Otobüslerden sınırlara, evlerden kargolara... "Kaçak silah" operasyonları Türkiye'ye ne anlatıyor? Neden "çok sayıda silah ele geçirildi" haberleri görüyoruz?
Son günlerde peş peşe yapılan operasyonlar, kaçak silahın Türkiye’de münferit bir suç değil, yaygın ve derinleşmiş bir güvenlik sorununa dönüştüğünü ortaya koydu. Ele geçirilen on binlerce parça ve yüzlerce ruhsatsız silah, “yakalananlar buzdağının görünen kısmı mı?” sorusunu gündeme taşıdı.
Düzce'de bir yolcu otobüsünde, İstanbul'a sevkiyatı yapılan 46 bin 655 silah parçası ele geçirilmesi ve son dönemde art arda gelen operasyon haberleri, Türkiye’nin uzun süredir görmezden gelinen bir gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Otobüs bagajlarından kargo kolilerine, kırsaldaki evlerden sınır kapılarına kadar uzanan operasyonlar, on binlerce silah parçasının ve yüzlerce ruhsatsız tabancanın dolaşımda olduğunu ortaya koydu.
KAÇAK SİLAH ARTIK İSTİSNA DEĞİL, YAYGIN BİR GÜVENLİK SORUNU

Sadece son günlerde açıklanan operasyonlara bakıldığında tablo netleşiyor. Sadece son 10 günde;
- Düzce'de yolcu otobüslerinde 46 binin üzerinde silah parçası ele geçirildi.
- Konya'da kargo sevkiyatlarında 100’e yakın ruhsatsız tabanca bulundu.
- Mardin, Kahramanmaraş, Burdur, Malatya, Çanakkale, Kocaeli ve birçok ilde yapılan baskınlarda kalaşnikoflardan av tüfeklerine kadar çok sayıda silah yakalandı.

Bu veriler, güvenlik güçlerinin başarısını gösterdiği kadar, bunca silahın nasıl dolaşımda olduğunu da ayrıca sorgulatıyor.
OPERASYONLAR VAR AMA YETERLİ Mİ?

Güvenlik güçlerinin peş peşe düzenlediği operasyonlar önemli. Ancak tablo şu üç soruyu da kaçınılmaz kılıyor:

1. Silah parçaları nasıl bu kadar rahat dolaşıma girebiliyor?
2. Kargo ve lojistik denetimleri neden hâlâ bu kadar geçirgen?
3. Yıllardır süren bu trafik neden kalıcı olarak kesilemiyor?
200 BİNİ AŞKIN SİLAH, 300 BİNE YAKIN ŞÜPHELİ

İçişleri Bakanlığının eylül ayında yaptığı açıklamada ise mevcut kabine döneminde düzenlenen operasyonlarda toplam; 139 bin 878 adet ruhsatsız tabanca, 39 bin 665 adet kurusıkıdan çevrilme tabanca, 65 bin 315 adet ruhsatsız av tüfeği ve 3 bin 745 uzun namlulu silah olmak üzere toplam 248 bin 603 adet silah ele geçirildiği belirtildi. Bununla birlikte 278 bin 564 şüpheli hakkında işlem yapıldığı kaydedildi.
2024'TEN 2025 YILINA İKİ KATTAN FAZLA ARTIŞ

2024 yılında Türkiye'de yılın ilk 10 ayında ise sadece 90 bin 317 ruhsatsız silah ele geçirilmiş, 100 bin 317 kişi hakkında bu silahlara ilişkin işlem yapılmıştı. Bu veri de geçen yıldan bu yıla yaşanan artışı çarpıcı biçimde ortaya koydu.
EN FAZLA SİLAH AMERİKA KITASINDA ELE GEÇİRİLİYOR

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisinin (UNODC) Silah Kaçakçılığına İlişkin 2020 Küresel Raporunda ise ele geçirilen silahların türüne dair çarpıcı ipuçları verildi. Dünya genelinde tabancalar (pistols) ilk sırada yer alırken, Amerika kıtası (özellikle ABD, Meksika, Brezilya) mutlak sayı olarak en fazla silahın ele geçirildiği bölge oldu. Türkiye ise bu raporda ele geçirilen silah sayıları açısından öne çıkan ülkeler listesinde yer almadı.
AVRUPA'DA KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE VERİLERİ

Europol'un Nisan 2024 verilerine göre ise 16 Avrupa ülkesinde yaklaşık bin 388 ateşli silah ele geçirildi. Avrupa ülkelerindeki operasyonlarda 636 ev araması yapıldı ve 107 kişi gözaltına alındı. Operasyon sırasında, yaklaşık 500’ü dönüştürülmüş ya da dönüştürülmeye hazır silah olmak üzere, toplamda 900’e yakın ateşli silah ele geçirildi. Ayrıca havalı silahlar, metal saçma atan tüfekler ve 60 binden fazla mühimmat bulundu.
Avrupa Komisyonu’nun desteğiyle ve Avrupa Çok Disiplinli Suç Tehditleriyle Mücadele Platformu (EMPACT) kapsamında finanse edilen operasyona (Belçika, Bulgaristan, Almanya, Yunanistan, Letonya, Portekiz, Romanya, Slovenya, İsveç, Arnavutluk, Moldova, Kuzey Makedonya, Norveç, Sırbistan, Ukrayna ve Birleşik Krallık) gibi Avrupa ülkeleri katıldı.

Bireylerin ve organize suç ağlarının, bu tür silahları özellikle tercih ettiği belirtilen raporda bazı modellerin, canlı mühimmat atabilecek şekilde kolayca dönüştürülebildiği ve kısa sürede ölümcül silahlara dönüşebildiğine dikkat çekildi. Söz konusu silahların AB’ye girdikten sonra meşru pazarlardan uygun fiyatlarla satın alındığı, ardından dönüştürülerek, silah ruhsatının zorunlu olduğu ülkelere kaçak yollarla satıldığının altı çizildi.
Yetkililere göre, dönüştürülmüş silahlar son derece tehlikeli ve hayati risk taşıyan araçlar olup, Avrupa’da son yıllarda yaşanan çok sayıda ölümlü saldırıda kullanıldı.
Kaynak: İHA-AA-İçişleri Bakanlığı-UNODC-Europol