Yeni Ankara kimin, nerede duruyor? İşte cevabımız...

Ankara’daki hobi bahçesi krizinden ASKİ’nin şişkin faturalarına, Trump’ın "hurda gemi" pazarlığından Ulus’un sıcak sofralarına kadar okurlarımızın nabzını tuttuk. Muhabirlerimize gelen tebrikler ve sert eleştirilere verilen yanıtlarla; başkentin en özgür kürsüsü Yeni Ankara’da bu hafta...

Yeni Ankara kimin, nerede duruyor? İşte cevabımız...

Son günlerde okurlarımızdan sıkça benzer sorular alıyoruz:

"Yeni Ankara hangi siyasi görüşe yakın?"

"Hangi partiyi destekliyorsunuz?"

"Yeni Ankara aslında kimin?"

Gerek e-postalarımızda gerekse sosyal medya mecralarımızdan bize yansıyan bu merakı, okur temsilciliği sorumluluğum gereği en şeffaf ve en net şekilde cevaplamanın vakti geldi.

Bu sorular aslında ilk değil; bir süredir farklı mecralardan da "Bize kendinizi anlatın" talepleri geliyordu. Şimdi tüm bu sorulara, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde toplu bir cevap veriyorum.

Yeni Ankara; rotasını Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Tam Bağımsızlık" ilkesinden alan, sadece milletinden güç bulan bir yayın organıdır.

Bizi bir kalıba sığdırmaya çalışanlara, bir "taraf" seçmemiz için baskı yapanlara cevabımız net.

Bizim için esas olan; sağın veya solun sığ kutuplaşmaları değil, Atatürk’ün bizlere miras bıraktığı o sarsılmaz "Türkiye Aksı"dır.

Bizim yolumuz, başkalarının çizdiği rotaların takibi değil; Ankara’nın kalbinden doğan, milli bir şuurla örülen kendi yolumuzdur. Hiçbir yöne çekilmeden, hiçbir odağın gölgesine girmeden, kendi yönümüzde ilerliyoruz.

Düsturumuz belli: Türk Milleti’nin menfaatleri...

Bu kutsal emanete zeval getirecek, devletimizin bekasını veya milletimizin birliğini sarsacak hiçbir tarafa savrulmayız.

Atatürk’ün "Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır" sözünü bir slogan değil, bir yayıncılık namusu olarak görüyoruz.

Konuyla ilgili olarak Yeni Ankara İmtiyaz Sahibi Sayın Ali Çetin kurumumuzun vizyonunu şu sözlerle özetledi:

"Yeni Ankara'nın siyasi görüşü;Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine uygun, Türk milletinin değerleridir. Bayrağımızın, vatanımızın ve milletimizin birliğidir. Başkentimiz Ankara'nın rengi olan "gri" alandır. Gri alanda buluşan herkes ve her kesimle birlikteyiz. Gri alandan uzaklaşan herkes ve her kesimle ayrıyız. Türkiye Cumhuriyeti anayasasına göre kurulan, anayasamız ve kanunlarımıza saygı duyan, tüm siyasi partilere saygılıyız. Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünlüğünü savunan, milletimizin değerlerine uygun hareket eden bir yayın organıyız."

ALİ ÇETİN - YENİ ANKARA İMTİYAZ SAHİBİ

Rüzgâr nereden eserse essin, biz kalemimizi sadece doğruların ve milli değerlerin tarafında tutarız. Hiçbir siyasi yapının uydusu olmadan, tamamen bağımsız bir duruşla yolumuza devam ediyoruz. Biz ne birilerinin kalkanı ne de birilerinin kılıcıyız; biz sadece Türkiye’nin tarafındayız.

Kısacası; Yeni Ankara, Atatürk’ün izinde, sadece Türkiye’nindir ve daima Türkiye’nin yanındadır.

*

ŞİMDİ BU DÜSTURLA OKURLARIMIZIN YORUMLARINA BAKALIM:

*

"AVUKAT SUÇUN TARAFI DEĞİL, SAVUNMANIN GÜCÜDÜR!"

MUHABİR: FATMANUR ZIRH - 5 NİSAN 2026

"... 5 Nisan'ın kendisi ve meslektaşları için "kıymetlerinin ne kadar bilinmediğini hatırladıkları hüzünlü bir gün" olduğunu belirten Cemile Sürgüveç, Türkiye'deki hukuk kültürü eksikliğine dikkat çekti. Avukatların mahkemede karşı tarafın düşmanı gibi görüldüğünü, iş bitiminde ise müvekkilleri tarafından hak ettikleri değeri görmediklerini ifade eden Sürgüveç, mesleğin itibarının zedelendiğini vurguladı.

