Bir diş hekiminin fikri nasıl tarihin en korkunç idam aracına dönüştü?
Diş hekimi Alfred Southwick'in 'insancıl' idam yöntemi arayışı, 1890'da insanlık tarihinin en korkunç infazlarından birine dönüştü. Elektrikli sandalye ile idam edilen ilk kişi olan William Kemmler'ın son anları, Edison ve Westinghouse arasındaki 'Akımlar Savaşı'nın kurbanı oldu.
6 Ağustos 1890 tarihinde New York'taki Auburn Hapishanesi'nde gerçekleşen olay, hem hukuk hem teknoloji hem de tıp tarihi açısından dönüm noktalarından biri oldu. Baltayla cinayet işlemekten suçlu bulunan William Kemmler, dünya tarihinde ilk kez elektrikli sandalye kullanılarak idam edilen kişi olarak kayıtlara geçti. Ancak "daha insani" bir yöntem olarak pazarlanan bu infaz, tarihin en dehşet verici skandallarından birine dönüştü.

BİR DİŞ HEKİMİNİN FİKRİ NASIL DOĞDU?
Her şey 1880'lerde Buffalo'lu bir diş hekimi olan Alfred Southwick'in tanık olduğu bir olayla başladı. Sarhoş bir adamın elektrik jeneratörüne dokunup anında ve acısız bir şekilde öldüğünü gören Southwick, mevcut asılma yöntemlerinin son derece vahşi ve başarısız olduğuna inanıyordu. Elektriğin daha "insani" bir infaz yöntemi olabileceğini savunan Southwick’in bu fikrini benimseyen New York eyaleti, 1888 yılında elektrikli sandalyeyi resmi infaz yöntemi olarak kabul etti.

EDİSON VE "AKIMLAR SAVAŞI" KURUŞLARI
Sürece damga vuran bir diğer unsur ise dönemin dev sanayicileri arasındaki "Akımlar Savaşı" oldu. Doğru Akım (DC) savunucusu Thomas Edison, rakibi George Westinghouse’un Alternatif Akım (AC) sistemini itibarsızlaştırmak için fırsatı kaçırmadı. Edison, alternatif akımın insan öldürecek kadar tehlikeli olduğunu kanıtlamak amacıyla sandalyenin tasarımında AC akımının kullanılmasını sağladı. Hatta halk arasında elektrikle idam edilmeyi "Westinghousing" (Westinghouse'lamak) olarak adlandırarak rakibine ticari bir darbe vurmayı hedefledi.

İNFAZ ANINDA YAŞANAN DEHŞET
Yeni yöntemin acısız ve insancıl olduğu iddiaları, ilk uygulamada tamamen çöktü. İnfaz günü Kemmler sandalyeye bağlandı ve vücuduna 17 saniye boyunca bin volt elektrik verildi. Bilincini kaybettiği düşünülerek akım kesildi ancak odadaki doktorlar Kemmler'ın hâlâ nefes aldığını ve kalbinin attığını fark etti.
Büyük bir panik içinde voltaj 2 bin volta çıkarıldı. Jeneratörün yeniden dolması zaman aldığı için Kemmler dakikalarca ağır acılar çekti; vücudundan dumanlar yükseldi ve kan damarları patladı.
İnfazın ardından tanık olduğu dehşeti aktaran ünlü hekim George Shrady, gazetecilere verdiği demeçte yaşanan skandalı tek bir cümleyle özetledi: "Baltayla yapsalardı çok daha insanca olurdu."