Yeni Ankara Artık JTI Akreditasyonlu!

Yeni Ankara’nın habercilikteki şeffaflığı uluslararası JTI akreditasyonu ile tescillendi! Okurlarımızın sesi, haberlerimizin aynası olmaya devam ediyor.

Yeni Ankara Artık JTI Akreditasyonlu!

Değerli okurlarımız,

Bu hafta köşemize, Yeni Ankara ailesi olarak hepimizi gururlandıran, habercilikte şeffaflık ve etik duruşumuzun uluslararası alanda mühürlendiği büyük bir müjdeyle başlıyorum. Kurumumuz, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından hayata geçirilen ve küresel bir güven standardı olan Journalism Trust Initiative (JTI) akreditasyonunu alarak, dünya standartlarında bir yayın organı olduğunu tescilledi.

BU BAŞARIYA GİDEN YOL: JTI AŞAMALARI

Bu sertifikayı almak; yayın ilkelerimizden mülkiyet yapımıza kadar tüm süreçlerimizi kapsayan Öz Değerlendirme, tüm politikalarımızı kamuoyuna açtığımız Şeffaflık Beyanı ve uluslararası denetçilerin yerinde incelemesiyle gelen Bağımsız Denetim aşamalarından geçilerek mümkün oldu.

GÜÇLÜ HABER MERKEZİ VE KURUMSAL VİZYON

Bu başarı, Yeni Ankara Yönetimi’nin vizyoner bakış açısı ve Haber Merkezimizin durmak bilmeyen enerjisinin ortak sonucudur.

İmtiyaz Sahibimiz Ali Çetin’in vizyonu; Haber Müdürümüz, Yazı İşleri Sorumlumuz ve Editör ve Muhabir arkadaşlarımızın mutfaktaki titiz mesaisi,

Sayfamızı modern ve dinamik bir görünüme kavuşturan teknik ve grafik ekibimizin estetik dokunuşları,

Yazarımız Ali Murat Karabağ’ın süreci profesyonel bir titizlikle olgunlaştıran katkıları,

Yeni Ankara TV’de yayınları disiplinli bir rutine oturtan prodüksiyon ekibimizin gayreti bu belgenin gerçek sahibidir.

GELECEĞE YATIRIM: EĞİTİMLİ GAZETECİLİK

Yeni Ankara sadece haber vermiyor, aynı zamanda bir okul vizyonuyla hareket ediyor. Kurum bünyesinde aylık periyotlarla düzenlenen düzenli eğitimler, genç editör ve muhabir arkadaşlarımızın mesleki gelişimine ve hayatlarına çok kıymetli değerler katıyor. JTI akreditasyonu, işte bu "nitelikli insan" odağımızın bir meyvesidir.

Ombudsmanlık: Güvenin Teminatı

Okur Temsilciniz (Ombudsman) olarak, bu sürecin "şeffaflık" ayağında pay sahibi olmaktan ve bu büyük emeğin bir parçası olmaktan büyük onur duyuyorum. JTI kriterlerinin merkezindeki "okurla dürüst iletişim" ilkesi, bu kürsünün varlığıyla anlam kazanıyor. Yeni Ankara sayfasının yenilenen yüzü ve artan yayın kalitesiyle, yönetimimiz ve tüm ekibimizle birlikte size "en güvenilir olanı" ulaştırma sözümüzü bir kez daha mühürlemiş olduk.

Bu başarı hepimizin!

*

OKURLARIMIZIN SESİNE KULAK VERELİM:

*

CİLT BAKIM RUTİNİ NASIL OLMALI? UZMANINDAN ALTIN TAVSİYELER

MUHABİR: BÜŞRA TOPTAŞ - 7 ŞUBAT 2026

“...Uzman Estetisyen Tuğçe Özdemir, doğru bir cilt bakımının nasıl olması gerektiğini Yeni Ankara’ya anlattı. Özdemir, “Cilt tipimize uygun ürünleri kullanmadan önce içerik listesine bakmak doğru seçim yapmamıza yardımcı olur” dedi.”

