Hatay’da deprem sonrası 36 ayın tablosu! Necmettin Çalışkan anlattı
Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, 6 Şubat depreminden 36 ay sonra Hatay’daki barınma ve borç krizini anlattı.
Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından geçen 36 ayın Hatay’da bıraktığı derin izlere ve bölgedeki son duruma ilişkin Yeni Ankara’ya özel değerlendirmelerde bulundu. Çalışkan, yürütülen çalışmalara rağmen depremzedelerin temel sorunlarının büyük ölçüde çözülemediğini ifade etti.

"HATAY'DA KONTEYNERLERİN YÜZDE 45'İ HALA DOLU"
Deprem sonrası barınma sürecinin uluslararası standartların çok ötesine uzadığını belirten Çalışkan, konteyner kentlerin hala önemli bir gerçeklik olduğunu vurguladı. Birleşmiş Milletler (BM) kriterlerine göre geçici barınma süresinin 12 ila 18 ay arasında olması gerektiğini hatırlatan Çalışkan, Hatay’da gelinen noktayı şu sözlerle anlattı:
“İlimiz büyük bir deprem yaşadı. Deprem üzerinden 36 ay geçti. Ciddi anlamda çalışmalar var ama olması gerekene göre çok geri noktadayız. BM standartlarına göre konteyner kentlerde barınma süresi 12 ila 18 ay arasında tespit edilmiş. 36. ayın sonunda geldiğimiz nokta şu: Hatay’da konteynerlerin yüzde 55’i boşaltıldı, yüzde 45’i hala dolu. 455 bin konut kurası çekildi ama teslim edilen ev sayısı muhtemelen üçte bir civarında.”
"VATANDAŞLAR FAHİŞ BORÇLANMA RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA"
Konut teslim sürecinde depremzedelerin ciddi bir belirsizlikle karşı karşıya bırakıldığını dile getiren Çalışkan, borçlandırma yöntemlerinin de büyük endişe yarattığını ifade etti. Depremzedelerin, ne kadar borçlandıklarını bilmeden imza atmak zorunda kaldığını belirten Çalışkan, “Henüz depremzede konut teslim almış vatandaşlarımız boş senetlere imza atıyor, kaç lira borçlandığını bilmiyor. Bilenler de bir yönetim değişikliğiyle, karar değişikliğiyle çok fahiş bir borçlanma riskiyle karşı karşıya olduklarını biliyor. Bu durum, doğal olarak depremzedeyi kara kara düşündürüyor.” dedi.

DEPREMZEDELERDEN TEMİNAT İSTENİYOR
Rezerv alan uygulamaları ve mücbir sebep süresinin sona ermesiyle birlikte Hatay’da yeni mağduriyetlerin ortaya çıktığını söyleyen Çalışkan, vatandaşların kamu borçları nedeniyle ciddi baskı altında olduğunu aktardı. Bu süreçte teminat talep edilmesini eleştiren Çalışkan, yaşanan tabloyu şöyle özetledi:
“Ciddi olarak rezerv alanı mağdurları söz konusu. 1 Kasım 2025’te mücbir sebep süresi doldu. Vatandaşın kamuya olan borçlarını ödemesi gerekiyor. Bunun için taksitlendirme talebiyle gittiğinde, kamu kurumları vatandaştan teminat istiyor. Dolayısıyla evi, arabası, iş yeri; her şeyini kaybetmiş olan insanın teminat gösterecek bir şeyi olması mümkün değil.”

