DEA’dan Venezuela operasyonu: Türkiye detayı yıllar sonra ortaya çıktı

Emekli DEA ajanı Michael Spasaro’nun paylaşımı, Venezuela operasyonu üzerinden Türkiye’nin 90’lardaki kritik rolünü yeniden gündeme taşıdı. Dikkat çeken detaylar…

ABD Uyuşturucuyla Mücadele Ajansı (DEA), Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun yakalanmasıyla sonuçlanan askeri operasyonla, narkotik suçlara karşı küresel savaşta yeni bir dönüm noktasına imza attı. Maduro, resmi olarak hala Venezuela'nın devlet başkanı konumunda olsa da, 3 Ocak 2026'da Caracas'ta gerçekleştirilen ABD öncülüğündeki operasyonla gözaltına alındı ve New York'a nakledildi. Bu olay, DEA'nın uluslararası operasyonlarının en çarpıcı örneklerinden biri olarak tarihe geçti ve emekli DEA ajanlarının paylaşımlarıyla Türkiye ile 1990'lı yıllardaki tarihi işbirliğini yeniden gündeme getirdi. Gazeteciler Burak Ersemiz ve gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Hasan Taşkın'ın tanıklıkları, bu bağları güçlendirirken, DEA'nın sınır ötesi mücadeledeki rolünü vurguluyor.

ABD’nin Venezuela’da düzenlediği son yüksek profilli operasyon, yalnızca Latin Amerika’yı değil, Türkiye’nin 1990’lı yıllardaki kritik güvenlik iş birliklerini de yeniden gündeme taşıdı. Emekli DEA ajanı Michael Spasaro, Facebook'taki sosyal medya hesabından yaptığı dikkat çekici paylaşımda, Türk güvenlik birimleriyle yürütülen ortak operasyonları hatırlatarak “adaletin sınır tanımadığını” vurguladı.

O dönem Hürriyet'te muhabir olarak görev yapan duayen gazeteci Burak Ersemiz, söz konusu haberi bizzat takip eden kişi olarak, son operasyonu gerçekleştiren DEA ile ilgili bu çarpıcı gelişmeyi yeniden gündeme getiren isim oldu.

VENEZUELA OPERASYONU VE DEA’NIN MESAJI

ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (Drug Enforcement Administration – DEA) tarafından Venezuela’da yürütülen son operasyon, emekli ajan Michael Spasaro’nun ifadeleriyle uluslararası iş birliklerinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Spasaro, “Sınırlar sizi korumaz, güç sizi kurtarmaz. Adalet er ya da geç gelir” sözleriyle operasyonun arka planına dikkat çekti.

90’LI YILLARDAN TÜRKİYE DETAYI: AÇIK DENİZ OPERASYONLARI

Spasaro’nun paylaşımında en çarpıcı bölüm ise Türkiye’ye ayrıldı. 1990’lı yıllarda Türk Narkotik Polisi ve Türk Deniz Kuvvetleri ile birlikte yürütülen ortak operasyonlara değinen Spasaro, açık denizde uydu takibiyle izlenen Kısmetim-1 ve Lucky-S adlı gemilerin hedef alındığını hatırlattı. Bu operasyonların, uluslararası uyuşturucu trafiğine ağır darbeler vurduğu belirtildi.

“ADALET, MİLLETLER BİR ARADA OLUNCA İŞLİYOR”

Emekli DEA ajanı, Türk güvenlik güçleriyle kurulan iş birliğinin yalnızca operasyonel değil, insani sonuçlar da doğurduğunu ifade ederek şu mesajı verdi:

“Türk ordusu ile birlikte çalıştım. Bu ittifaklar hayat kurtardı. Adalet, milletler bir arada olunca en iyi şekilde işler.”

ARŞİVDEN ÇIKAN FOTOĞRAF: DÖNEMİN GÜVENLİK ZİRVESİ

Paylaşıma eklenen arşiv fotoğraflarında; dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir, DEA Orta Doğu Şefi Michael Spasaro ve İstanbul Kaçakçılık Şube yöneticilerinin operasyon sonrası bir araya geldiği görülüyor. Fotoğraflar, Türkiye–ABD güvenlik iş birliğinin sahadaki karşılığını gözler önüne seriyor.

