Dervişoğlu'ndan İmralı ve yeni süreç çıkışı: "Bu bir şantaj siyasetidir, haysiyet davasıdır!"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında gündeme dair sert açıklamalarda bulundu.

Konuşmasının başında şehit pilotu anarak başlayan Dervişoğlu, Ramazan ayı boyunca Türkiye’nin farklı bölgelerinde vatandaşlarla bir araya geldiklerini söyledi. İlk iftarı şehit Cem Dolapçı’nın ailesiyle yaptıklarını belirten Dervişoğlu, Balıkesir, Bursa ve Ankara’da gençlerle buluştuklarını ifade etti.

İftar programlarında vatandaşların iki temel soruya yanıt aradığını dile getiren Dervişoğlu, bu soruları şöyle sıraladı:

  • “Perişanız, bu ekonomi ne olacak?”

  • “Terörle mücadelede gelinen noktada devletin ve bayrağın şerefi ne olacak?”

Bu iki sorunun kaynağının aynı olduğunu savunan Dervişoğlu, “Türkiye bir yanda açlıkla sınanıyor, diğer yanda korkuyla sindiriliyor. Bunun adı şantaj siyasetidir.” dedi.

“TÜRKİYE ŞANTAJ SİYASETİYLE YÖNETİLİYOR”

İktidarın ekonomik zorlukları ve yargı süreçlerini bir yönetim aracı haline getirdiğini öne süren Dervişoğlu, vatandaşın “ölmeyecek kadar” geçindirilip, “itiraz etmeyecek kadar” baskılandığını iddia etti.

“Bir partiye el sokup karıştırıyorlar ki kimse Türkiye’yi değiştirme umuduna kapılmasın.” diyen Dervişoğlu, yaşananların basit bir siyasi rekabet değil, sistematik bir baskı düzeni olduğunu savundu.

“İMRALI’NIN STATÜSÜ DİYE BİR ŞEY YOKTUR”

Konuşmasının önemli bölümünü terörle mücadele ve çözüm süreci tartışmalarına ayıran Dervişoğlu, özellikle Devlet Bahçeli’nin “İmralı’nın statüsü” tartışmalarına ilişkin sözlerini hedef aldı.

“İmralı’nın statüsü diye bir şey yoktur. İmralı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümranlık sahasında bir cezaevidir, nokta.” diyen Dervişoğlu, terör örgütü liderinin siyasal bir özne haline getirilmesinin egemenlik sorunu olduğunu ileri sürdü.

Abdullah Öcalan’ın ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olduğunu hatırlatan Dervişoğlu, “Devlet terörle konuşmaz, hükmeder.” ifadelerini kullandı.

“YENİ BİR ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN ZEMİNİ HAZIRLANIYOR”

Dervişoğlu, iktidarın geçmişteki çözüm süreçlerini anayasa değişiklikleriyle ilişkilendirerek, 2009’daki açılım süreci, 2010 referandumu ve 2017 başkanlık referandumuna dikkat çekti.

Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki iktidarın, çözüm sürecini güç tahkimi aracı olarak kullandığını iddia eden Dervişoğlu, “Şimdi yine raftan indirilen bir süreçle anayasa değişikliğine zemin hazırlanıyor.” dedi.

Dervişoğlu, bu sürecin amacının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığının önünü açmak olduğunu savundu.

CHP’YE ÇAĞRI: “BU ŞANTAJA BOYUN EĞMEYİN”

Dervişoğlu, CHP yönetiminin komisyonda kalarak ağır bir şantaj altında olduğunu iddia ederek, "DEM ve MHP’ye havuç, CHP’ye sopa gösteriliyor. Öcalan’ın şartları iyileştikçe muhalif siyasetçilerin koşulları kötüleşecek. Bu şantaja boyun eğmeyin! Atatürk’ün kurduğu partiyi, Cumhuriyet’i önemsediğinizden daha fazla önemseyin." ifadelerini kullandı.

“BEŞ SÖZÜMÜZ VAR”

Konuşmasının son bölümünde ekonomi ve yönetim anlayışına ilişkin vaatlerini sıralayan Dervişoğlu, milletin “gasp edilen haklarını geri alma iradesini” ortaya koyduklarını söyledi ve beş başlıkta yol haritasını açıkladı:

  1. Ekonomide adalet: Enflasyonla mücadele adı altında vatandaşın ezilmesine son verilmesi, vergi adaletinin sağlanması.

  2. Gençlere özgürlük: Dijital yasakların kaldırılması, girişimciliğin önünün açılması.

  3. Yolsuzlukla mücadele: Kamu İhale Kanunu’nun şeffaf hale getirilmesi, israfın son bulması.

  4. Sosyal adalet: Sosyal yardımların parti lütfu olmaktan çıkarılması.

  5. Afet ve şehir politikası: Deprem vergilerinin amacına uygun kullanılması, güvenli şehirler inşa edilmesi.

HOCALI ŞEHİTLERİNİ UNUTMADI

Konuşmasını yarın 34. yılı olan Hocalı Katliamı’nı anarak sonlandıran Dervişoğlu, "Ne idiysek o kalacağız. Büyük ve müreffeh Türkiye’yi birlikte kuracağız." mesajını verdi.