Türkiye'de "nepotizmin" soyağacı! Sınavsız yükselişler, aile saadetleri ve ezber bozan hareket!

Türkiye’de milyonlarca üniversite mezunu mülakat kapılarında dirsek çürütürken; siyasilerin yakınlarına açılan "özel" kontenjanlar ve dudak uçuklatan maaşlı atamalar, Ebubekir Şahin’in son hamlesiyle birlikte siyasetin samimiyet testine dönüştü.

Türkiye'de "nepotizmin" soyağacı! Sınavsız yükselişler, aile saadetleri ve ezber bozan hareket!

Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in Türk Telekom Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesinin ardından, aynı kurumda görev yapan kızının istifasını istemesi sosyal medyada geniş yankı buldu. Bu hamle, kimi çevrelerce "örnek bir etik davranış" olarak nitelendirilirken, kimi çevrelerce de siyasetteki "yakın korumacılığı"na dair bir itiraf olarak değerlendirildi. Bu gelişme, hafızalarda henüz taze olan BBP lideri Mustafa Destici ve benzeri isimlerin karıştığı tartışmaları da beraberinde getirdi.

MUSTAFA DESTİCİ VE MECLİS’TEKİ "UZMAN" KADROSU

Bu tartışmaların en taze halkalarından biri, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici’nin kızı Özgül Hilal Destici’nin TBMM Strateji Geliştirme Başkanlığı’na "uzman yardımcısı" olarak atanmasıydı. Destici, kızının sınavlarla ve liyakatiyle bu makama geldiğini savunsa da; atamanın "açıktan atama" usulüyle yapıldığı iddiaları tepki çekmişti. Özellikle asgari ücretli ve işsiz gençlerin tepkisi, siyasilerin yakınlarının kamudaki hızlı yükselişine odaklanmıştı.

Bu örnek buzdağının sadece görünen kısmı. Türkiye’de kamudaki "aile saadetini" belgeleyen son vakalar, nepotizmin (akraba kayırmacılığı) siyasi bir gelenek haline geldiği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor. İşte liyakat tartışmalarını alevlendiren o isimler ve yankıları:

ÜNÜVAR AİLESİ: TEK EVDEN İKİ ÜST DÜZEY BÜROKRASİ

2024 yılının en sert tartışmalarından biri AK Parti eski Milletvekili ve Ankara Üniversitesi Rektörü Necdet Ünüvar üzerinden yaşandı. Ünüvar'ın kızı Münevver Şeyma Solmazgül’ün, iki bürokratın görevden alınmasıyla boşalan TBMM Destek Hizmetleri Başkanlığı koltuğuna 110 bin TL maaşla göreve getirildiği yönündeki iddialar, atamanın liyakat esasına göre yapılıp yapılmadığına dair tartışmaları alevlendirdi. Bunun yanı sıra, iddialara göre oğlu Alaattin Ünüvar’ın, atama sürecinde herhangi bir sınav ya da açık yarışma sürecinden geçmediği öne sürüldü.

Benzer şekilde bazı CHP'li belediyelerde de aile üyelerinin çeşitli kademelerde yer bulması, aynı tartışma ve tepkiyi doğurdu.

MECLİS Mİ, AİLE MECLİSİ Mİ?

Nepotizm tartışmaları sadece bir isimle sınırlı kalmıyor. AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in yeğeni ve kardeşinin de TBMM çatısı altında çalıştığının hatırlatılması, sosyal medyada ‘Meclis adeta bir aile şirketine dönüştü’ yönündeki yorumların artmasına neden oldu. Bu durum, partiler üstü bir sorun olarak "nepotizm her yerde" eleştirisini beraberinde getirdi.

"SOYAĞACI" MANŞETLERDE

Araştırma Önergeleri Reddediliyor

2023 yılında muhalefetin sunduğu "nepotizmin araştırılması" önergesinin iktidar bloğu oylarıyla reddedilmesi, sistemin denetlenmesine karşı bir direnç olarak yorumlandı.

Soyağacı Haritaları

Bazı gazeteler tarafından yayımlanan "Nepotizmin Soyağacı" gibi dosyalar, bakanlıklardan belediyelere kadar uzanan devasa bir akraba ağını deşifre etti.

"Devlet, Akraba Devletine Dönüşüyor"

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’nun geçtiğimiz yıllarda yaptığı "Siyasi nepotizm devleti bitirir" uyarısı ve köşe yazarlarının "Liyakat biterse devlet çöker" feryatları, 2026 yılına da hala güncelliğini koruyor.

