Dervişoğlu grup toplantısında konuştu: Eğitim, ekonomi ve savaş gündemi...

İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, grup toplantısında İran-İsrail gerilimi, okullardaki şiddet olayları ve ekonomik krize dair zehir zemberek açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gerçekleştirdiği konuşmasında, hem yerel hem de küresel ölçekte yaşanan krizlere dair açıklamalrda bulundu. Konuşmasına İstanbul’da katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik’e rahmet dileyerek başlayan Dervişoğlu, Türkiye’nin bir "bilinçli anarşi" sarmalına itildiğini savundu.

EĞİTİMDE KANLI PAZARTESİ: "MÜNFERİT DEĞİL, KATLİAMDIR"

Pazartesi günü İstanbul’da bir öğretmenin öğrencisi tarafından öldürülmesini "münferit bir hadise" olarak görmediğini belirten Dervişoğlu, eğitim camiasındaki şiddetin sistematik bir hal aldığını vurguladı. Bu yıkımın son birkaç yılda zirve yaptığını ifade eden Dervişoğlu, suçun adresini Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olarak gösterdi. Dervişoğlu, Bakan Tekin’in milli maarifi yönetmek yerine, okulları "rant şebekelerine paylaştırmakla" meşgul olduğunu iddia etti.

RANT ŞEBEKELERİNE TERK EDİLEN OKULLAR VE GÜVENLİK KRİZİ

Okullardaki güvenlik zafiyetine dair çarpıcı veriler paylaşan İYİ Parti Lideri, İstanbul’un bir ilçesinde 1450 öğrenciye yalnızca bir rehberlik öğretmeni düştüğünü açıkladı. Okul kapılarında tek bir resmi güvenlik görevlisi bulunmadığını belirten Dervişoğlu, güvenliğin ya nöbetçi öğrencilere ya da velilerin parasıyla tutulan özel şirketlere emanet edildiğini kaydetti. Köy okullarının kapatılmasını ve taşımalı eğitim sistemini "milli eğitimin katli" olarak nitelendirdi.

ORTA DOĞU’DA "BÖLGESEL EGEMENLİK MÜHENDİSLİĞİ" İŞLETİLİYOR

Dünya genelinde artan çatışmaları "ikiyüzlülük ve riyakarlık etkileşimi" olarak tanımlayan Dervişoğlu, Afganistan-Pakistan ve İran-İsrail eksenindeki gerilimlerin arkasında bir "bölgesel egemenlik mühendisliği" yattığını savundu. Batılı ülkelerin uluslararası hukuku lağvettiğini belirten Dervişoğlu, Netanyahu ve Trump ikilisinin insanlığı kana ve ateşe boğmayı bir misyon edindiğini öne sürdü.

"İSRAİL’İN HEDEFİ TÜRKİYE" SÖYLEMİ BİR TEMENNİDİR

Son dönemde sıkça dile getirilen "İsrail’in bir sonraki hedefi Türkiye" iddialarına sert tepki gösteren Dervişoğlu, bu söylemin bir tespit değil, bir "temenni" olduğunu savundu. Bu korku ikliminin sadece Siyonistler tarafından değil, Türkiye içindeki belirli odaklar tarafından da körüklendiğini ifade eden Dervişoğlu, asıl tehlikenin Türkiye’nin İran gibi bir teokratik yönetime veya izole bir diktatörlüğe dönüştürülmesi çabası olduğunu kaydetti.

İMRALI PAZARLIĞINA "İSRAİL TEHDİDİ" KILIFI

İktidarın "İsrail geliyor" yaygarasını, terörist başı Abdullah Öcalan ve PKK ile yürütülen pazarlıkları meşrulaştırmak için bir kalkan olarak kullandığını iddia eden Dervişoğlu, sert sorular yöneltti. Dervişoğlu, "İmralı canisiyle iş tutmak, zaten İsrail ile iş tutmak değil mi? 'Türkiye hedefte' diyerek millet içinde ikilik yaratanlar, iç cepheyi güçlendiremez." dedi. Tanju Özcan’ın tutuklanmasını da bu ayrıştırma politikasının bir parçası olarak gördüğünü ekledi.

