Yunanistan-İsrail hattında 3 milyar euroluk ittifak: Ege'de dengeler değişiyor mu?
Yunanistan İsrail askeri iş birliği derinleşiyor. Atina, 300 km menzilli PULS ve Aşil Kalkanı ile Türkiye sınırını hedefliyor. İşte kritik detaylar...
Dünya kamuoyu İran ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliğe odaklanmışken, Türkiye'nin batı sınırında sessiz ama tehlikeli bir kapasite artışı yaşanıyor. Yunanistan İsrail askeri iş birliği, basit bir ortaklığın ötesine geçerek doğrudan Türkiye’nin savunma doktrinini hedef alan sistematik bir ittifaka dönüştü. Güvenlik Uzmanı Salih Aydemir, Yeni Ankara'da kaleme aldığı köşe yazısında Atina'nın İsrail teknolojisiyle donatılan yeni silah sistemlerinin sınır hattımız üzerindeki etkilerini mercek altına aldı.
Ege ve Doğu Akdeniz’deki güç dengeleri, Atina ve Tel Aviv arasındaki savunma sanayii entegrasyonu ile yeni bir boyuta evriliyor. Bu süreç, sadece iki ülkenin yakınlaşması değil, Türkiye’nin bölgede daralttığı alanın İsrail tarafından Yunanistan üzerinden ikame edilmesi olarak yorumlanıyor.
STRATEJİK EKSENDE BÜYÜK KAYMA
Uzman Salih Aydemir’e göre, 2011 yılında imzalanan Savunma İş Birliği Anlaşması ile başlayan bu süreç, zamanla "Blue Flag" gibi gövde gösterisi niteliğindeki tatbikatlarla kurumsallaştı. İsrail'in Türk hava sahasını kullanamaması, Yunanistan'ı İsrail hava kuvvetleri için birincil eğitim sahası haline getirdi.
PULS SİSTEMİ EGE'DE DENGELERİ SARSACAK
Günümüzde bu iş birliği, teknolojik bir bağımlılığa ve ortak silah platformlarına dönüşmüş durumda. 6 Nisan’da Atina’da imzalanan yaklaşık 650 milyon Euro tutarındaki PULS (Hassas ve Evrensel Fırlatma Sistemi) anlaşması, Yunan ordusuna 300 kilometre derinliğe kadar hassas vuruş yeteneği kazandırıyor. Aydemir, bu sistemlerin Meriç hattına ve Ege adalarına yerleştirilmesinin Trakya ve Ege kıyılarındaki Türk stratejik noktaları için ciddi bir risk teşkil ettiğini vurguluyor.

YUNAN HAVA SAVUNMASI AŞİL KALKANI İLE İSRAİL'E EMANET
Öte yandan, 3 milyar Euro bütçeli "Aşil Kalkanı" (Achilles Shield) projesi de dikkat çekiyor. İsrail teknolojisiyle inşa edilen bu füze kalkanı; İHA, seyir füzeleri ve balistik tehditlere karşı çok katmanlı bir savunma yapısı kurmayı hedefliyor. Bu durum, Türkiye’nin bölgedeki teknolojik üstünlüğünü dengeleme çabası olarak değerlendiriliyor. Aydemir, Türkiye’nin güvenlik ajandasında İran kadar bu hattın da kritik bir öneme sahip olduğunu belirterek uyarılarda bulunuyor.