“OKUYUCUDAN BÜYÜK İLGİ!”

Uzman Estetisyen Tuğçe Özdemir’in açıklamaları sonrası Yeni Ankara okuyucularından onlarca soru ve teşekkür mesajı geldi. Özellikle güneş kremi kullanımı ve içerik okuma konusundaki uyarılar dikkat çekerken, birçok okuyucumuz Özdemir’e randevu ve iletişim bilgilerini sordu.

-"Güneş kremini kafama göre uyguluyordum fakat hata yapıyormuşum. Bundan sonra ürün içeriğine bakacağım.” - Bekir Aktoğ

-"Tuğçe hanımı hastanelerden tanıyorum. Şu anda nerede hizmet veriyorsa iletişime geçip işlem yaptırmak istiyoruz.- Aylin Gümüşsoy Akça

-"Peki cilt bakımı kimlere yapılmaz ve seans aralıkları nasıl olmalıdır? Öğrenmek isteriz.Fidan Melisa Demirci

-"Ne kadar güzel bir hanımefendi, güzellik uzmanı olduğu cildinin güzelliğinden belli.
Duygu

Okuyucularımızdan gelen ve yoğun ilgi gören 26 yorumun tamamına yer veremedik fakat, gösterdiğiniz ilgi ve değerli katkılarınız için teşekkür ederiz.

*

TARKAN, SEN BİZE NE YAPTIN?

KÖŞE YAZARI: SİMA GÜLESER POLAT - 8 ŞUBAT 2026

“... Siyasetin sert köşeleri, dünyanın o bitmek bilmeyen gürültüsü arasında ruhumuz da sessizce bavulunu toplayıp gitmişken; konserler hepimize iyi geldi. Tarkan, sahnelerden bize sadece şarkılarını değil, unuttuğumuzu sandığımız gülümsemeyi geri verdi.“

Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım “Tarkan, Sen Bize Ne Yaptın?” yazısı sonrası telefonum hiç susmadı, mesajlar doldu taştı. Anladım ki meğer hepimiz aynı bavula sığmaya çalışıyormuşuz; yorgun ruhlarımızı, o siyasetin gri gürültüsünden kaçırıp bir şarkının içine saklamışız. Ama diğer yandan bir arkadaşım da “Bu kadar abartmayın, 20 sene sonra da bugünleri özleyeceğiz” dedi. Haklı olabilir belki, zaman bazen en acı günü bile özlemle boyuyor. Ama ne yalan söyleyeyim; şu an yapılan şarkılar benim hayatıma pek de eşlikçi değil... Ben o eski tınılarda, o tanıdık duygularda kalmayı, ruhumu orada dinlendirmeyi seçiyorum. Ve belli ki bu konuda yalnız değilim...

-“Konserin hissettirdiği duygu daha iyi anlatılamazdı- Öz

-“Belki... Ankara'nın da ihtiyacı var. Özlenen duyguları ne güzel özetlemişsin. Kaleminize sağlık.- Dilek

-“Çok şükür ki Tarkan’ın Türkiye için kaybettiğimiz umudumuzun olduğunu dile getiren bir yazıya denk geldim yine gel Tarkan ülkece mutluluğumuza sebep ol yine yeniden kış güneşi gibi.- Arzu

-“Duygularımıza tercüman olan çok güzel bir yazı olmuş. Kaleminize yüreğinize sağlık.Mustafa Duman

*

SEVGİLİLER GÜNÜ’NÜN BİN YILLIK SERÜVENİ! ANTİK RİTÜELLERDEN MODERN ROMANTİZME

EDİTÖR: HİLAL BİLİCİ - 8 ŞUBAT 2026

“...Sevgililer Günü, günümüzde her yıl 14 Şubat’ta çiçekler, kartlar ve hediyelerle kutlanıyor. 14 Şubat aslında arkasında pagan geleneklerinden Roma zindanlarındaki gizli nikahlara uzanan, hem hüzünlü hem de direniş dolu bir hikaye barındırıyor.”

