyla gizlemeye alışan bu zihniyet, infaz sistemindeki bu yapısal bozgunun üstünü nasıl örtecek? Adaletin bu kapkara tablosunun önüne de bir branda çekip bu işten sıyrılabilecek misiniz, yoksa bu sefer kumaşınız yetmeyecek mi? Hep birlikte görececeğiz."