İRAN’IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ TÜRKİYE’NİN BEKASIDIR

İran’daki rejimin yozlaşmış yapısına rağmen, bu ülkenin toprak bütünlüğünün Türkiye için stratejik bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, İran’ın ani çöküşünün bütün bölgeyi parçalanma dinamiklerine açacağını belirtti. Tahran’daki bir değişim sürecinin ancak İranlıların kendi aralarında konuşmasıyla mümkün olması gerektiğini savunan Dervişoğlu, dışarıdan monte edilecek "kukla rejimlere" karşı olduklarını duyurdu.

MÜLTECİ FELAKETİ KAPIDA: "90 MİLYONLUK İRAN SARSINTISI"

İran kaynaklı bir sarsıntının tetikleyeceği göç dalgasının Türkiye açısından bir "müstakbel felaket" olduğunu belirten Dervişoğlu, 25 milyonluk Suriye’den gelen göçün yükü taşınamazken, 90 milyonluk İran’dan gelebilecek bir akının sonuçlarının çok daha ağır olacağını kaydetti. Hükümetin "açık kapı" politikasını eleştiren İYİ Parti Lideri, iktidarın risk analizleri yerine kendi rant fırsatlarına odaklandığını savundu.

EKONOMİK ŞOK: ENERJİ, ENFLASYON VE ÖDEME TIKANIKLIĞI

Bölgesel savaşın ekonomi üzerindeki üç temel etkisini; finansal piyasalar, enerji ve tedarik zinciri olarak sıralayan Dervişoğlu, petrol fiyatlarındaki her yüzde 10'luk artışın cari açığı 2,6 milyar dolar yukarı çektiğini hatırlattı. Hürmüz Boğazı'nın kilitlenmesi riskine karşı uyarılarda bulunan Dervişoğlu, hükümetin mazot zamlarını durdurmak yerine "bahane aradığını" ifade etti.

MİLLİ GELİR MASALI VE EMEKLİNİN 100 DOLARLIK BAYRAMI

Mehmet Şimşek’in "Kişi başına gelir 18 bin dolar oldu" açıklamasına tepki gösteren Dervişoğlu, "Ben bu ülkede 18 bin doları hayatında görmemiş on milyonlarca vatandaş biliyorum. Emekli ikramiyesine gelince 'para yok' diyenler, zenginler kulübü masalı anlatıyor. Emekli ikramiyesi 100 dolar bile değil." sözleriyle tepkisini dile getirdi.

LOJİSTİK DEVRİM ŞART: ZENGEZUR VE BASRA HATTI

Türkiye'nin ihracatını tek rotanın prangalarından kurtarması gerektiğini belirten Dervişoğlu; Zengezur Koridoru'nun, Van-Kapıköy demir yolunun ve Basra'yı Türkiye'ye bağlayan alternatif projelerin bir an önce bitirilmesi gerektiğini vurguladı. "Mesele konuşmak değil, bitirmektir." diyen Dervişoğlu, Orta Koridor’un tam kapasite çalıştırılmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu bildirdi.

CUMHURBAŞKANI’NA GÜL GÖNDERMELİ ÜÇ KRİTİK ÇAĞRI

Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sembolik gül gönderimleri üzerinden çağrıda bulunan Dervişoğlu, şu talepleri sıraladı:

106 Gül: Gazi Meclis'in hatırına parlamenter sisteme geri dönün.

103 Gül: Cumhuriyet'in değerlerine ve hukukuna sahip çıkın.

99 Gül: Allah'ın isimleri hürmetine, Türk Milleti'nin kodlarıyla oynamayın.

Dervişoğlu, vatanın ve bayrağın korunması söz konusu olduğunda 86 milyonluk bir ordu ile karşı duracaklarını belirterek konuşmasını Namık Kemal'in "Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır." dizeleriyle sonlandırdı.

İYİ Parti Müsavat Dervişoğlu İran ABD Recep Tayyip Erdoğan