FETÖ bitmedi mi? KPSS, askeri okullar ve örgütsel sadakat aynı dosyada

Yeni Ankara yazarı Salih Aydemir, “FETÖ’de Örgüt Sadakati” başlıklı yazısında örgütün itaat mekanizmasını, devlet yapılanmasını ve güncel tehdit boyutunu değerlendirdi.

FETÖ bitmedi mi? KPSS, askeri okullar ve örgütsel sadakat aynı dosyada

Yeni Ankara yazarı Salih Aydemir, yaklaşık iki yıl önce kaleme aldığı “FETÖ’de Örgüt Sadakati” başlıklı köşe yazısını yeniden okuyucuların dikkatine sundu. Aradan geçen sürede Türkiye’nin güvenlik gündeminde ve FETÖ ile mücadelede önemli gelişmeler yaşandığını belirten Aydemir, yazısındaki bazı tespitlerin örgütün çalışma biçimini ve örgütsel sadakat anlayışını anlamak açısından güncelliğini koruduğunu ifade etti.

Aydemir, terör örgütlerinin varlıklarını yalnızca mevcut kadroları üzerinden sürdürmediğini; mensuplarının zihninde oluşturulan bağlılık ve itaat mekanizmalarının da örgütsel devamlılık açısından önemli olduğunu vurguladı.

“ÜLÜ’L-EMR’E İTAAT ÖRGÜT İÇİNDE FARKLI BİR ANLAMA BÜRÜNDÜRÜLDÜ”

Yazısında “Ülü’l-emr’e itaat” kavramına geniş yer ayıran Aydemir, kavramın Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’ndeki anlamına değindi.

Aydemir’e göre FETÖ, dini literatürde devlet yöneticileri ve toplumsal otorite sahibi kişilerle ilişkilendirilen bu kavramı kendi örgütsel hiyerarşisine uyarladı. Aydemir, örgüt içerisindeki bağlılığın alt kademeden başlayarak üst yönetime ve nihayetinde örgüt liderine uzanan bir itaat zinciri şeklinde kurulduğunu savundu.

ÇAĞLAYAN DERGİSİNDEKİ YAZIYA DİKKAT ÇEKTİ

Aydemir, yazısında FETÖ ile bağlantılı yayınlardan Çağlayan dergisinin Mayıs 2018 sayısında yayımlanan bir makaleyi de değerlendirdi.

Eric Hoffer’in Kesin İnançlılar kitabından yapılan ve fanatikleşen kitlelerin davranışlarını konu alan alıntıya işaret eden Aydemir, söz konusu ifadelerin örgüt mensuplarına yönelik bir mesaj olarak yorumlanabileceğini ileri sürdü.

Aydemir ayrıca Hoffer’in kitabına FETÖ Çatı İddianamesi’nde de atıfta bulunulduğunu belirtti.

FETÖ’NÜN DEVLET İÇİNDEKİ YAPILANMASINI ANLATTI

Köşe yazısında örgütün devlet kurumlarındaki yapılanmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Aydemir, FETÖ’nün özellikle askeri kurumlar, emniyet ve diğer kritik kamu kurumlarındaki kadrolaşmasının uzun yıllara yayıldığını ifade etti.

Aydemir, örgütün “mahrem yapılanma” olarak adlandırılan sisteminin asker, polis ve yargı gibi kritik alanları kapsadığını belirterek bu sürecin 17-25 Aralık 2013 ve 15 Temmuz 2016’ya kadar uzandığını savundu.

KPSS VE ASKERİ OKULLAR VURGUSU

Aydemir yazısında, FETÖ’ye ilişkin geçmiş soruşturma ve davalarda gündeme gelen KPSS sorularının usulsüz biçimde temin edilmesi, askeri okullardaki örgüt yapılanmaları ve çeşitli kumpas iddialarını da hatırlattı.

Bu süreçlerin yalnızca devlet güvenliği açısından değil, hak kaybına uğrayan kişiler bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini savunan Aydemir, örgütün dini söylemlerle meşrulaştırılamayacağını ifade etti.

“FETÖ BİTMİŞ DEĞİLDİR”

Yazısının sonunda güncel bir değerlendirme yapan Aydemir, FETÖ’nün örgütsel yapısının, kullandığı yöntemlerin ve mensuplarının kendilerini gizleme biçimlerinin zaman içerisinde değişebileceğine dikkat çekti.

Aydemir, buna karşılık örgütsel sadakat ve bağlılık anlayışının tamamen ortadan kalktığının düşünülmesinin yanlış olacağını belirterek, güvenlik birimlerinin ve devlet kurumlarının mücadelede dikkatli davranması gerektiğini söyledi.

Aydemir değerlendirmesini şu mesajla tamamladı:

“Devlet, hiçbir örgütü ‘artık bitti’ diyerek tamamen gözden çıkarmamalı; her zaman hazırlıklı, dikkatli ve uyanık olmalıdır.”
FETÖ