Yusuf Tekin'e gönderme mi? Şamil Tayyar'dan eğitim sistemine eleştiri

Üniversite tercih heyecanının yaşandığı şu günlerde, eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar'dan gelen eğitim sistemi eleştirisi, Ankara kulislerinde 'Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e bir mesaj mı?' sorusunu akıllara getirdi.

Yusuf Tekin'e gönderme mi? Şamil Tayyar'dan eğitim sistemine eleştiri

Milyonlarca adayın heyecanla beklediği üniversite tercih maratonu 29 Temmuz'da başlarken, eski AK Parti Milletvekili ve gazeteci Şamil Tayyar'dan yükseköğretim sistemine yönelik çarpıcı uyarılar ve reform çağrısı geldi. Tayyar, Türkiye'nin ciddi bir yükseköğretim problemi olduğunu belirterek, yeni özel üniversite açılışlarının durdurulması gerektiğini savundu.

"ASIL MÜCADELE ÜNİVERSİTEDEN SONRA BAŞLAR"

29 Temmuz - 10 Ağustos tarihleri arasında yapılacak YKS tercih dönemi öncesinde gençlere tavsiyelerde bulunan Tayyar, öğrencilerin geleceğin mesleklerini araştırmasının doğal ve revaçta olduğunu belirtti. Adaylara en uygun ve hayırlı tercihi yapmaları temennisinde bulunan Tayyar, akademik başarının tek ölçüt olmadığını hatırlattı. Yüksek puan almanın ve iyi bir üniversiteye yerleşmenin önemine değinen Tayyar, "Hayat başarısı da en az bunlar kadar önemlidir. Asıl mücadele üniversiteden sonra başlar" ifadeleriyle gençlere gerçek hayatın dinamiklerini hatırlattı.

EĞİTİM SİSTEMİNE DİJİTALLEŞME VE EZBER ELEŞTİRİSİ

Türkiye'deki yükseköğretim sisteminin yapısal sorunlarına dikkat çeken Tayyar, mevcut yapının ezbere dayalı ve aşırı rekabetçi olduğunu, buna karşılık analitik düşünme ile üretici gücün zayıf kaldığını vurguladı.

Dünyadaki teknolojik dönüşüme de işaret eden Tayyar, yükseköğretimdeki en büyük eksikliklerden birinin çağın gerisinde kalınması olduğunu belirtti. Dijital devrim ve yapay zeka teknolojilerinin iş dünyasını kökünden değiştirdiği bir dönemde, üniversitelerde bu etkilere yönelik mesleki planlamanın "yok denecek kadar az" olduğunun altını çizdi.

KAPSAMLI REFORM VE ÖZEL ÜNİVERSİTELERE SINIRLANDIRMA

Fiziki ve akademik yeterliliği tartışma konusu olan kurumları "apartman üniversiteleri" olarak nitelendiren Tayyar, bu yapıların eğitim sistemi için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.

Gelinen noktada geçici ve palyatif (yüzeysel) tedbirlerin çözüm olmayacağını ifade eden Şamil Tayyar, baş döndürücü küresel gelişmeler karşısında mutlaka kapsamlı bir yükseköğretim reformu yapılması gerektiğini savundu. Tayyar, sistemdeki kaliteyi artırmak için radikal bir öneri sunarak sözlerini şöyle tamamladı:

"Kanaatimce, yeni özel üniversite kurulmasına izin verilmemeli, mevcutların da sayıları azaltılmalıdır."

2025 YILINDAKİ ÇARPICI "REKTÖRLÜK" İTİRAFI

Şamil Tayyar'ın eğitim sistemine ve politikalara yönelik bu çıkışı, akıllara geçtiğimiz yıl Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında yaptığı çarpıcı itirafı getirdi.

2025 yılında yayınlanan bir televizyon programında, konuklardan Nazif Okumuş'un Cem Küçük'e yönelttiği "Yusuf Tekin nasıl rektör oldu?" sorusu stüdyoda tansiyonun yükselmesine neden olmuştu.

Cem Küçük'ün bu soruya, "Profesörlüğü şaibelidir diyorsun. Bu iftiradır. Güzel insanları linç ediyorlar" sözleriyle sert tepki göstermesi üzerine araya giren Şamil Tayyar, Tekin'in rektörlük atamasıyla ilgili siyaset tarihine geçen şu detayları paylaşmıştı:

"Mevzu şu; Milli Eğitim Bakanı'nın akademik kariyeri ile ilgili herhangi bir sorun yok. Ancak o dönem rektör olabilmek için profesörlük kadrosunda 3 yıl kalmak gerekiyordu. Çıkarılan bir kararname ile o 3 yıllık süre şartı kaldırıldı. Kendisi ondan sonra rektör atandı. Atamanın hemen ardından ise o kararname iptal edildi."

Tayyar'ın geçmişteki bu şeffaf itirafı ile bugünkü "kapsamlı reform ve apartman üniversiteleri" çıkışı yan yana geldiğinde, iktidar kulislerindeki eğitim tartışmalarının daha da derinleşeceği tahmin ediliyor.

Eğitim Şamil Tayyar Yusuf Tekin