Yapay zeka avukatların yerini alacak mı?
Yapay zeka, avukatlık mesleğini de dönüştürüyor. Peki, robotlar avukatların da mesleğini elinden alabilecek mi?
5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan hukukçular, yapay zekânın savunma makamı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Avukatlar Yakup Koçak ve N. Berkay Kırcı, dijitalleşen dünyada mesleğin geleceğine dair Yeni Ankara’ya önemli açıklamalarda bulundu. Günümüzde algoritmalar dilekçe yazımı ve belge analizi gibi alanlarda kullanılsa da mesleğin özündeki insan unsurunun önemi korunuyor.

YAPAY ZEKÂNIN SAĞLADIĞI AVANTAJLAR VE RİSKLER
Hukuki süreçlerde otomasyonun hız kazandırdığını belirten Avukat Yakup Koçak, bu teknolojinin hata payını düşürdüğünü ifade etti. Koçak, yapay zekânın sunduğu imkânları şu sözlerle özetledi:
“Biz avukatlar için dilekçeleri hazırlamakta zaman kaybını önleyen, hataları azaltan, günün her saatinde çalışabilmeyi ve otomatikleşmeyi sağlayan bir yanı vardır. Ancak yaratıcı zekânın körelmesine, bağımlılığın artmasına, avukat istihdamının azalmasına ve sistem hatalarına yol açabilen yanları da bulunmaktadır. Yapay zekâyı kullanırken, çalışma konusuna ilişkin yeterli bilgiye ve sakıncalı yanlarını bertaraf edecek donanıma sahip olmak gerekir.”
SAVUNMA SANATI VE YARATICI DÜŞÜNCE
Avukat N. Berkay Kırcı ise avukatlığın sadece kanun ezberlemekten ibaret olmadığını, soyut kuralları somut olaylara uygulama becerisi gerektirdiğini vurguladı. Kırcı'ya göre, makineler öğrenme süreçlerini taklit edebilse de strateji geliştirme ve analiz noktasında insan zekâsı belirleyici rol oynuyor. Mesleğin tamamen ortadan kalkacağı iddialarının gerçekçi olmadığını savunan Kırcı, teknolojinin bir kaldıraç olarak görülmesi gerektiğini belirtti.

GELECEĞİN AVUKATI TEKNOLOJİYİ YÖNETEN OLACAK
Yeni nesil hukukçular için teknolojiyi kullanma becerisinin rekabet avantajı sağlayacağı öngörülüyor. Kırcı, 5 Nisan mesajında meslektaşlarına şu vizyonu sundu:
“Yapay zekâ avukatların yerini almayacak; ama onu en iyi kullanan avukatlar diğerlerinin yerini alacak.”
"Bu değerlendirmeler ışığında, adaletin tesisinde analitik düşünme ve yaratıcılığın en güçlü savunma aracı olarak kalmaya devam edeceği, teknolojinin ise bu süreci destekleyen bir enstrüman olacağı kaydedildi."