Yeni iş arkadaşımız insan değil...

Bugün size Yeni Ankara mutfağındaki büyük bir dönüşümden, ancak bu dönüşümün değişmeyen "insan" odağından bahsetmek istiyorum.

Yeni iş arkadaşımız insan değil...

Teknoloji hızla ilerliyor ve biz de Yeni Ankara olarak, personelimizin üretim gücünü artırmak adına üst düzey yapay zeka kurulumlarını tamamladık.

Peki, bu sizin okuduğunuz haberler için ne anlama geliyor?

Öncelikle şunu netleştireyim:

Biz yapay zekayı bir "yazar" olarak değil, bir "asistan" olarak görüyoruz.

Dedim ya yeni iş arkadaşımız.

Yeni Ankara'nın çalışanlarına sağladığı bu teknolojik imkan, haberi robotların yazması için değil elbette.

Muhabirimizin, editörümüzün ve görsel yönetmenimizin rutin işlere harcadığı zamanı azaltıp, "nitelikli gazeteciliğe" daha fazla vakit ayırması için kuruldu.

Tabi biz sadece yazılımı kurup kenara çekilmiyoruz.

Tüm ekibimiz, yapay zekayı en etik ve verimli şekilde kullanabilmek için sürekli eğitimler alıyor.

Sadece yazılı metinlerde değil, dijital dünyadaki vitrinimiz olan görsel içeriklerimizde de çıtayı yükseltiyoruz.

Geçtiğimiz hafta ekibimizle birlikte; YouTube içeriklerimizin nasıl daha dikkat çekici hale getirileceği ve yapay zeka aracılığıyla yüksek kalitede görsellerin nasıl tasarlanacağı üzerine kapsamlı bir eğitim aldık.

Burada amacımız, izlediğiniz bir videonun kapak fotoğrafını veya haberin içindeki bir infografiği, yapay zekanın hızıyla hazırlayıp, üzerine insan yaratıcılığının estetiğini eklemek.

Yani yapay zeka fırçayı tutuyor, ama hangi rengin nereye sürüleceğine ve o resmin ne anlatacağına yine bizim tecrübeli görsel yönetmenlerimiz karar veriyor.

Bu sayede sizlere sadece doğru bilgiyi değil, aynı zamanda en kaliteli görsel sunumu da ulaştırmış oluyoruz.

Bizim için bu "pro seviye" yetkinliğimizi robot kullanma konusunda ortaya çıkarmak için iyi bir fırsat.

Kırmızı çizgilerimiz elbette var.

Mesela birebir kullanım yok.

Yapay zekadan çıkan hiçbir ham metin, insan eli değmeden ve editoryal süzgeçten geçmeden karşınıza gelmez.

Bu teknolojinin hata payının farkındayız.

Adımlarımızı buna yönelik atmak zorundayız.

Bu yüzden yapay zekanın bize sunduğu her bilgi, geleneksel gazetecilik yöntemleriyle doğrulanıyor.

Biz yapay zekayı ve teknolojiyi, verileri daha hızlı analiz etmek, karmaşık olayları daha anlaşılır grafiklere dökmek ve size daha zengin bir içerik sunmak için bir kullanıyoruz.

Okur temsilciniz olarak, bu dijital dönüşümün en yakın takipçisi benim.

Yeni Ankara’nın teknolojik olarak güçlenirken, gazetecilikte insanın var olması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.

Yani yapay zeka bizim için hızı, insan ise hakikati temsil etmeye devam edecek.

Haberlerimizin şeffaflığına dair her türlü sorunuzu ve eleştirinizi bekliyorum.

Çünkü biliyoruz ki; en gelişmiş algoritma bile bir okurun güveninden daha değerli değildir.

*

Okur Temsilcisi olarak görevim, sadece yorumlarınızı yayınlamak değil, aynı zamanda bu sayfada bir seviye ve odak dengesi kurmaktır.

Fikirlerinizi, bir konudaki kendinizce haklı ısrarınızı ve heyecanınızı anlıyorum.

Şeffaflık ilkemiz gereği, ayrım yapmadan yorumlarınızı elimden geldiğince değerlendiriyorum.

Fakat daha önce de karşılaştığımız bir durumu tekrar hatırlatmak zorundayım.

Bazı okurlarımız, fikirlerinin kabul görmesi konusunda fazla ısrarcı davranıp, konudan tamamen bağımsız haberlerin altında bile upuzun metinlerini paylaşmaya devam ediyor.

Habere dokunan, analiz içeren ve samimi olan sesleri öne çıkarmak adına bu "kopyala-yapıştır" metinler arasında kaybolmak istemiyoruz.