Editörümüz Hilal Bilici’nin 14 Şubat’ın antik kökenlerini anlatan yazısına, okurumuz Nurten Atalay’dan çok net bir itiraz geldi. Nurten Atalay, bu günü romantizmden ziyade; "Kapitalist düzenin çarklarını döndüren, bize dayatılmış bir Batı normu" olarak tanımlıyor. Hatta hızını alamayıp, "Bizim insanımızın sormadan anlamadan kapıldığı bir rüzgar" diyerek hepimizi bir öz eleştiriye davet ediyor.

Sözün özü; Hilal Bilici işin "hüzünlü tarihini" yazdı, Nurten Hanım ise "ticari gerçeğini" yüzümüze vurdu. Galiba 14 Şubat, bu iki zıt kutbun arasında bir yerlerde yaşanmaya devam edecek.

*

ANKARA, YENİ ANKARA…

KÖŞE YAZARI: ORHAN UĞUROĞLU - 29 EKİM 2025

"...Yeni Ankara’dan dünyaya Merhaba. Gazeteciliğe başladığım gün Ankara’daydım.
Bugün de Yeni Ankara’dayım. 56 yıldır süren özgür gazetecilik hikâyemin tanığı sizlersiniz..."

Usta yazarımız Orhan Uğuroğlu, 56 yıllık meslek hayatına “Yeni Ankara’dan dünyaya Merhaba” diyerek devam ederken, sadık okurları da onu yalnız bırakmadı. Yazısının üzerinden aylar geçse de yorumlar durmuyor; belli ki okur usta kalemini nerede olsa buluyor.

-"Orhan abi, Yeniçağ’dan gittin diye üzülmüştüm; Ankara’da buldum, sevindim. Okumaya devam abi!" - Alaçaylı

-"Merhaba Sayın Uğuroğlu, sizi sonunda buldum. Yeni Ankara’da da sadık bir okurunuz olacağım. Saygılarımla..." - Mutahhar Aksarı

-"Türkiye’nin gururu, mesleğin duayeni Orhan Uğuroğlu; sizin olduğunuz her yerde 'Uğur' vardır. Bir okurunuz olarak mutlulukla ben de sizin olduğunuz yerdeyim. Hayırlı ve uğurlu olsun inşallah..." - Zeki Topçuoğlu

56 yılın hatırına, yazar nereye okur oraya...

*

DERİN DUVAR’DAKİ O TUĞLALARI ÇEKMEYE VAR MISINIZ?

KÖŞE YAZARI: TAMER KORKMAZ - 29 OCAK 2026

Yazarımız Tamer Korkmaz'ın geçtiğimiz ay Uğur Mumcu'yu anlattığı yazısıyla sormaya, sorgulatmaya devam ediyor. Yazının üzerinden vakit geçse de, okuyucumuz Mustafa Bey 9 Şubat'ta yazıya bir yorum getirdi.

-"Hocam her zamanki gibi süper olmuş. Eminim ki sizin heybede daha çok büyük turp var; umarım en kısa sürede onları da okuma imkânı buluruz. Bir de FETÖ'den ihraç edilip birilerinin desteğiyle başka bakanlıklarda kamu görevlisi olan; eşi, baldızı ihraç edildiği yerde memur kalıp sonra kurum değiştiren müptezellere de sıra gelir..."

Tamer Bey’in o meşhur heybesinden daha ne "turplar" çıkacak biz de merakla bekliyoruz. Anlaşılan o "Derin Duvar"dan daha çok tuğla çekilecek!