"Kaleminize sağlık; yaşanan sıkıntıları tarafsız ve özenle yazmışsınız sayın Avukat Hanım. Sizin ve tüm işine sadık avukatların gününü canı gönülden kutluyorum. Her şey gönlünüzce olsun." - Mehmet

Sayın Mehmet, güzel dilekleriniz için teşekkür ederiz. Ancak küçük bir düzeltme yapmamıza müsaade edin. Okuduğunuz bu titiz çalışma, bir avukatın değil; Yeni Ankara muhabiri Fatmanur Zırh’ın kaleminden çıkmıştır. Avukat Cemile Sürgüveç’in haklı isyanını okuyucuya en doğru ve tarafsız şekilde ulaştırmak, muhabirimizin başarısıdır. Bu vesileyle hem avukatlarımızın gününü kutluyor hem de muhabirimizin emeğini takdir ettiğiniz için teşekkür ediyoruz.

*

ANKARA’NIN SEYMENLERİ ANTALYA’DA KOŞTU

BÜŞRA TOPTAŞ - 5 NİSAN 2026

"...Ankara’nın en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan Ankara Kulübü Derneği, bu yıl 20. kez düzenlenen uluslararası Runtalya Maratonu’na Seymenleriyle damga vurdu."

"Uluslararası bir yarış olan Runtalya Maratonu'nda Seymenlerin yer alması çok sevindirici. Eminim renk katmışlardır. Katılan Seymenleri kutlarım; her platformda Ankara'mızı temsil etmeye devam!" - Ahmet

"Ankara Kulübü Seymenlerini yürekten kutlarım. Seymenler Ankara'mızı her platformda en güzel şekilde temsil ediyorlar. Şehrimizi Runtalya gibi uluslararası bir yarışta temsil etmeleri eminim renk katmıştır. Etkinlikte yer alan Seymenleri, bu etkinliği haber yapan muhabiri ve gazete yöneticilerini de kutluyorum." - Ruhi Ceylan

Ankara’nın kadim kültürü olan Seymenlik geleneğinin, sadece yerel değil uluslararası mecralarda da bu denli coşkuyla karşılanması bizleri de gururlandırıyor. Muhabirimiz Büşra Toptaş ve mutfaktaki ekibimiz adına nazik tebriklerinizi kabul ediyoruz.

*

BİR HURDA GEMİYE BİR ANDREW!

KÖŞE YAZARI: SİMA GÜLESER POLAT - 5 NİSAN 2026

"...Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'i arayıp "Elinizde iki tane eski, yıpranmış savaş gemisi var, onları buraya gönderebilir misiniz?" diye sordu. Aldığı cevap da "Ekibime sormam gerekecek" oldu. Savaşın üç günde kazanılmasını İngiltere'nin "hurda gemilerinin" bölgeye gelmesine bağlayan Trump, gemilere henüz ulaşamadı ama... Kral III. Charles, ABD'ye gitmeye karar verdi. Nisan ayının sonunda "abbas yolcu."

"Trump'ın rezil bir halde olduğunu görmek benim için büyük bir keyif. Zaman zaman dünya maalesef zalim kuvvetlerin yönetiminde eziliyor; ancak bu kibirli sarı kafa kadar ukalasını görmedik. İran sağlam darbe oldu ama yetmez, inşallah daha da beter olur."
Mustafa Özver

Değerli meslektaşım ve Yeni Ankara yazarımız Mustafa Özver, analizime verdiğin bu güçlü destek için teşekkür ederim. Dünya siyasetindeki bu kibirli ve trajikomik "hurda gemi" pazarlıklarını sizin gibi başarılı bir kalemle aynı pencereden değerlendirmek benim için çok kıymetli. Kaleminize ve yüreğinize sağlık.

*

8 Nisan 2026'da yazdığım "BU BİR SAHTE BAYRAK OPERASYONUDUR; YEMEZLER!" başlıklı yazımda da okuyucularım beni yalnız bırakmadı.