Bu nedenle, bazı yorumlarınızı yumuşattım, bazılarını hatta bu hafta çoğunu diyebileceğim oranda, sayfa düzenini ve odağını korumak adına elemek zorunda kaldım.

Hepsi çok daha nitelikli bir tartışma ortamı ve daha temiz bir sayfa yapısı için...

*

Değerleri okuyucularımızın yorumlarına birlikte bakalım:

KADINLAR GÜNÜ'NDE KADIN CİNAYETİ! ALİ MURAT KARABAĞ YAZDI

EDİTÖR: FIRAT KARABULUT - 08 MART 2026

"...8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde de kadına yönelik şiddet devam etti. Bir kadın daha hayattan koparıldı."

Yeni Ankara yazarı Ali Murat Karabağ, yaşanan haberin ardından yaşanan olaya dair önemli ifadeler kullandı. Karabağ, örnekler vererek başladığı yazısında:

"Kadına yönelik şiddet… Hayvan istismarı… Dijital dünyada şiddet ve sanal kumar… Alınacak birkaç kararla hayat kurtarılabilir, huzur sağlanabilir." dedi.

"Kadınlar korkmaktan yoruldu." - Y.Y.

"Yazık bu kadar insanımıza; insanı yaşatmak temel görevdir." - Serdar A. Yılmaz

Yazarımız Ali Murat Karabağ’ın da belirttiği gibi; kadına yönelik şiddet, hayvan istismarı ve dijital dünyadaki tehlikeler artık tahammül sınırını aştı. Alınacak birkaç kararlı adım aslında hayat kurtarmaya, toplumsal huzuru sağlamaya yetiyor.

Yetiyor ama...

*

BEBEK MAMALARINDAKİ TOKSİNLER GELİŞİMİ ETKİLİYOR MU?

MUHABİR: BÜŞRA SAĞLAM - 8 MART 2026

"...Yeni Ankara Yazarı Ümit Yurtkuran, “Bebek mamalarının içindeki yapay vitaminler çoğunlukla karaciğer ve böbreğe yük bindiriyor. İçerdikleri ağır metaller ise sinir ve endokrin sistemini etkileyerek zeka geriliği ve dikkat dağınıklığına yol açabiliyor” dedi."

"En saf, en temiz, en korumasız olan bebeklerin gıdalarında kullanılan zararlı maddeler hangi akla hizmetle kullanılır? Pes!" - Bülent Özdil

"Mamalarda toksin olması çok sakıncalı. Bu toksini oraya kim getirdi? Acilen toksin denetimi yapın." - Hans

Yeni Ankara TV'nin sevilen programı Önce Sağlık'ın daimi konuğu Ümit Yurtkuran'ınbu çarpıcı tespitleri, ebeveynlerin haklı isyanını tetikledi. Asıl soru şu: Bu ürünler raflara inene kadar kaç tane denetim mekanizmasından geçiyor? Bu kadar süzgeç varken bu zehirler nasıl gözden kaçıyor yoksa bilerek mi görmezden geliniyor? Bebeklerimizin sağlığıyla ilgili bu ihmaller zinciri çok can sıkıcı.

*

SİLİVRİ’DE TARİHİ DAVANIN İLK GÜNÜ GERİDE KALDI! İMAMOĞLU DAVASINDA NELER YAŞANDI?

EDİTÖR: HİLAL BİLİCİ - 9 MART 2026

"...Türkiye siyasetinin en tartışmalı yargı süreçlerinden biri olarak görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında, Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında bulunduğu ve yüzlerce kişinin yargılandığı İBB davasının ilk duruşması Silivri’de yapıldı."

"İmamoğlu'nun suç işlemiş olma ihtimali sıfır. Boğaz'daki yalılar, valizlerdeki dolarlar, hafriyat alanı tahribatı, işletme ruhsatı hikâyeleri; hepsi dirayetiyle, cesaretiyle, hatta cüretiyle ve eğitim düzeyiyle Cumhurbaşkanlığına koşan İmamoğlu'nu engellemek için uydurulmuştur. İmamoğlu, Eyüp Sultan'da Kur'an okuduğu için tutuklanmıştır. Zaten itirafçıların hepsi CHP'lidir. Silivri'den çıkar çıkmaz Atina'ya koşup cuma namazı kılacaktır." - Ahmet Atılgan

Okurumuzun, İmamoğlu davasına yönelik hassasiyeti ve adalete olan inancı kıymetli. Ancak bir hukuk sürecini değerlendirirken, iddiaların niteliği ile siyasi figürlerin kişisel pratiklerini (Kur'an okumak, Atina'da namaz kılmak vb.) birbirine karıştırmak, asıl davanın takibini zorlaştırabilir.

