Yozgat'ta ele geçirilen Hint şebeği neden yasak?
Hint şebeği Yozgat'ta jandarma ekiplerince koruma altına alındı. Peki, bu agresif makak türü doğal olarak nerede yaşar ve neden yasaklı?
Yozgat'ın Sarıkaya ilçesinde başıboş halde gezerken yetkililer tarafından yakalanan Hint şebeği, yaban hayatı kaçakçılığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Asya coğrafyasına özgü olan Hint şebeği türünün Türkiye sınırları içinde evcil hayvan gibi beslenmesi, ticareti ve barındırılması yasal düzenlemelerle kesin olarak yasaklanmış durumda. Yaban hayatı uzmanları, sevimliliğiyle aldatan bu canlıların ev ortamına sokulmasının ardındaki büyük halk sağlığı ve güvenlik risklerine dikkat çekiyor.
HİNT ŞEBEĞİ DOĞAL ORTAMDA NEREDE YAŞAR?
Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) kayıtlarına göre, koruma altına alınan bu makak türünün anavatanı aslında Türkiye'den binlerce kilometre uzaklıkta bulunuyor. Makak ailesinin en geniş dağılıma sahip üyelerinden olan Hint şebeği, başta Hindistan, Nepal, Bangladeş, Pakistan ve Güney Çin olmak üzere Güney ve Güneydoğu Asya'nın ormanlık, dağlık ve kayalık arazilerinde dev sürüler halinde yaşam sürüyor. Vahşi doğada geniş alanlara ve karmaşık sosyal hiyerarşilere ihtiyaç duyan bu primatlar, zaman zaman insan yerleşimlerinin etrafında da yiyecek arayışına giriyor.

ÖLÜMCÜL VİRÜS TAŞIMA RİSKLERİ OLDUKÇA YÜKSEK
Bu hayvanların evlerde esaret altında tutulmasının yasak olmasının temelinde çok ciddi halk sağlığı riskleri yatıyor. Uzmanların uyarılarına göre, insanlarla genetik benzerliği yüksek olan bu primatlar kuduz, hepatit ve insanlarda ölümcül sonuçlar doğuran Herpes B gibi tehlikeli zoonoz hastalıkları kolayca taşıyıp bulaştırabiliyor. Ayrıca tamamen vahşi içgüdülere sahip olan makaklar, ergenlik çağına ulaştıklarında son derece agresifleşerek keskin dişleri ve güçlü yapılarıyla sahiplerine veya çevreye saldırıp ağır fiziksel yaralanmalara neden olabiliyor.

YASA DIŞI TİCARETİN KARANLIK BOYUTU
Bireysel sahiplenmenin kanunlarla engellenmesi, aynı zamanda uluslararası yaban hayatı kaçakçılığına ve hayvan sömürüsüne vurulan bir darbe olarak görülüyor. İlgili yasal mevzuatlar ve uluslararası CITES sözleşmesi kapsamında korunan bu canlılar, genellikle vahşi doğada anneleri katledilerek henüz yavruyken yasa dışı yollarla koparılıyor. Sosyal ihtiyaçları karşılanmayan ve ev ortamına hapsedilen yaban hayvanlarının ağır klinik depresyona girdiği, tüy yolma veya kendini ısırma gibi yıkıcı davranışlar geliştirdiği biliniyor.