"Türkiye hedef hep oldu bunların masasında ama başaramayacaklar gerçekten 'yemezler'" Sevgi Tütüncü

"'Kurban hep bizden.' Ne güzel özetlenmiş" - Songül Cömert

"Ne kadar güzel bir noktaya değinilmiş Allah Türkiye yi korusun" - Arzu Topçu

Yazımda da vurguladığım gibi, coğrafyamız üzerinde kurulan bu kirli senaryoların ve "kurban" seçilenlerin kaderini ancak bizlerin bu dik duruşu değiştirebilir. Dualarınıza ve paylaştığınız bu milli hassasiyete yürekten katılıyorum. Bu yolda yalnız olmadığımızı bilmek benim için çok kıymetli.

*

DESTANSI FİYASKO: “SARI ŞAHİN DÜŞTÜ!”

KÖŞE YAZARI: TAMER KORKMAZ - 7 NİSAN 2026

“KONGRE HEMEN HAREKETE GEÇMELİDİR VE BU SAVAŞA SON VERİLMELİDİR.”

"...Beyaz Saray’daki diktatöre karşı etkili muhalefetini sürdüren Demokrat Partili Vermont Senatörü Bernie Sanders, böyle diyor. Sanders’ın, Trump’ın her gün birbiri ardına sıraladığı seçmece saçmalıklar için söylediği ise aynen şu: -Bu sözler, tehlikeli ve akıl sağlığı yerinde olmayan bir kişinin hezeyanlarıdır.”

"Doğru tespitlerin ve bilgilendirmelerin için teşekkürler. İyi ki varsın. Evet yapılması gereken “Kongre hemen harekete geçmelidir ve bu savaşa son verilmelidir.” Aksi halde tüm dünya telafisi mümkün olmayan zararlar görecek. Selamlar. Saygılar." - Necdet Uyumaz

"Tüm siyonist şantajlara rağmen akıl veya vicdan sahibi ABD li liderler ve vatandaşlar var. Zalimlerin yenildiği günü görebilmemiz dileğiyle." - Esra

*

Tamer Korkmaz'ın 9 Nisan 202'da kaleme aldığı "DONALD ÇAKMAKTAŞ!" başlıklı yazısına çok fazla yorum geldi.

"...Önce, Küresel Mafya Devleti’nin Başkanı Donald Trump’ın aşağılık ültimatomlarını takvime göre sıralayalım:

22 Mart: “Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde açın!”

26 Mart: “Hürmüz’ü beş gün içinde açın!”

27 Mart: “Hürmüz’ü on gün içinde açın!”

2 Nisan: “Hürmüz’ü açmazsanız, sizi Taş Devri’ne geri döndüreceğiz!”

4 Nisan: “Hürmüz’ü 48 saat içinde açın!”

5 Nisan: “Hürmüz’ü Salı gününe kadar açın!”

6 Nisan: “Şu lanet olası Boğaz’ı, Salı’ya kadar açın!”

6 Nisan’da bir daha:

“Çarşamba’ya kadar açmazsanız İran medeniyeti tamamen yok olacak!”

"Bu gerçekleri bütün açıklığı ile yazan tek gazetecisiniz. Teşekkür ediyorum." - Yankhvci

"Kelime oyunlarınızı bu kadar ustalıkla yaptığınız için tebrik ederim Tamer Bey. Ekranlarda da yorumcu olarak sizi görmek isterim. Allah kolaylık versin, işinizi rast getirsin. Zalimlerin de boynu sürtünsün!" - Esra

"Bunların nükleer silaha başvurmayışı, onu kullanmayacakları anlamına gelmez. İran da, Türkiye de nükleer silaha sahip olmalıdır. Bu iş bu kadar netttir !" - Orhun

"Bravo... Amerikan yüzyılının sonunun geldiği bir çırpıda bundan güzel anlatılamazdı üstelik bizde de Amerikancı otokontrol mekanizmasının iktidarıyla muhalefetiyle işlemeye devam ettiği de net ortaya çıktı." - Ercan Şen

"Ülkemiz ümmetin selameti için Suriye'ye, Gazze'ye, Lübnan'a bir şekilde yerleşmeli. Kıbrıs'ı bildiğiniz deniz üssüne çevirmeli. Bu lanetli kavmin ve sevicilerinin olduğu her yerde bir Ulubatlı'mız olmalı. Rahmetli Erbakan’ın dediği gibi: İtrail güçten anlar." - Hasan

"Kan, göz yaşı, zulüm ve cinayetlere sahiplenmenin hiç bir dönemde abad olmadığını tarihin derin sayfalarında görüyoruz. Bir çoğu Türk/İslam Coğrafyasında yerle yeksan oldu."