*

YENİ ANKARA YAZARI SUAT ELİBÜYÜK HAYATINI KAYBETTİ

EDİTÖR: BÜŞRA AKÖZ - 9 MART 2026

"...Yeni Ankara yazarı ve Medyabir Ajans Genel Yayın Yönetmeni Suat Elibüyük, Ankara’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Genç yaşta yaşamını yitiren Elibüyük’ün ani vefatı, medya camiasında üzüntü yarattı."

"Çok kıymetli bir abimizdi, Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun." - Mustafa ÖZVER

"Ailemizin bir ferdini kaybettik. Derin üzüntü içerisindeyiz. Allah rahmet eylesin. Yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum." - Dr. Hakan Çınar

Yazarımız Suat Elibüyük'ün ani gidişi hepimizi derinden sarstı. Okurlarımızdan gelen bu mesajlar, onun sadece bir yazar değil, aslında ailemizin bir parçası olduğunu gösteriyor. Acımız büyük, başımız sağ olsun.

*

ATINI VURAN KOVBOY

KÖŞE YAZARI: TAMER KORKMAZ - 10 MART 2026

"...Küresel Mafya’nın psikopat diktatörü Trump, tehditlerine devam etmekle birlikte “Savaş, büyük ölçüde bitti” dedi!"

"Zalimin ettiği yanına kâr kalmaz. Ettiklerini yaşamadan ölmeyecekler inşallah." - Kürşat T.

"Gerçekleri anlatmaya, anlamayanların gözüne sokmaya devam. İyi ki varsınız. Doğru haber alma hakkımıza desteğiniz için teşekkürler." - Necdet Uyumaz

"Bu gerçekleri sizden başka yazan yok. Görsel medyaya baksanız ABD vuruyor, yıkıyor; fakat gerçekler öyle değil. Teşekkürler Tamer Korkmaz." - Ysnkhvc

"168 kız çocuğunu öğretmenleriyle katleden Tomahawk füzeleri, katil Netanyahu'nunyoldaşı pedofili Trump'tır! Epstein videoları bu alçak ve sefil adamların dünyamızı nasıl bir kâbusa sürüklediğini görmek ve unutmamak için fazla akla ihtiyaç yok! Her gün basına yansıyan sözlerini duydukça kanım donuyor. Duygularımızın karmaşıklığı arasında İran'da kayaya çarptıklarını görmek içimizde küçük umutlar yeşertiyor. Rabbim neylerse güzel eyler."
Nurten Atalay

Okur Temsilciliği köşemize gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederiz. Sayfamızın düzeni gereği, sadece ilgili haber veya konuyla doğrudan bağlantılı olan yorumları buraya taşıyabiliyoruz. Konu dışı kalan veya farklı gündemlere dair değerli görüşlerinizi, o konularla ilgili haberlerimizin altında paylaşmaya devam edebilirsiniz.

*

Yazarımız Tamer Korkmaz'ın 12 Mart tarihinde yazdığı "UNITED STATES OF TITANIC" başlıklı yazısı da okuyucularımızdan büyük ilgi topladı.

"... Birleşik Devletler diktatörü Donald Trump, Epstein belgelerini gündemden düşürmek için -İran’a savaş açmak dahil- her yolu denese de... İşbu derin skandalı “unutturmamak” için çaba sarf edenler, az değil. Washington’daki anonim bir sanatçı kollektifi olan “Secret Handshake” tarafından hazırlanan “King of the World” adlı enstalasyon, bu minvalde ilginç bir örnek olarak dikkat çekiyor."

İşte o yorumlardan bazıları:

"Alçaklığın dipsiz uçurumunda ivmelenmekle övünen hayvansılara, insan olmayı hak edenlerin kullandığı kelimelerle hitap etmek tam bir çaresizlik ifadesidir. Kendi aralarında hizip çekişmeleri olmasa bunlar Epstein'i mesih ilan ederler; Epstein'inmüşterilerini de aziz ilan ederler. Sapıklık dipsiz alçaklıktır, bunlar da tam öyledir." - Ahmet Atılgan

"Bizde her fırsatta kadın ve çocuk haklarından bahsedenlerin nedense sesi hiç çıkmıyor. 7 Ekim'den bu yana kimin nerede durduğu, kimin ülkesine bağlı olduğu kimin olmadığı net şekilde belli oldu. 'Sizleri hissediyoruz, yanınızdayız' diyerek sahte duyarlılık gösterenler; katledilen kadınlar ve çocuklar söz konusu olunca kör, sağır ve dilsiz kesildiler. Devletimiz kendi içindeki temizliği sürdürüyor ama bu ikiyüzlü tavırları sergileyenlerin de bir gün hesap vereceğini biliyoruz." - Hasan

Okur Temsilciliği köşemizde sizlerin sesi olmaya gayret ediyorum. Bazı konularda haklılığınız ve öfkeniz ne kadar büyük olsa da, yayın ilkelerimiz gereği ve sayfamızın niteliğini korumak adına, yorumlarınızdaki bazı keskin ifadeleri ve kelimeleri yumuşatmak zorunda kalıyorum.