TAŞKIN: "OPERASYONUN ULUSLARARASI HUKUKA UYGUNLUĞU TARTIŞMALI"

Anadolu Ajansı muhabiri olarak tanıklık eden ve haberleştiren diğer bir isim de Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Hasan Taşkın. Taşkın'ın değerlendirmesi ise şöyle:

"DEA ile Türk güçlerinin işbirliği, gençleri zehirden kurtardı. Maduro operasyonu, o ruhun devamı. Türkiye, narkotik mücadelede öncü; kitaplarımda benzer derin yapıları inceledim, bu ittifaklar küresel tehditlere kalkan olur. ABD'nin Maduro operasyonunun uluslararası hukuka uygunluğu tartışmalıdır. Bir yandan BM Şartı'nın egemenlik ilkelerini ihlal ettiği yönünde eleştiriler var, zira yabancı bir ülkeye askeri müdahale ve devlet başkanının yakalanması, uluslararası hukukta ciddi soru işaretleri doğuruyor. Ancak narko-terörizm gibi küresel suçlar, BM Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası anlaşmalarla (örneğin Viyana Sözleşmesi) meşrulaştırılabilir; ABD'nin Maduro'yu federal mahkemede yargılama hakkı, narkotik suçlamalarının sınır ötesi niteliğinden kaynaklanıyor. Bu tür operasyonlar, adaleti sağlamak için bazen geleneksel normları zorlayabilir, ama sonuçta hayat kurtarır."

BURAK ERSEMİZ KİMDİR?

Deneyimli Gazeteci ve Savaş Muhabiri Burak Ersemiz, 3 Nisan 1969'da İstanbul Üsküdar'da doğmuş deneyimli bir gazetecidir. İlkokulu Nurettin Teksan'da, orta ve liseyi Fenerbahçe Lisesi'nde tamamlayan Ersemiz, 36 yılı aşkın süredir gazetecilik yapıyor. Hürriyet, ATV, Kanal D, Habertürk ve Siyaset Meydanı gibi mecralarda muhabirlik ve editörlük yapmış; polis-adliye, siyaset ve savaş haberlerinde uzmanlaşmıştır.

Ersemiz'in savaş muhabirliği başarıları dikkat çekicidir. Dünyanın farklı coğrafyalarında (Orta Doğu, Balkanlar ve Afrika'da) çatışma bölgelerinde gazetecilik yapmış, Üsküdar Üniversitesi'nde Güray Ervin ile birlikte savaş muhabirliği panelinde deneyimlerini paylaşmıştır. Kısmetim-1 ve Lucky S operasyonlarını Hürriyet muhabiri olarak bizzat takip etmiş, haberleştirmiştir. Bugün X platformunda (@BurakErsemiz) kullanıcı adı ile aktif olan Ersemiz, kentsel dönüşüm gibi güncel konulara da değinir.

DEA NEDİR? DEA HANGİ OPERASYONLARA KATILIR?

DEA (Drug Enforcement Administration), 1973'te kurulan bir ABD federal ajansıdır. Adalet Bakanlığı'na bağlı olarak çalışan kurum, uyuşturucu kaçakçılığı, üretimi ve dağıtımını önlemek amacıyla dünya çapında faaliyet gösterir. DEA'nın uluslararası operasyonları, narko-terörizmden organize suçlara kadar uzanır ve yabancı hükümetlerle işbirlikleri üzerine kuruludur. Ajans, uydu takibi, gizli ajanlar ve askeri destekle tonlarca uyuşturucuyu ele geçirirken, liderleri yargı önüne çıkarmada uzmanlaşmıştır. Maduro operasyonu gibi yüksek profilli yakalamalar, DEA'nın Venezuela, Kolombiya, Meksika ve Orta Doğu'daki ağları çökertme stratejisinin parçasıdır. Tarih boyunca DEA, Türkiye gibi müttefiklerle yürüttüğü operasyonlarla milyarlarca dolarlık narkotik ticaretini engellemiştir.

Venezuela ABD Dünya