Serdar Alptekin

"Tamer hocanın hadiselerin perde arkasını görmediğine şaşırdım oysa biz olayların perde arkasını görmek için Tamer hocanın yazılarından çok istifade ettik. Ortada bir tahterevalli oynanıyor; İran zafer kazanmıyor, İran'a zafer kazandırılıyor." - Müzahir Çamlı

*

HOBİ BAHÇELERİ İÇİN KRİTİK KARAR GELİYOR

EDİTÖR: HAKAN KARAKOCA - 24 ŞUBAT 2026

"AK Parti’nin TBMM’ye sunmaya hazırlandığı 33 maddelik tarım düzenlemesiyle hobi bahçelerine elektrik ve su yolu kapanıyor, tarım arazilerindeki kaçak yapılaşmaya ağır yaptırımlar geliyor."

"Tarım için kullanılması gereken yerlere tavuk çiftliği izni veriliyor. Neden her taraf pis kokuyor?" - Ercan

Konuyla ilgili haber ilk yayınlandığında, (24 Şubat) bir okuyucumuz konuyla ilgili bir ricada bulunmuştu. Onun sesini bir kez daha duyuralım:

"20 yılda biriktirdiğim paramla, anneme son yıllarını hobi bahçesinde; domates, biber, salatalık ekerek geçirsin diye kooperatif hisseli hobi bahçesi aldım. Annemin parasını ve benim yıllarca çalışıp biriktirdiğim parayı hobi bahçesine yatırdım. Deprem, savaş olursa sığınacak evimiz olsun dedim. Bahçemi evimi devlet yıkmasın. Sayın Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan’a, Hakan Fidan’a, İbrahim Kalın’a sesleniyorum. Hobi bahçemi evimizi yıkmayın." - Alpay Bakıcı (Veteriner Hekim / Ankara)

Sayın Ercan ve Sayın Alpay Bakıcı, görüşleriniz için teşekkür ederiz. Bir yanda tarım arazilerinin korunması ve çevre kirliliğiyle ilgili endişeler, diğer yanda ise vatandaşlarımızın deprem korkusu ve huzur arayışıyla yaptığı birikimlerin korunma talebi var. İki taraf da haklı. Son gelişmeyle vatandaşların mağduriyetleri giderecek adım atıldı bile.

11 NİSAN 2026 TARİHLİ HABERE GÖRE; Hobi bahçesi yıkımları nedeniyle vatandaşlardan yükselen mağduriyet sesleri üzerine iktidar kanadı harekete geçti. Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında masaya yatırılan krizin çözümü için, yıkımların durdurulmasını da kapsayacak yeni bir yasal düzenleme tasarısı hazırlanıyor.

*

MURAT ÖVÜÇ'TEN ŞOK AÇIKLAMA: "KADIN KIYAFETİ GİYME SAHNENİ İPTAL EDERİZ" DEDİLER!

MUHABİR: AYŞENUR ANİ - 6 NİSAN 2026

"...Türkiye’de son dönemde sanat dünyasını hedef alan kısıtlamalar, bireysel tercihlerin ötesine geçerek kurumsallaşmış bir sansür mekanizmasına dönüştü. Gazeteci İsmail Saymaz ile yaptığı söyleşide, sahne kıyafetleri nedeniyle "yukarıdan" ihtar aldığını açıklayan Murat Övüç’ün ifadeleri, sanatsal ifade alanının hukuki dayanağı belirsiz müdahalelerle daraltıldığını bir kez daha gözler önüne serdi."

Şu yaptığınız ve aslında “ insan hakkı” diye içten içe savunduğunuz soytarılığı haber yapmışsınız ya ! Daha ne söylenir? Lawrence “ teeccüd namazı” kılarak nasıl Müslümanları kandırmışsa İmam Hatipli İsmail de aynı kılıfa bürünmüş gazeteci kalkmış bir de bu sapkınlığı mı savunuyor? - Nurata


"Nurata" mahlasıyla yazdığınız bu yorumda kullandığınız üslup, fikir beyanından ziyade bir hakaret ve ötekileştirme çabası taşımaktadır. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var: Sayfalarımızın her köşesinde farklı isimlerle fikir yürüten Nurten Atalay olduğunuzdan ve bu çifte kimlikli yorum trafiğinizden eminiz.