*

ERİŞİLEBİLİR OLMAYAN TEKNOLOJİYİ NEYLEYİM

KÖŞE YAZARI: HASİBE BOZTEPE - 12 MART 2026

"... Dijital erişilebilirliğin eksikliği, modern dünyada birçok engelli birey için görünmez bir duvar oluşturuyor. Bu duvar, sadece bir web sitesine girmeyi değil; eğitim alma, iş başvurusu yapma, sağlık randevusu oluşturma, arkadaşlarıyla iletişim kurma, haber okuma, alışveriş yapma ve hatta kültürel hayata katılma gibi temel insan haklarını engelliyor."

"Merhaba. Ben görme engelliyim. %20 görüşe sahibim. "Erişilebilir olmayan teknolojiyi neyleyim" isimli yazınızı okudum. Çok beğendim. Tam da bizlerin, yaşamda, yani teknoloji ile ilgili yaşadığımız sorunlara değinmişsiniz. Akıcı anlaşılır, özgün bir dil kullanmışsınız. Lakin, yazınızı paylaşmak istediğimde, site içerisinde, paylaş butonunda etiket olmadığı için, maalesef ki paylaşamadım." - Yıldız

Yıldız Hanım’ın sitemi üzerine teknik ekibimizle bir ön görüşme gerçekleştirdim. Sitemizdeki mevcut yapıların engelli okurlarımız için daha kapsayıcı hale getirilmesi adına gerekli incelemeler başlatıldı. Bu dijital duvarları aşmak için neler yapılabileceği, buton etiketlerinden sesli dinleme altyapısına kadar tüm teknik detaylar şu an çalışma masamızda. Teknolojiyi pro seviyede kullanma vizyonumuz, sadece içerik üretmeyi değil, o içeriğe ulaşımın önündeki engelleri de doğru analiz etmeyi gerektiriyor. Yıldız Hanım’a bu yapıcı farkındalık için teşekkür ediyoruz. YeniAnkara’nın daha erişilebilir bir platform olması yönündeki bu süreci titizlikle takip edeceğim.

*

BAĞIRSAKLAR VE BAĞIRSAK FLORASININ ÖNEMİ

KÖŞE YAZARI: ÜMİT YURTKURAN - 13 MART 2026

"... Hepimizin bildiği gibi, vücudumuzun, bir sindirim sistemine sahip olmasının tek nedeni, yiyecek ve içeceklerin sindirilip, faydalı ve gerekli olanların emilip gerekli yerlere gönderilmesi, zararlı ya da faydasız olanların ise vücut dışına atılması ya da bir şekilde en az zararlı hale getirilmesi içindir."

"İnanılmaz bir döngü. Açıklamasında bulunduğunuz için teşekkür ediyorum. Fabrika gibi çalışan vücudumuzun atık atma tesisini anlatımı sanki." - Deniz Çapanoğlu

Okurumuz, Ümit Bey'in teknik anlatımını "atık atma tesisi" diyerek tek cümlede özetlemiş. Yazarlarımızın yazıları, karmaşık konular olsa bile, okurda bu kadar net ve hayatın içinden bir karşılık buluyor. Vücudun bu muazzam fabrikasını anlamak, sağlığı yönetmenin ilk kuralı değil midir?

*

SON SÖZ

Bu hafta da, yorumlarınızı tek tek inceledim ve içime sinen bir düzen içinde aktarmaya çalıştım.

Eleştirileriniz, sitemleriniz, tepkileriniz ve destekleriniz…

Hepsi, gazeteciliğin en kıymetli malzemesi.

Biz çuvaldızı her zaman kendimize batırırız; sorun olmaz.

Ama sizlerden bir ricam olacak:

Yorumlarınızı yazarken güzel Türkçemizi mümkün olduğunca özenli kullanalım.

Bazen öyle bozulmuş bir halde geliyor ki, ne demek istediğinizi anlamak için epey çaba sarf ediyoruz.

Yine de vazgeçmiyoruz; çünkü sizlerin sesi bizim yönümüz.