*

Tamer Korkmaz'ın 10 ŞUBAT 2026 tarihinde kaleme aldığı;
“UYANDIRMA SERVİSİ” SUNAR: MEDYA MAHALLESİ’NDEKİ TAHTEREVALLİ, NASIL BİR OYUNDUR? başlıklı yazısına okuyucularından gelen yorumlar:

“...Enis Berberoğlu’nun Genel Yayın Yönetmenliği döneminde Hürriyet’in “Pazar” ekini yöneten “İskoç” lakaplı İskender Baydar, 1 Haziran 2013 tarihinde Twitter’da şöyle yazdı: “Hürriyet’in manşetlerini Zaman Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’ya danışarak atan Enis Berberoğlu, sana da günaydın! Uyan, Enis Berberoğlu, uyan; Fetullah Gülen aleyhine haberlere nasıl izin vermediğini anlat!”

-"Tamer Bey yakın dönem Türk medyasının ilişkiler ağını deşifre etmiş. Teşekkürler. Gerçi kim karanlıkta, kim aydınlıkta, kim dumanlı-puslu havadan nemalanmış çoktan ayan olmalıydı. Lakin necip medyamızın çağdaş kalemşörleri gerçekleri görmezden geldi."
Coşkun

-"Bunlardan bazıları sözüm ona iktidara yakın TV ve gazetelerde hâlâ görev alabiliyorlar. Bu tipler yüzünden milletin gözünde samimiyet sorgulanıyor. Yine çok güzel bir yazı olmuş Sayın Tamer Bey; yüreğinize, emeğinize, kaleminize sağlık." - Ufuk Birkan

-"Yazı pek iyi anlaşılmıyor. Kim kime nasıl çelme atmış, kim nerede nasıl bükülmüş sektörün dışındakiler anlamaz. İlkokulda başkandım, birine sövdüm diye başkanlığım bitti. CHP, Özgür Özel'in genel başkanlığını kaldırırsa hava hoş!" - Ahmet Atılgan

-"Bu yazıları bu kadar net ve anlaşılır hali ile yazan tek gazetecisiniz. Tebrik ediyorum. Yüreğinize sağlık." - Ysnkhvc

-"Güzel yazı için teşekkürler. Epstein Türkiye bağlantıları da açığa çıkar inşallah." - Kürşat

Yazılar anlaşılsın ya da anlaşılmasın, herkesin ortak derdi aynı: Gerçekler artık gün yüzüne çıksın...

Tamer Korkmaz'ın 12 Şubat 2026'da yazdığı “SAKIN, SAKIN, SAKIN HA!” başlıklı yazısına bakalım:

Korkmaz yazısıyla Galatasaray ve TFF arasındaki o gizemli görüşmeyi gündeme taşıyınca, okurumuz adeta bir "taraftar tribününe" dönüştü. Futboldaki iddialar, siyasi analizlerle birleşince ortaya çok renkli bir tablo çıktı:

-"Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi bir huyu var. Ve size haksızlık yapanların pişman olacakları gün de yakındır. Vesselam..." - HDK

-"Tamer Bey yaşadıklarınızı biliyoruz. Biz gerçekleri dobra dobra yazdığınız için sizin arkanızdayız. Allah işinizi rast getirsin." - Esra

-"Mösyö’yü de aşan bir yapıyla karşı karşıyayız demek ki. 'Ağar Roman'ın son günlerde GS tribünlerinde boy göstermesi bunun ipuçlarını veriyor." - Muzahir Çamlı

-"GS, Şampiyonlar Ligi'nde son 24'te, adamlar çatır çatır oynuyor. UEFA’dan şikeden tescilli kulüp FB, onu da yazsana." - Fenerli

-"Şike kumpası belgelenmişken Fener’e şikeden tescilli demek FETÖ’cülüktür. Haram lig şampiyonluğuyla gidilen Şampiyonlar Ligi'nde yıllardır rezil olanlardan söz etsenize." - Faruk Ç. (Fenerli isimli okuyucuya cevaben)

*

YENİ ANKARA, ULUSLARARASI GAZETECİLİK GÜVEN STANDARDI JTI’DEN AKREDİTASYON ALDI

EDİTÖR: FIRAT KARABULUT - 11 ŞUBAT 2026

"...Yeniankara.com.tr, uluslararası gazetecilik alanında en saygın güven ve şeffaflık standartlarından biri olan Journalism Trust Initiative (JTI) tarafından yapılan değerlendirme sonucunda akredite edildi. Bu süreci planlayan, başlatan ve kurgulayan isim olan Ali Murat Karabağ, elde edilen bu önemli kazanımın yalnızca bir belge değil; doğru, şeffaf ve kamu yararını önceleyen habercilik anlayışının bağımsız bir teyidi olduğunu vurguladı."