Yeni Ankara olarak bizim görevimiz, "beğenilen" ya da "beğenilmeyen" ayrımı yapmaksızın, toplumun her kesimini ilgilendiren haberleri okuyucuya ulaştırmak. Bu haberi yapmak "sapkınlığı savunmak" değil, "gazetecilik görevini yerine getirmek." Hakaret dilinin, özgür düşünceyi temsil eden bu sayfalarda yeri olmadığını hatırlatmak isterim.

*

KEÇİÖREN’DE VATANDAŞI BEZDİREN ‘YETKİ’ ÇIKMAZI! "NE ASFALT VAR NE IŞIK…"

MUHABİR: BÜŞRA TOPTAŞ - 7 NİSAN 2026

"...Ankara’nın en yoğun ilçelerinden biri olan Keçiören’de, modern konut projelerinin yükseldiği Karşıyaka Mahallesi’nde vatandaşlar temel altyapı hizmetlerinden mahrum kalmış durumda. Özellikle Peçenek Caddesi ve Kurt Sokak üzerinde ikamet eden Anka Yaşam Sitesi sakinleri, yolun asfaltlanmaması ve yolda aydınlatılma sistemi olmaması sebebiyle zorluk yaşadıklarını dile getiriyor.

"Biz de aynı yerde ikamet ediyoruz yolumuz bozuk ve çamur halinde birde yağmur olduğunda daha çekilmez oluyor bir an önce yolumuz ve aydınlatmanın yapılırsa çok iyi olacak gece sokak köpekleri saldırıyor teşekkür ederim" - Tacettin

Tacettin Bey'in bu feryadı aslında "Modern Ankara" dendiğinde madalyonun arka yüzünü gösteriyor. Çamurdan yürünemeyen yollar, yanmayan lambalar ve başıboş köpek korkusu... 2026 yılında Başkent’in göbeğinde hala "yolu hangi belediye yapacak?" tartışması yaşanması tam bir skandal.

*

KILIÇDAROĞLU İSMİ KİMLERDE, NEDEN PANİK YARATIYOR?

KÖŞE YAZARI: DURAK KARABULUT - 9 NİSAN 2026

"...Son günlerde dikkat çeken bir konu var. Mutlak butlan tartışması… Henüz ortada kesinleşmiş bir karar yok. Resmî bir açıklama yok. Ama bir isim konuşuluyor: Kemal Kılıçdaroğlu. İsmin yalnızca gündeme gelmesi bile bazı çevrelerde dikkat çekici bir hareketlilik oluşturuyor. Bir telaş, panik hissediliyor. Ben de bu durumu vatandaşa sordum: “Kılıçdaroğlu yeniden aktif siyasete dönse ne hissedersiniz?”

"CHP Türkiye’nin birinci partisi diye bağıranlar; evet, bir olmuştu. Kim birinci olmasını sağladı? Kılıçdaroğlu. Şu an bir mi? Değil. Çünkü mevcutlar sermayeyi tüketti. Lider Kemal varken sorun yoktu; an itibarıyla belediye kalmadı." - Sevgi Bektaş

"Kılıçdaroğlu güvendi, Kılıçdaroğlu saygıydı, Kılıçdaroğlu CHP’nin kalesiydi. Ne zaman gitti, kalenin kapıları aşıldı. O gün bugündür belediyeler, ilçeler yıkılmakta. Truva atı kalenin merkezine yerleşti; sizce o eski dimdik duran, başımızın tacı CHP’ye dönün bir bakın." Ahmet İkinci

"Tespitlerinize aynen katılıyorum Sayın Karabulut. Sayın Kılıçdaroğlu Türk siyasetinde bir ekol. CHP şu an Türkiye'nin birinci partisiyse Sayın Kılıçdaroğlu'nun sayesinde.. İmamoğlu da boş, Özgür Özel de boş.." - Kenan Üşenmez

"Şu anki yönetim bu işi yapamıyor; parti bölük pörçük oldu. 'Tısuncuklar', 'topuk efeler', ne ararsan var. Parti yönetimi genel başkana değil, etrafına verildi. Hiçbir kadro CHP’li değil; devşirme, herkesin kendi kadrosu göreve geliyor. Bizim CHP’ye güvenmemizin nedeni liyakat ve torpilsizlikti ama şu anki noktada böyle bir durum yok; kadrolaşma, torpil kol geziyor. Yazık. Kemal Bey varken bir korku vardı, bir sistem vardı. Kemal Bey'e karşı yürütülen karalama kampanyası tamamen korku algoritmasıydı." - Serhat Yılmaz

