Yılmaz Özdil NATO yemeği menüsündeki içki detayını sordu!

Yılmaz Özdil NATO yemeği menüsünün detaylıca açıklanıp içki servisinin gizlenmesini eleştirdi. Liderlerin menüsünde neler eksik bırakıldı?

Yılmaz Özdil NATO yemeği menüsündeki içki detayını sordu!

Gazeteci ve yazar Yılmaz Özdil NATO yemeği protokolünde basına yansıyan menü detaylarını, siyasi şeffaflık ve toplumsal algı üzerinden sert bir dille eleştirdi. Ankara'nın uluslararası diplomasi arenasındaki temsil biçimini değerlendiren Özdil, yiyecek listelerinin en ince ayrıntısına kadar paylaşılırken içecek menüsünün sansürlenmesine tepki gösterdi.

YILMAZ ÖZDİL NATO YEMEĞİ MENÜSÜNDE NEYE DİKKAT ÇEKTİ?

Uluslararası zirvelerdeki protokol detayları genellikle ülkelerin siyasi mesajlarını da barındırıyor. Yılmaz Özdil NATO yemeği sonrası yapılan resmi bilgilendirmelerdeki çifte standarda dikkat çekerek, menüdeki gıda ürünlerinin şeffaflığı ile içeceklerin gizliliğini kıyasladı. Bu durumu kamuoyundan bilgi saklamak olarak nitelendiren Özdil, "Yemekte ne ikram edildiğini kalem kalem biliyoruz. Tereyağından salçasına kadar hepsini biliyoruz. Peki içki içildi mi kardeşim? İçki ikram edildi mi? Onu bilmiyoruz." sözleriyle tepkisini dile getirdi.

LİDERLERİN AKŞAM YEMEĞİNDE HANGİ İÇECEKLER YER ALDI?

Uluslararası heyetlerin katıldığı devlet yemeklerinde, her liderin kendi kültürel alışkanlıklarına veya diplomatik kurallara uygun içecekler tercih etmesi standart bir uygulamadır. Özdil, bu evrensel kuralın Türk basınına yansıma biçimindeki garipliği somut örnekler üzerinden sorguladı. Yemekteki eşleşmelerin absürtlük ihtimalini vurgulayan gazeteci, "Trump dana kaburga yerken yanında ayran mı içti? Macron deniz levreği yerken şerbet mi içti? Meloni Sütlü Nuriye yerken yanında beyaz şarap yudumladı mı? Bilmiyoruz." ifadelerini kullandı.

ÇUVAL OLAYI VE FSM KÖPRÜSÜ GÖNDERMESİ NE ANLAMA GELİYOR?

Siyasi eleştirilerinde sık sık yakın tarihteki diplomatik krizlere atıf yapan Yılmaz Özdil, içki konusundaki hassasiyeti Türkiye'nin dış politikadaki tavizleriyle karşılaştırdı. Türk askerinin başına 2003 yılında Irak'ın Süleymaniye kentinde ABD askerleri tarafından çuval geçirilmesi olayını hatırlatan Özdil, bağımsızlık sembolleri ile iç politika kaygıları arasındaki çelişkiye işaret etti. Özdil eleştirisini, "Kafamızda Amerikan çuvalı varken Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne Amerikan bayrağı asmaya utanmıyoruz. İçki ikramının duyulmasından utanıyoruz." sözleriyle tamamladı.