Hyundai, 421 bin aracını geri çağırıyor

Hyundai Motor Company, beklenmedik frenleme sorununa yol açabilecek kritik bir yazılım hatası nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri’nde toplam 421 bin 78 aracını geri çağırma kararı aldı.

Hyundai, 421 bin aracını geri çağırıyor

Geri çağırma kararı, özellikle sürüş güvenliğini etkileyebilecek önden çarpışma önleme sistemiyle ilgili tespit edilen teknik problem sonrası gündeme geldi.

ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) tarafından yapılan açıklamada, geri çağırmanın belirli 2025 ve 2026 model Santa Cruz, Tucson, Tucson Hybrid ve Tucson Plug-In Hybrid araçları kapsadığı belirtildi.

YAZILIM HATASI ANİ FRENLEMELERE YOL AÇABİLİR

NHTSA’nın açıklamasına göre sorun, araçların ön kameralarında kullanılan yazılım sisteminden kaynaklanıyor. Tespit edilen hata nedeniyle önden çarpışma önleme sisteminin bazı durumlarda erken devreye girerek sürücünün kontrolü dışında ani frenleme yapabileceği ifade edildi.

Uzmanlar, özellikle yüksek hızda veya yoğun trafikte yaşanabilecek beklenmedik frenlemelerin zincirleme kazalara ve arkadan çarpma riskine neden olabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle geri çağırmanın güvenlik açısından kritik önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Hyundai yetkilileri, sorunun çözümü için bayilerin araçlardaki ön kamera yazılımını ücretsiz şekilde güncelleyeceğini duyurdu. Şirketin araç sahiplerine resmi bilgilendirme sürecini kısa süre içerisinde başlatması bekleniyor.

HYUNDAI GEÇEN HAFTA DA GERİ ÇAĞIRMA KARARI ALMIŞTI

Hyundai’nin son dönemde art arda geri çağırma kararları alması dikkat çekiyor. Şirket geçen hafta da hibrit güç kontrol ünitesinde tespit edilen aşırı ısınma problemi nedeniyle 54 binden fazla aracını geri çağırmıştı.

Söz konusu arızanın yangın riskine yol açabileceği belirtilirken, şirketin özellikle hibrit ve elektrik destekli modellerde yaşanan teknik sorunlar nedeniyle ABD’de yakın takibe alındığı yorumları yapılıyor. Otomotiv sektöründe yazılım tabanlı güvenlik sistemlerinin giderek yaygınlaşmasıyla birlikte, benzer teknik hataların küresel ölçekte daha sık gündeme gelmeye başladığı değerlendiriliyor.