YeniAnkara.com.tr’nin uluslararası gazetecilik standartlarını belirleyen Journalism Trust Initiative (JTI) tarafından akredite edilmesi, okurlarımız arasında büyük bir memnuniyetle karşılandı. Ali Murat Karabağ’ın öncülüğünde gelen bu şeffaflık tescili, haberlerimize duyulan güveni bir kez daha perçinledi.

Başarımızı paylaşan okurlarımızın yorumları:

-"Ali Murad hocam neye elini dokundursa bereketli oluyor, helal olsun şaşırmadım."
Can Muhammedoğlu

-"İyi. Taahhütlerinizi okudum. Habercilik için eksikler var ama bu da iyi. Artık daha sıkı takip edeceğim haberlerinizi. Bir hatanızı gördüğümde JTI'ye şikayet edeceğim." - Muhabir

-"Tebrik ederim..." - Cavit Güneş

-"Hocam tebrikler." - Selen Demir

-"Bravo." - Haluk Güvenç

-"Tebrikler." - Eser Doğan

Uluslararası bir güven mührünü almak kadar, o mührün sorumluluğunu taşımak da önemli. Okurumuzun "Artık daha sıkı takip edeceğim" diyerek bizi JTI ile denetleyeceğini söylemesi, aslında bize verilen en kıymetli ödevdir. Yeni Ankara olarak, her türlü yapıcı eleştiriye ve "bağımsız denetime" açık olmaya devam edeceğiz.

*

PARLAMENTER SİSTEM VAADİ NE OLDU?

KÖŞE YAZARI: DURAK KARABULUT - 12 ŞUBAT 2026

" ...Türkiye’de kırılmanın, parlamenter sistemin kaldırılmasıyla başladığı her gün anlatılıyordu. Millet ittifakı adı altında birleşen muhalefetin en temel ve öncelikli vaadi şuydu: Güçlendirilmiş parlamenter sistem... Seçim oldu. O partilerin tamamı bugün Meclis’te temsil ediliyor. Peki şimdi ne oldu?"

-"Kişilerin konumları ne olursa olsun etik davranabilmeleri ancak şahsiyetli ve ahlaklı bir kişiliğe sahip olmalarıyla mümkün. Yani bir başka deyişle; söyledikleri yanlış olsa bile bunu içselleştirmeleri ve ona uygun davranmaları lazım. Güzel ve anlamlı yazınızdan dolayı sizi kutlarım." - Zeynel Öztürk

Meclis’in ve siyasetin bugünkü hali malum. Vekillerimiz o meşhur tekme tokat kavgalardan başlarını kaldırıp önlerini görebilirlerse, belki verdikleri vaatleri de hatırlarlar. Ama pek sanmıyorum; seçimin üzerinden çok zaman geçti, o sözler de çoktan buhar olup uçtu. Durak Bey’in hatırlatması yerinde ama siyasette hafıza maalesef sandıktan sandığa tazeleniyor.

*

ANKARA ÇUBUK’TA KARDEŞLERİN HAYALİ KIR BAHÇESİNE DÖNÜŞTÜ

EDİTÖR: BUSE AKAR - 12 ŞUBAT 2026

"... Ankara’nın Çubuk ilçesinde yaşayan Kübra Özgüler ve Esra Kavasoğlu kardeşler, babalarına ait hobi bahçesini kahvaltı ve yöresel lezzetlerin sunulduğu kır bahçesine dönüştürdü. Pandemi döneminde iş bulamayan genç girişimciler, aile desteğiyle hayallerini gerçeğe dönüştürdü."

