"Zengin de ben de aynı vergiyi ödüyoruz": Vergi sistemi tartışması
BES 2 No’lu Şube Başkanı Mustafa Çınar, Vergi Haftası kapsamında Türkiye'deki dolaylı vergileri ve TÜİK verilerini değerlendirdi.
BES 2 No’lu Şube Başkanı Mustafa Çınar, Şubat ayının son haftasında kutlanan Vergi Haftası sırasında Türkiye’deki vergi yapısını ve TÜİK verilerini Yeni Ankara’ya değerlendirdi. Çınar, dolaylı vergilerin yüksekliğini ve maaş artışlarının enflasyon karşısındaki durumunu eleştirdi.

DOLAYLI VERGİLER GÜNDEMDE
Hazine ve Maliye Bakanlığı her yıl Şubat ayının son haftasını Vergi Haftası olarak kutluyor. Ancak maliye emekçileri bu tabloyu kutlama olarak görmüyor.
BES 2 No’lu Şube Başkanı Mustafa Çınar, büyük şirketlerin bütçeye katkısının düşük olduğunu, dolaylı vergilerin ise geniş kesimlerin üzerinde yük oluşturduğunu söyledi.
Mustafa Çınar, “Vergiyi devasa şirketlerin ödemesini beklersiniz, ama genel bütçeye katkıları sadece yüzde 11. Buna karşılık dolaylı vergiler yüzde 65’e ulaşıyor. OECD ülkelerinde bu oran yüzde 30-35 iken bizde iki katı. Yani halkın sırtına orantısız yük biniyor” dedi.
VERGİ YÜKÜ VE TEMEL TÜKETİM ÜRÜNLERİ
Çınar, temel tüketim maddeleri üzerinden alınan vergilere de dikkat çekti. Vergi oranlarının gelir düzeyine göre değişmediğini ifade etti.
Mustafa Çınar, “Ben de bir zengin de aynı fiyata simit alıyor. Ben 20 liraya poğaça alırken gelirime bakılmaksızın aynı vergiyi ödüyorum, Türkiye’nin en zengini Koç da aynı vergiyi ödüyor” dedi.
TÜİK VERİLERİ VE ENFLASYON TARTIŞMASI
Vergi sistemi tartışmalarında enflasyon verileri de gündeme geldi. TÜİK’in açıkladığı verilerin günlük yaşamla örtüşmediğini savunan Mustafa Çınar, “TÜİK, pazardaki fiyat artışlarını görmüyor, servisten, dolmuştan, kreşten haberi yok. İktidarın duymak istediği rakamları dillendiriyor. Biz diyoruz ki, TÜİK nereden alışveriş yapıyorsa biz de oradan yapalım. Bu rakamlar üzerinden yapılan maaş artışları emekçilere haksızlık" şeklinde konuştu.
VERGİ DİLİMLERİ VE TOPLU SÖZLEŞME SÜRECİ
Çınar, vergi dilimleri ve maaş artışlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Enflasyon oranları ile yapılan zam oranları arasında fark olduğunu belirten Mustafa Çınar, “Enflasyon yüzde 70 iken yüzde 50 zam vermek anlam ifade etmiyor. Üstelik vergi dilimleri nedeniyle Mart ayında cebimize giren para hemen geri alınıyor. Kendi yandaşlarıyla oturdukları toplu sözleşme masasının da çalışan lehine bir getirisi yok. Grevli, gerçek bir toplu sözleşme düzeni şart" dedi.
KURUMLAR VERGİSİ VE BÜTÇE TARTIŞMASI
Bütçe açığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çınar, kurumlar vergisi kapsamında vazgeçilen gelirler olduğunu iddia etti.
Mustafa Çınar, “Geçen dönem kurumlar vergisi mükelleflerinden 3 trilyon liralık vazgeçiş söz konusu. Muafiyetler, istisnalar ve vergi aflarıyla milyonlarca liralık borçlar siliniyor. Hükümet alması gereken vergiyi sermayeden alsa, halkın üzerindeki dolaylı vergi yükü kendiliğinden hafifler” dedi.
MALİYE PERSONELİNİN ÇALIŞMA KOŞULLARI
Çınar, vergi dairelerinde görev yapan personelin çalışma koşullarına da değindi. Ankara’daki bazı mali birimlerde servis imkânı bulunmadığını belirten Mustafa Çınar, “Ankara’daki mali birimlerin çoğunda servis yok. Merkezdeki bazı personele otobüs kartı veriliyor ama Defterdarlık personeli bundan mahrum. Kurum, yoğun iş yükü nedeniyle personel tutmakta zorlanıyor, mevcut çalışanların üzerine ekstra yük biniyor. Kreş taleplerimiz de tasarruf genelgelerine takılıyor” dedi.
Çınar, maliye emekçilerinin adil bir vergi sistemi talebini yineleyerek, “Biz sokağı gören gözümüzü hep açık tuttuk. Bu adaletsiz sistem değişene kadar mücadelemiz sürecek” dedi.