ESNAFIN KREDİYE ERİŞİMİNDE BÜYÜK ENGELLER
Hatay’da ekonomik hayatın hala toparlanamadığını belirten Çalışkan, özellikle esnafın krediye erişimde büyük engellerle karşılaştığını söyledi. Mevcut uygulamaların depremzedeyi korumaktan uzak olduğunu dile getiren Çalışkan, “Esnaf Kefalet Kooperatifi üzerinden kredi kullanmak isteyen vatandaşlardan ‘borcu yoktur’ kâğıdı isteniyor. Oysa zaten durumu yerinde olan insan kredi kullanmaz. Kredi Garanti Fonu kapsamında kullanılan bu krediler için teminat istemek, ‘borcu yoktur’ yazısı talep etmek insafsız bir uygulamadır.” ifadelerini kullandı.
"DEPREM BÖLGESİNDEKİ İŞ YERLERİNİN OLMAYIŞI CİDDİ PROBLEM"
Deprem bölgesinde iş yerlerinin hala yeterli düzeyde oluşturulmadığını belirten Saadet Partili Necmettin Çalışkan, birçok vatandaşın konteyner ve çadırlarda çalışmaya devam ettiğini söyledi. Kamu kurumlarının kendi sorumluluklarını zamanında yerine getiremediğini vurgulayan Çalışkan, buna rağmen vatandaşlardan tüm yükümlülüklerin eksiksiz şekilde yerine getirilmesinin beklendiğini belirterek, “Deprem bölgesindeki iş yerlerinin olmayışı ciddi bir problem. Vatandaşımız hâlâ konteyner ve çadırlarda işlerini sürdürmeye çalışıyor. Şimdi kamu, takdir edilen süre içinde yükümlülüğünü tamamlayamadı ama vatandaştan bu sürede her şeyi tamamlamasını bekliyor. Bu da asla kabul edilemez.” dedi.

"YAPILMAMIŞ İŞLERİ YAPILMIŞ GİBİ GÖSTERMEK DEPREMZEDEYİ YARALIYOR"
Yapılan bazı çalışmaları takdir ettiklerini ancak eksiklerin ve algı yönetiminin depremzedeleri incittiğini söyleyen Çalışkan, “Elbette bugüne kadar yapılan işleri takdirle karşılıyoruz; ancak yapılması gerektiği hâlde yapılmamış çok ciddi sorunlar olduğu gibi, yapılmamış işleri de yapılmış gibi göstermek depremzedeyi yaralıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
"DEPREM BİR FELAKET, DAVULLU ZURNALI KARŞILAMALAR YARALAYICI"
Depremin yıl dönümlerinde yapılan ziyaret ve organizasyonların da Hatay’da ciddi bir kırgınlık yarattığını dile getiren Çalışkan, iktidarın yaklaşımını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Deprem bir matem felaketi, acı bir gün; asırların felaketi. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Bakanların geldiği dönemlerde, adeta davullu zurnalı büyük bir sevinçle bayram karşılar gibi bu günün tekrar edilmesi son derece yaralayıcı. İktidarın en iyi bildiği şey algı yapmak. Her işte algı peşinde.”

"DEPREMZEDENİN HER ŞEYDEN ÖTE GURURUYLA OYNANIYOR"
Tarihi yapıların onarımında dahi vitrine dönük bir anlayış benimsendiğini savunan Çalışkan, “Tamiratı yapılan tarihi dokuyla ilgili yerlerde yalnızca kameralara yansıyacak ön cepheler restore ediliyor, arkalar ise tamamen saf dışı bırakılıyor. Sadece ‘iş yapıyoruz’ görüntüsüyle depremzedenin her şeyden öte gururuyla oynanıyor.” dedi.
"36 AY GEÇTİ AMA HALEN ACILARIMIZ TAZE"
Açıklamalarının sonunda, 36 ay geçmesine rağmen Hatay’da depremin etkilerinin hâlâ tüm ağırlığıyla hissedildiğini vurgulayan Çalışkan, “Evet, 36 ay geçti ama hâlen acılarımız taze. 36 ay geçti ama hâlen yükümlülükler ve beklentiler yerine getirilemedi. Buna rağmen 36 ayın sonunda vatandaştan, hayat normale dönmüş gibi her konuda yükümlülükler ne yazık ki bekleniyor.” ifadeleriyle tabloyu özetledi.
6 Şubat depreminin 3. yılında çifte iddia! Boş senet ve dokunulmayan kamu görevlileriGüncel
"Sözümüzü tuttuk" diyerek duyurdu! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 6 Şubat paylaşımıSiyaset
Erkan Baş "iktidar hiçbir şey yapmadı mı?" sorusunu yanıtladı: 6 Şubat, Hatay ve Can Atalay...Gündem