Ebubekir Şahin’in kızının istifasını istemesi, bu devasa akraba ağında küçük bir gedik açsa da; milyonlarca üniversiteli gencin işsizlik ve mülakat kıskacında olduğu bir dönemde, siyasilerin aile fertlerine kamuda avantaj sağlandığı yönündeki algı, Türkiye’nin en büyük toplumsal yarasını kanatmaya devam ediyor.

AKRABA ATAMALARI TARTIŞMASI GÜNDEMDEKİ YERİNİ KORUYOR

Nepotizm tartışmaları sadece Ankara’daki üst düzey bürokrasiyle sınırlı kalmıyor; yerel yönetimlerde de "akraba mesaisi" tam gaz devam ediyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, 31 Mart seçimleri sonrası yükselen tepkiler üzerine "Kim belediyeye akrabasını alırsa atamayı geri aldıracağım" şeklindeki sert çıkışına rağmen, birçok belediyede "tanıdık" isimlerin kritik koltuklara yerleştirildiği iddiaları gündemden düşmüyor.

İSTANBUL VE İBB’DE AKRABA AĞI İDDİALARI

Yerel yönetimlerin kalbi olan İstanbul’da, İBB ve bağlı iştiraklerdeki atamalar mercek altına alınmıştı. İddialara göre, liyakat sözlerinin gölgesinde kalan bazı atamalar şöyle:

İBB ve iştirakler

Bazı basın organları ve sosyal medya paylaşımlarında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yakın çevresinden isimlerin BELTUR, İSPER ve İSPARK gibi iştiraklerde görevlendirildiği ileri sürülüyor. Ayrıca İBB üst düzey bürokratlarının kendi yakınlarını "danışman" kadrolarıyla sisteme dahil ettiği iddiaları, "liyakat mi, sadakat mi?" sorusunu bir kez daha doğuruyor.

İlçe belediyelerinde 'kuzen' ve 'kayınbirader' mesaisi

Beylikdüzü’nden Sarıyer’e, Tuzla’dan Ataşehir’e kadar pek çok ilçede belediye başkanlarının; kuzenlerini zabıta müdürü, eşlerini İBB çalışanı veya akrabalarını müdür olarak atadığına dair sosyal medyada ‘torpil listesi’ başlığıyla paylaşılan ve doğruluğu tartışılan listeler gündeme geliyor.

Esenyurt örneği

Eski belediye başkanı Ahmet Özer döneminde, aile üyelerinin (oğlu, kızı, kardeşi ve yeğenleri) belediye bünyesinde istihdam edildiği iddiaları, yerel yönetimlerdeki aile bağlarının ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.

"LİYAKAT" Mİ "SADAKAT" Mİ?

Geçmişten bugüne siyaset sahasında pek çok isim, aile üyelerinin kamu kurumlarında veya belediye iştiraklerinde görev almasıyla eleştiri oklarının hedefi oldu.

Belediyelerdeki akraba atamaları

Son yerel seçimlerin ardından birçok belediye başkanının, eşini, dostunu veya yeğenini belediye şirketlerine yönetim kurulu üyesi veya müdür olarak atadığına yönelik son iddialar "nepotizm" tartışmalarının yerel ayağını oluşturdu. Partilerin bu konuda genelgeler yayımlamasına rağmen, bu uygulamanın tamamen önüne geçilemediği görüldü.

Varlık Fonu ve yönetim kurulları

Üst düzey bürokratların ve siyasetçilerin çocuklarının, Türkiye’nin en büyük kamu şirketlerinde (THY, Türk Telekom, TRT gibi) üst düzey yönetici veya danışman olarak istihdam edildiğine yönelik iddialar ve "çift maaş" ve "ayrıcalıklı kariyer" iddialar eleştirileri her daim canlı tutuyor.

EBUBEKİR ŞAHİN’İN EZBER BOZAN HAMLESİ ALGILARI YIKAR MI?

Şahin’in bu son adımı, aslında siyasetteki "etik sınır" tartışmasını yeni bir boyuta taşıyor. Genellikle benzer durumlarda siyasiler geri adım atmak yerine "yasal hakkımız" savunmasına sığınırken, Şahin’in istifa talebi, toplumsal baskının ve kamuoyundaki algının siyasetçiler açısından ne denli belirleyici hale geldiğini ortaya koyuyor.

Özlem Zengin AK Parti