Özbilici: "Kaçıp vurulmaktansa işimi yapmayı tercih ettim"
Burhan Özbilici Karlov suikastı fotoğraflarının perde arkasını paylaştı. "Yüzde 99 vurulacağımı düşündüm" diyen usta isim, o tarihi ana dair çarpıcı detaylar verdi.
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un 2016 yılında Ankara’da uğradığı suikastı fotoğraflayarak dünya basın tarihine geçen Associated Press foto muhabiri Burhan Özbilici, “Ben gazeteciyim. Oradaydım ve görevimi yapmalıydım. Eğer kaçsaydım dünya bu olayı bu kadar güçlü göremeyebilirdi” dedi.
Özbilici'nin çektiği karelerde yalnızca suikast değil; korku, kaos, siyasi gerilim ve tarihin donmuş anı vardı. Fotoğraf, dünya medyasında en çarpıcı haber fotoğrafı olarak değerlendirildi.
Burhan Özbilici, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde Abdurrahman Antakyalı'nın moderatörlüğünü yaptığı “Basın Fotoğrafçılığı Sohbetleri” programına katıldı. Programda konuşan Özbilici, “Bir anda kıyamet koptu. Hayatım gözlerimin önünden geçti ama işimi yapmaya devam ettim. Annem, babam, öğretmenlerim, arkadaşlarım, hatta kedilerim aklıma geldi. Ama paniklemedim. Sanki hepsi etrafımdaymış gibi hissettim. Dayanabilmek ve çalışabilmek için buna ihtiyacım vardı” dedi.
''KAÇARKEN VURULMAKTANSA; İŞİMİ YAPARKEN VURULMAYI TERCİH ETTİM''
Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde yaşanan suikast anını anlatan Özbilici, sergiye rutin bir görev için gittiğini söyledi.
Büyükelçinin konuşma yapacağını öğrendikten sonra salonda kalmaya karar verdiğini belirten Özbilici, saldırının başlamasıyla yaşananları şöyle anlattı:
“Bütün dünyayı şok eden bir olaydı. Ben de şok oldum, korktum ama paniklemedim. Bir anda kıyamet koptu. İnsanlar çığlıklar içinde kaçıyordu, bazı katılımcılar da yere yatarak korunmaya çalışıyordu. Gazetecinin sorumluluğu bu olayı belgelemekti. Yüzde 99 vurulacağımı düşündüm. Ama kaçarken arkadan vurulmaktansa, işimi yaparken vurulmayı tercih ettim. Çok dikkat ettim.''
''ÇANAKKALE SAVAŞI'NDAYMIŞIM GİBİ HİSSETTİM''
O anlarda çocukluğundan beri dinlediği Çanakkale Savaşları hikâyelerinin de aklına geldiğini belirten Özbilici, babasının kendisine sık sık Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale’de askerlerine söylediği “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” sözünü anlattığını ifade etti.
Yaşadıklarını daha sonra yurt dışında da anlattığını belirten Özbilici, Viyana’da Avusturya Başbakanı’nın kendisine, “Bir katilin karşısında nasıl fotoğraf çekmeye devam ettin?” diye sorduğunu aktararak, “Ben de ona ‘Atatürk’ü biliyor musunuz?’ diye sordum. O da ‘Hepimiz Atatürk’e hayranız’ dedi. Ben de Çanakkale’deki ‘Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum’ sözünü anlattım. Suikast anında sanki Çanakkale’deymişim gibi hissettim ve ‘İşini yap, ölürsen de görevini yapmış olarak öl’ dedim” ifadelerini kullandı.
KATİLLE ÖLDÜRDÜĞÜ KİŞİNİN AYNI KAREDE OLDUĞU BAŞKA SUİKAST YOK
Özbilici, çektiği karenin yalnızca bir haber fotoğrafı olmadığını belirten, “Katille öldürdüğü kişinin aynı karede canlı olarak bulunduğu başka bir olay yok. Bu fotoğraf tarihe bırakılmış çok güçlü bir görsel tanıklık” dedi.
Özbilici, olay sırasında 100’ün üzerinde kare çektiğini belirterek, “Sayının önemi yoktu. O an neyi belgeleyebileceğimi düşünüyordum. İlk anda saldırganı koruma ya da görevli sandım. Sonradan katil olduğunu anladım” diye konuştu.
Kendisine yönelik “kahraman” yorumlarından rahatsız olduğunu da dile getiren Özbilici, “Kahramanlık yaptığımı düşünmüyorum. Sadece işimi yaptım. Farklı bir mesleki eğitimim, farklı bir duruşum var” ifadelerini kullandı.
''GAZETECİLİK YALNIZCA TEKNİK BİLGİ İLE YAPILAMAZ''
Özbilici, gazeteciliğin yalnızca teknik bilgiyle yapılamayacağını vurgulayarak, “Fotoğrafçılık sadece fotoğraf çekmek değildir. İnsanları, tarihi, coğrafyayı anlamanız gerekiyor. Güçlü fotoğraf ancak o zaman ortaya çıkar” ifadelerini kullandı.
Gençlere de seslenen Özbilici, “Gençlik ideal demektir. İdeali olmayan bir insan hiçbir meslekte kalıcı başarı elde edemez. Gençler idealleriyle çok şey başarabilir. Gazetecilik aynı zamanda güçlü bir psikolojik dayanıklılık gerektirir. Gazetecilik cesaret ve soğukkanlılıktır'' diye konuştu.
DÜNYANIN BİRÇOK BÖLGESİNDE GÖREV YAPTI
Basın hayatına 1970’li yıllarda başlayan Burhan Özbilici, 1989’da Associated Press bünyesinde tam zamanlı serbest foto muhabiri, 1996 yılından itibaren ajansın kadrolu foto muhabiri olarak görev yaptı. AP adına Körfez Krizi’nden Birinci Körfez Savaşı’na, Pakistan depremlerinden Orta Doğu’daki çatışma bölgelerine kadar birçok önemli gelişmeyi takip eden Özbilici, 2016 yılında Andrey Karlov suikastını belgeleyen fotoğraflarıyla dünya çapında büyük yankı uyandırdı. Özbilici, aralarında World Press Photo 2017 birinciliğinin de bulunduğu çok sayıda uluslararası ödül kazandı.