Dallarında 6 bin şehit künyesi var: Kızılcahamam’ın asırlık "Şehitler Ağacı"nın hikayesi

Kızılcahamam Şehit Fatih Duru Parkı’ndaki kurumuş sedir ağacı, 6 binin üzerindeki şehit künyesiyle Türkiye’nin ilk ağaç şehitler anıtı oldu. Dr. Derviş Özer ve Kızılcahamam Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilen projede, 81 ilden getirilen topraklarla vatan birliği simgeleniyor.

Dallarında 6 bin şehit künyesi var: Kızılcahamam’ın asırlık "Şehitler Ağacı"nın hikayesi

Kızılcahamam Fatih Duru Parkı içerisinde bulunan asırlık sedir ağacı, vatan savunması ve terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitlerimizin künyelerini dallarında barındırıyor. 2009 yılında, Büyük Kaplıca karşısındaki anıt şehitler ağacının önüne Türkiye haritası yapılarak 81 ilden getirilen toprak yerleştirildi. Açılışın ardından geçen yıllar boyunca şehit düşen askerlerimizin künyeleri, belirli periyotlarla Şehitler Ağacı’ndaki diğer künyelerle buluşturuldu.

Dr. Derviş Özer’in düşüncesi ve katkılarıyla, dönemin Kızılcahamam Belediye Başkanı Coşkun Ünal’ın desteğiyle parktaki sedir ağacı “Şehitler Ağacı” olarak düzenlendi. Bünyesinde 6 binin üzerinde şehit künyesi bulunan asırlık sedir, sonraki yıllarda da şehit düşen askerlerimizin künyelerini bağrına bastı.

“Şehitler Ağacı” fikrinin ortaya çıkmasında önemli katkısı bulunan Dr. Derviş Özer, kararın ardından Genelkurmay’ın şehit listesine ulaştı. 1980 yılından itibaren verilen 6 bin şehidin paslanmaz kromdan yapılan, adları ile doğum ve ölüm tarihlerinin yer aldığı künyelerini tek tek kendi eliyle yazdı. Künyelerin yazımı 7 yıl sürdü. Anıt Şehitler Ağacı’na vatandaşların ilgisi ise her geçen gün artarak devam ediyor.

DERVİŞ: “ŞEHİT CENAZESİ TAŞIYAN KÖYLÜLERDEN ETKİLENDİM”

Şehit cenazesi taşıyan yoksul köylülerden derinden etkilendiğini belirten Dr. Derviş Özer, “Şehitler Ağacı” fikrinin nasıl ortaya çıktığını şu sözlerle anlattı:

“Afyonkarahisar civarında mola verdiğimiz bir çay bahçesine bizden sonra üzerleri perişan, saçları sakalları birbirine karışmış iki kişi geldi. Ortalıkta oynayan üç yaşındaki kızımı onlardan korumak isterken, bu kişilerin şehit cenazesi taşıyan köylüler olduğunu fark ettim. O an kendimden çok utandım. Ben kızımı korumaya çalışırken, onlar bu vatan için evlatlarını şehit vermişlerdi. Biz tatilde deniz kenarındayken, onların çocuğu bu vatan uğruna şehit düşmüştü. O olaydan sonra hep ‘ne yapabilirim’ diye düşünmeye başladım.

2002 yılında bir anıt çalışmasına başladım. Vatan için canını veren evlatlarımızı birer birer simgeleyen, farklı bir anıt olmasını istedim. Genelkurmay Başkanlığı’nın şehit listesine ulaştım ve 1980 yılından bu yana verilen 6 binden fazla şehidimizin paslanmaz kromdan yapılan, adları ile doğum ve ölüm tarihlerinin yer aldığı künyelerini tek tek kendi elimle yazdım. Bu süreç 7 yıl sürdü.

Kızılcahamam Belediyesi’nin de desteğiyle, 11 yıl görev yaptığım ilçede ağaçtan bir şehitler anıtı yapmaya karar verdik. Şehit Fatih Duru Parkı’ndaki kurumuş dev sedir ağacını seçtik. Üzerine künyeleri monte ederek Türkiye’nin ilk ağaçtan ‘şehitler anıtını’ oluşturduk.”

Kurtuluş Savaşı’nda ve I. Dünya Savaşı’nda “tek künyenin” askerin şehit düştüğü anlamına geldiğini hatırlatan Özer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her askerin iki künyesi vardır. Şehit düştüğünde biri ailesine gönderilir, diğeri kütüğe işlenir. Ben de hepsinin ‘tek künyesini’ yazdım. Künyeleri sedir ağacına monte ettik. Anıtı sedir ağacına yapmamın nedeni, uzun ömrü simgelemesidir. Bu anıt, ülkemizin bütünlüğünün ve tek bir şehidimizi bile unutmadığımızın göstergesidir.”

ŞEHİT ANIT AĞACINA TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN ZİYARET

Rüzgârlı gecelerde Şehitler Ağacı’ndaki künyelerin birbirine dokunmasıyla ortaya çıkan sesler, ziyaretçilere tarifsiz bir duygu yaşatıyor. Künyelerden çıkan farklı tonlardaki sesler rüzgârın uğultusuna karışırken, insanın içinden şu cümleler geçiyor:

“Onlar ki bir ağacın yaprakları kadar çokturlar.
Onlar ki döktükleri kanları ve feda ettikleri canlarıyla bu vatanı sıradan bir toprak parçası olmaktan alıkoymuşlardır.”

Kızılcahamam