Durak bey ne iyi etmiş de sokağa çıkmış. Ellerinize sağlık. Algı siyasetinden geriye dürüstlük kalmayacak diye ödüm patlıyordu. Kılıçdaroğlu'nun şahsına münhasır yapısını bir kez daha hatırlamış olduk. Ne de olsa siyasette özgül bir ağırlığı var.

*

ANKARA’DA SU FATURASI ŞOKU! ŞİŞKİN FATURALARIN NEDENİ BELLİ OLDU

EDİTÖR: BÜŞRA AKÖZ - 9 NİSAN 2026

"... Başkent Ankara’da birçok vatandaş son günlerde gelen su faturalarındaki yüksek tutarları konuşuyor. Geçmiş dönemlere göre daha yüksek gelen faturalar sosyal medyada da gündem olurken, ASKİ üzerinden gönderilen resmi mesaj, artışın nedenine ilişkin önemli bilgiler içerdi."

"Allah'ın suyundan para mı alacağız diyen Yavaş, 'suyu bedava yapacağız' diye seçim vaadi yaptı; şimdi Türkiye'de en pahalı suyu kullanıyoruz. Ağam bizimle eğleniyor! Mesaj atarak utanır biraz insan bu mesajı atarken." - Oktay

Yeşilçam’ın o unutulmaz sahnesindeki gibi, "Ağam bizimle eğleniyor" dedirten bu tablo, vaatler ile faturalar arasındaki uçurumu çok net özetliyor. Vatandaş bedava ya da ucuz su beklerken gelen "izahat" mesajları, maalesef musluktan akan suyun maliyetini hafifletmiyor. Yeni Ankara olarak, seçim meydanlarında verilen sözlerin ASKİ faturalarında neden karşılık bulmadığının takipçisi olmaya devam edeceğiz.

*

ULUS’TA BİR “NERO” HİKÂYESİ...TENCEREDE KAYNAYAN SEVGİ...ANKARA’NIN KALBİ ULUS…

YENİ ANKARA GENEL YAYIN YÖNETMENİ HASAN TAŞKIN - 10 NİSAN 2026

Ankara'nın kalbi Ulus...

Dar sokaklar, eski hanlar, geçmişin izini taşıyan duvarlar…

Adres belli:

Kale Mahallesi, Konya Sokak, Hayırlı İş Hanı, ikinci kat.

Kapıyı aralıyorsunuz…

Karşınıza bir lokanta değil, bir “ev” çıkıyor.

"Nermin Hanım güler yüzü ve lezzetli sıcacık yemekleri ile her daim sofralarımızı güzelleştiriyor." - Sümeyya Toker

"Ay gidip her şeyine bayıldığım yerin böyle güzel bir hikayesi olması beni çok mutlu etti, tam bir aile sıcaklığı." - Esra Koç


Belli ki Nermin Hanım’ın eli sadece lezzetli değil, müdavimi de çok. Anlattığınız o aile sıcaklığını yerinde test etmekte fayda var. Hatta bu yazıdan sonra, Hasan Bey Yeni Ankara ekibini de o meşhur "Nero" sofrasına götürür herhalde? Hem güzel bir yemek yeriz hem de tencerede kaynayan o sevginin hikâyesini yerinde dinlemiş oluruz. Merakla bekliyoruz!

SON SÖZ

Bu hafta da, yorumlarınızı tek tek inceledim ve içime sinen bir düzen içinde aktarmaya çalıştım.

Eleştirileriniz, sitemleriniz, tepkileriniz ve destekleriniz…

Hepsi, gazeteciliğin en kıymetli malzemesi.

Biz çuvaldızı her zaman kendimize batırırız; sorun olmaz.

Ama sizlerden bir ricam olacak:

Yorumlarınızı yazarken güzel Türkçemizi mümkün olduğunca özenli kullanalım.

Bazen öyle bozulmuş bir halde geliyor ki, ne demek istediğinizi anlamak için epey çaba sarf ediyoruz.

Yine de vazgeçmiyoruz; çünkü sizlerin sesi bizim yönümüz.