1700 yıldır ayakta: Adana Taşköprü'nün gizemli tarihi açığa çıktı!
Adana Taşköprü mimari gizemleriyle zamana meydan okuyor. Roma döneminden kalan 1700 yıllık bu anıtsal yapının toprak altında kalan büyük sırrı ne?
Bilmeniz gerekenler: Roma İmparatorluğu döneminde, milattan sonra 384 yılı civarında inşa edilen Adana Taşköprü, küresel ölçekte halen aktif şekilde yaya ve bisiklet geçişlerine açık olan dünyadaki en eski köprü unvanına sahiptir. Seyhan Nehri üzerinde konumlanan bu anıtsal mühendislik harikası, Doğu Roma İmparatoru I. Theodosius'un talimatıyla antik dönemin ünlü mimarı Auxentius tarafından hayata geçirilmiştir. Orijinal tasarım şemasında 21 kemer gözü barındıran taş yapının, nehir yatağı ıslah çalışmaları esnasında 7 gözünün karada kalarak toprak altında kalması nedeniyle günümüzde sadece 14 gözü işlevsel durumdadır. Antik İpek Yolu hatlarının stratejik Akdeniz geçiş üssü olan 310 metre uzunluğundaki dev köprü, 2007 yılında tamamlanan restorasyonun ardından motorlu araç trafiğine kapatılarak koruma altına alınmıştır.
Arkeoloji araştırmacısı Can Tekin'in bölge müzesi arşiv kayıtlarına dayandırdığı verilere göre, Akdeniz coğrafyasının en görkemli anıt eserlerinden biri olan Adana Taşköprü, asırlardır kentin sosyo-kültürel kimliğini ve mimari siluetini şekillendirmeye devam ediyor. Seyhan Nehri'nin iki yakasını asırlardır bir arada tutan Adana Taşköprü, Roma İmparatorluğu'nun yüksek mühendislik dehasını günümüze ulaştıran canlı bir kültür mirası olarak kabul ediliyor. İnsanlık tarihinin kesintisiz olarak kullanılan en eski ulaşım yapılarından biri olan bu taş köprü, günümüzde hem yerel halkın ortak rekreasyon alanı hem de Çukurova turizminin merkezi odak noktası olma misyonunu başarıyla sürdürüyor.
ROMA İMPARATORLUK KAYITLARINDA GÖRE TAŞKÖPRÜ NASIL YAPILDI?
Antik çağda Akdeniz kıyılarından Anadolu'nun iç kesimlerine ve oradan Doğu Asya'daki Pers topraklarına uzanan askeri ve ticari yolların kesişim noktasında bulunan Adana Taşköprü, imparatorlukların lojistik stratejilerinde her zaman hayati bir öneme sahip olmuştur. Akademik çevrelerde ve sanat tarihi literatüründe köprünün ilk kökenine dair Hitit medeniyetine kadar uzanan çeşitli efsanevi görüşler bulunsa da, somut epigrafik kanıtlar mevcut yapının Geç Roma dönemine ait olduğunu tescillemektedir.
Adana Arkeoloji Müzesi'nde 1266 envanter numarasıyla koruma altında tutulan 12 satırlık Grekçe kitabe üzerinde Alman arkeologlar tarafından yapılan detaylı epigrafi çalışmaları, anıtsal yapının milattan sonra 384 yılında İmparator I. Theodosius döneminde mimar Auxentius tarafından inşa edildiğini doğrulamaktadır. 19. yüzyılda bölgeyi ziyaret eden seyyah Victor Langlois'nın günlüklerinde İmparator Hadrianus adına düzenlenmiş bir tabletten bahsetmesi, yapının daha eski bir Roma temelinin üzerine inşa edilmiş olabileceği yönündeki bilimsel teorileri de desteklemektedir.

ADANA TAŞKÖPRÜ'NÜN MİMARİ YAPISI
Seyhan Nehri üzerinde yaklaşık 310 metre uzunluğunda ve 11.40 metre genişliğinde uzanan Taşköprü, yapımında tercih edilen gözenekli tufa taşları, mermer bloklar ve çevredeki eski antik yapılardan dönüştürülen devşirme malzemelerle inşa edilmiştir. Roma mimarisinin karakteristik özelliklerini yansıtan "duvar-dolgu" tekniğiyle tasarlanan bu devasa yapının orijinal planlamasında tam 21 adet kemer gözü bulunmaktaydı. Ancak modern dönemde nehir yatağında yürütülen kıyı düzenlemeleri ve su akış kontrol çalışmaları esnasında köprünün her iki yakadaki 7 kemer gözü zamanla karada kalıp toprak katmanlarının altında gömülü kalmış, bu sebeple günümüzde nehir yatağı üzerinde sadece 14 göz işlevsel olarak görünür durumda bırakılmıştır.