Ankara seyircisi neden farklı? Usta isim Hasan Tanay'dan Yeni Ankara'ya çarpıcı itiraflar

Hasan Tanay, geride kalan Dünya Tiyatro Günü’nde tiyatronun toplumsal sorumluluk ve üretim boyutunu anlattı.

Ankara seyircisi neden farklı? Usta isim Hasan Tanay'dan Yeni Ankara'ya çarpıcı itiraflar

27 Mart Dünya Tiyatro Günü kapsamında Yeni Ankara’ya değerlendirmelerde bulunan Tiyatro Üreticileri ve Yapımcıları Derneği Başkanı Hasan Tanay, tiyatronun yalnızca sahnede icra edilen bir sanat dalı olarak değil, toplumsal sorumluluk taşıyan bir alan olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Oyuncu, yazar ve yönetmen kimliğiyle üretimini sürdürdüğünü belirten Tanay, hem sanatın dönüştürücü etkisine hem de tiyatro emekçilerinin karşılaştığı yapısal sorunlara dikkat çekti.

"ANKARA SANAT TİYATROSU BENİM YOLUMU AYDINLATTI"

1999 yılında Ankara Sanat Tiyatrosu’nda profesyonel tiyatro hayatına adım atan Tanay, ilk sahne deneyiminin Deniz adlı oyunla başladığını belirtti. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının mücadelesini anlatan bu oyunun, kendi sanat yolculuğunda derin izler bıraktığını ifade etti.

"İlk oyunum Deniz diye bir delikanlı, Deniz Gezmiş'lerin hayatını, o dönemin mücadele ruhunu anlatan bir oyundu. Onunla sahneye çıktım, profesyonel sahne hayatım o oyunla başlamış oldu. Şimdi o ruh bana sadece sahne üzerinde değil, yazarlık ve yönetmenlik serüvenimde de çok etkili oldu. O zamanki hocalarımızın, ustalarımızın bize sundukları eğitimler ve oradan almış olduğumuz deneyimler yolumu aydınlattı ve o deneyimler bugün yapmaya çalıştığım tiyatro serüvenimde bana ışık oldu."

“SADECE OYUNCU DEĞİL, ÜRETİMİN HER ALANINDAYIM”

Tiyatroyu yalnızca sahneyle sınırlı görmediğini dile getiren Tanay, yazarlık ve yönetmenliğe yönelmesinin bir ihtiyaçtan doğduğunu söyledi. Türkiye’de sahnelenebilecek nitelikli ve toplumsal içerikli metinlere ulaşmanın zorluğuna dikkat çeken Tanay, bu nedenle kendi oyunlarını üretmeye başladığını ifade etti.

“Yazmak yeni bir dünya kurmak, yönetmek o dünyayı şekillendirmek, sahnede olmak ise o dünyanın içinde yaşamaktır” diyen Tanay, tiyatronun her alanının ayrı bir süreç olduğunu vurguladı.

"PANDEMİ, TİYATRO EMEKÇİLERİNİN YALNIZLIĞINI ORTAYA ÇIKARDI”

2019 yılında kurulan Tiyatro Üreticileri ve Yapımcıları Derneği’nin başkanlığını da yürüten Tanay, pandemi sürecinin tiyatro emekçilerinin karşı karşıya kaldığı sorunları görünür kıldığını söyledi.

Bu süreçte tiyatro alanında yasal düzenleme ihtiyacını gündeme taşıdıklarını belirten Tanay, hazırladıkları raporların Meclis’e kadar ulaştığını ifade etti ve “Tiyatro kamusal bir hizmettir. Bu alanda üretim yapanların hem merkezi hem yerel yönetimler tarafından desteklenmesi gerekir” dedi.

“SANAT, GÖRMEDİĞİMİZİ GÖRMEMİZİ SAĞLAR”

Tiyatronun toplumsal gerçeklikten bağımsız düşünülemeyeceğini vurgulayan Tanay, sanatın toplumun aynası olduğunu belirtti.

“Biz sahnede insanların görmediğini görünür kılmaya çalışıyoruz. Savaşları, adaletsizlikleri, insanın yaşadığı acıları anlatıyoruz. Çünkü bu dünya bunu hak etmiyor” sözleriyle tiyatronun vicdani yönüne dikkat çekti.

Tanay’a göre tiyatro sadece bir sanat değil, aynı zamanda bir dönüşüm aracı. “Daha güzel bir dünyayı hayal ediyoruz ve o dünyayı sahnede kuruyoruz” diyen Tanay, sanatın temel motivasyonunun keşfetmek ve değiştirmek olduğunu söyledi.

ANKARA’DA TİYATRO ZOR AMA UMUT VERİCİ

Ankara’da tiyatro yapmanın hem zor hem de çok değerli olduğunu ifade eden Tanay, başkentin aynı zamanda güçlü bir tiyatro geleneğine sahip olduğunu vurguladı.

Salon bulma ve ekonomik sorunlara rağmen seyircinin ilgisinin kendileri için en büyük motivasyon olduğunu belirten Tanay, “Ankara seyircisi bilinçlidir, bu da tüm zorlukları aşmamızda bize güç veriyor” dedi.

Dünya Tiyatro Günü’nde sahne yalnızca bir oyun alanı değil, toplumun vicdanıdır mesajı veriliyor.

Tiyatro Kültür Sanat Ankara