-"5 yıl önce başladılar ve bugünlere geldiler. Çubuk ilçemizin genç kadın girişimcileri olarak hedeflerine birer birer uzanıyorlar. Güler yüzlü olmaları hasebiyle ailecek gelinebilecek bir mekân yaratmışlar, konseptleri de mükemmel." - Hayati Kocademirci

Pandemi gibi zorlu bir dönemde işsizlik kıskacına girmeyip, babalarına ait hobi bahçesini bir üretim alanına dönüştüren iki kız kardeşin bu başarısı, yerel ekonomiye can suyu olan bir "umut" hikâyesidir. Gazetemizin temel görevlerinden biri, sadece gündemi takip etmek değil, toplumun içinde filizlenen başarı hikayelerine de ayna tutmak.

*

Bİ PROFENİD NEDİR, NE İÇİN KULLANILIR, ANTİBİYOTİK Mİ, KAÇ SAAT ARAYLA İÇİLİR?

EDİTÖR: BÜŞRA AKÖZ - 10 TEMMUZ 2025

"...Kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarında sıkça tercih edilen Bi Profenid, ağrı ve iltihap tedavisinde etkili bir ilaç olarak öne çıkıyor. Peki, Bi Profenid nedir, ne için kullanılır, antibiyotik mi, kaç saat arayla içilir?"

Gazetemizin internet sitesinde 10 Temmuz 2025 tarihinde yayınlanan " bilgilendirme haberine, 13 Şubat 2026 günü, okurumuz Nurgül Hanım’dan bir soru geldi:

-"Dişim ağrıyor, bir de eti şişmiş; bu ilaç iyi gelir mi, onu öğrenmek istiyorum."

Okurumuzun bu sorusu, basın etiği ve sağlık haberciliği üzerine önemli bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Öncelikle şunu net bir şekilde ifade etmeliyiz: Bi-Profenid bir antibiyotik değil, steroid olmayan iltihap giderici bir ağrı kesicidir. Ancak diş etindeki şişlik bir enfeksiyona işaret ediyorsa, kontrolsüz ilaç kullanımı sorunu daha da ağırlaştırabilir.

Okur Temsilcisi olarak burada bir özeleştiri yapmamız gerekiyor. Bu tarz ilaç bilgilendirme haberleri toplumu bilinçlendirmeyi amaçlasa da içeriğinde "mutlaka doktorunuza danışın" uyarısının eksikliği, okurlarımızı yanlış bir yönelime sevk edebilir. Sağlık şakaya gelmez; hiçbir haber içeriği "tedavi tavsiyesi" yerine geçemez.

Nurgül Hanım özelinde tüm okurlarımıza sesleniyoruz: Rahatsızlık hissettiğinizde lütfen internetteki bilgilerle değil, uzman bir hekime başvurarak hareket ediniz. Biz de bundan sonraki sağlık içeriklerimizde, tıbbi uyarı notlarımızı çok daha görünür ve vurgulu şekilde kullanacağımızın sözünü veriyoruz.

SON SÖZ

Her hafta olduğu gibi bu hafta da yorumlarınızı tek tek inceleyerek, içime sinen bir düzen içinde aktarmaya çalıştım.

Eleştirileriniz, sitemleriniz, tepkileriniz ve destekleriniz…

Hepsi, gazeteciliğin en kıymetli malzemesi.

Biz çuvaldızı her zaman kendimize batırırız; sorun olmaz.
Ama sizlerden bir ricam olacak:
Yorumlarınızı yazarken güzel Türkçemizi mümkün olduğunca özenli kullanalım.
Bazen öyle bozulmuş bir halde geliyor ki, ne demek istediğinizi anlamak için epey çaba sarf ediyoruz. Yine de vazgeçmiyoruz; çünkü sizlerin sesi bizim yönümüz.

Unutmayın:
Gazetecilik, haberi yayınladıktan sonra susmak değildir.
Okurun nefesi, haberin devamıdır.

Sima Güleser Polat — Okur Temsilcisi