Türkiye'de en riskli iş grupları: İnşaat sektörü zirvede!
Türkiye'de en riskli iş grupları belli oldu. İSİG ve SGK verilerine göre inşaat, tarım ve madencilik başı çekiyor. Peki ölümler neden artıyor?
Türkiye'de en riskli iş grupları, sendikasız, kayıt dışı ve güvencesiz çalışma koşullarının kesiştiği alanlarda net biçimde ortaya çıkıyor. Ankara merkezli bağımsız veri toplayan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi tarafından yayımlanan 2025 ve 2026 yılı raporları, sahadaki gerçek bilançoyu sayılarla belgeliyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın (SGK) resmi verilerinden farklı olarak sahadaki kayıt dışılığı da ölçen bu raporlar; mültecileri, tarım emekçilerini ve MESEM kapsamındaki çocuk işçileri de mercek altına alıyor.

TÜRKİYE'DE EN RİSKLİ İŞ GRUPLARI HANGİLERİ?
Çalışma hayatındaki ölümlü kazalar kronikleşmiş biçimde belirli sektörlerde yoğunlaşıyor. İSİG Meclisi'nin sahadan, basın taramalarından ve iş güvenliği uzmanlarından derlediği kayıtlara göre Türkiye'de en riskli iş grupları sıralamasında inşaat, tarım, taşımacılık ve ağır sanayi başı çekiyor. Saha verileri, 2025 yılında ülke genelinde en az 2 bin 105 işçinin çalışırken yaşamını yitirdiğini kanıtlıyor. 2026 yılının ilk beş aylık periyodunda ise bu sayı en az 835 olarak raporlanırken; ölümlerin 432'sinin ilk çeyrekte, 189'unun nisan ayında, 212'sinin ise mayıs ayında gerçekleştiği görülüyor.
İNŞAAT VE TARIM SEKTÖRLERİ NEDEN ÖLÜMCÜL KABUL EDİLİYOR?
İnşaat ve yol yapım işleri, Türkiye'de açık ara en fazla ölümün yaşandığı tehlikeli iş kolu konumunu koruyor. Şantiyelerde yaşanan ölümlerin yüzde 60'ından fazlası iskele çökmeleri ve yüksekten düşme sonucu gerçekleşiyor; sendikasız taşeron sistemi bu riski artırıyor. En çok ölümün yaşandığı ikinci sektör olan tarım ve ormancılıkta ise devrilme koruması bulunmayan eski traktörlerin kullanımı, mevsimlik işçileri taşıyan uygunsuz servis araçlarının yaptığı kazalar ve yaz aylarında yaşanan sıcak çarpması olayları en sık karşılaşılan ölüm nedenleridir.
TAŞIMACILIK VE MADENCİLİKTE İŞ GÜVENLİĞİ RİSKLERİ NELER?
Taşımacılık sektörü, kurye ağlarının ve şehir içi lojistiğin devasa boyutlara ulaşmasıyla ölüm oranlarının en hızlı tırmandığı iş koludur. Uzun mesai saatleri, uykusuzluk ve "hızlı teslimat" baskısı, ağır vasıta şoförlerinin ve moto-kuryelerin trafik kazası geçirme olasılığını katlıyor. Metal ve madencilik gibi ağır sanayi kollarında ise tek bir kazada birden fazla kişinin etkilenebildiği toplu ölümler dikkat çekiyor. Madenlerdeki grizu patlamaları ve göçükler ile fabrikalardaki makineye sıkışma ve elektrik çarpması vakaları en kritik riskler arasında yer alıyor.
MESEM VE ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜMLERİ TABLOSUNDA SON DURUM NE?
İSİG raporlarının en çarpıcı ve sarsıcı başlıklarından birini çocuk emeği sömürüsü ve buna bağlı kazalar oluşturuyor. 2025 yılı boyunca kayıt altına alınan 2.105 can kaybının 94'ünün çocuk işçilerden oluşması tablonun vehametini gösteriyor. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) sistemi kapsamında "pratik eğitim" adı altında ağır sanayide ve tehlikeli atölyelerde çalıştırılan stajyer çocukların karşılaştığı ölümcül kazalar, çalışma uzmanlarının acil önlem çağrısı yaptığı konuların başında geliyor.

İSİG MECLİSİ VERİLERİ SGK İSTATİSTİKLERİNDEN NEDEN FARKLI?
İş cinayetleri konusunda devlet kurumlarının ve bağımsız platformların açıkladığı veriler arasında belirgin farklılıklar bulunuyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yalnızca yasal olarak sigortalı olan ve resmi kayıt altındaki çalışanların iş kazalarını istatistiklerine yansıtıyor. İSİG Meclisi ise bilgileri basın taramaları, işyeri hekimleri ve emek örgütleri üzerinden toplayarak; kayıt dışı çalışanları, göçmenleri ve stajyer çocukları da rapora dahil ediyor. Kapsamdaki bu fark, İSİG verilerinin sahadaki reel tehlikeyi daha şeffaf yansıtmasını sağlıyor.