MetroPOLL Araştırma sonuçları paylaştı! AK Parti seçmeni "İran'da rejim değişmeli" dedi!
Türkiye'de AK Parti'ye oy verenlerin yüzde 55,3'ü İran'da rejim değişikliğini destekliyor. İşte anketin çarpıcı sonuçları...
Metropoll Araştırma şirketinin yaptığı son çalışmaya göre, Türkiye'de halkın büyük bir çoğunluğu komşu ülke İran'daki mevcut yönetim yapısının değişmesini istiyor.
Verilere göre halkın yüzde 58,8'i rejim değişikliğinden yana tavır alırken, "AK Parti'ye oy verenlerin yüzde 55,3'ü İran'da rejim değişikliğini destekliyor." Ankette ortaya çıkan bu tablo, seçmenlerin siyasal İslamcı veya teokratik rejimleri meşru görmediği şeklinde yorumlanıyor.
TOTALİTER REJİMLERDE MEŞRUİYET KAYBI
Araştırma sonuçları, anti-demokratik yönetimlerin meşruiyet üretme kapasitesini kaybettiğini gösteriyor. İktidarların kendi halkını "iç tehdit" olarak görmesi ve barışçıl iktidar değişimini imkansız hale getirmesiyle halkın devletten koptuğu tespit ediliyor. Bu durumun, devletin halk nezdinde bir "dış unsur" gibi algılanmasına yol açtığı ve rejimlerin gerçek bir güvenlik krizi yaşamasına neden olduğu savunuluyor.

AK PARTİ'DEN DEM'E "İRAN'DA REJİM DEĞİŞSİN" İTTİFAKI
Ankette CHP'lilerin %62,9'u, MHP'lilerin %47,8'i, İYİ Partililerin %58,4'ü, DEM Partililerin %86,2'si İran'da rejim değişikliğinden yana.
İRAN’DAKİ İSTİHBARAT ZAFİYETİ TARTIŞMALARI SÜRÜYOR
İsrail'in son dönemdeki saldırıları, İran içerisindeki krizin boyutlarını somut bir şekilde ortaya koydu. İsrail’in İran topraklarında drone üretimi yapabilecek ve üst düzey yöneticilerin konumlarını takip edebilecek bir istihbari kapasiteye sahip olduğu görüldü. Rejimin baskısı altında yaşayan ve gelecek umudunu yitiren kitlelerin dış güçlerle daha kolay ittifak kurabildiği iddia ediliyor.

YOLSUZLUK İDDİALARININ PERDE ARKASI
Analizlere göre, sadece sadakat esasına göre göreve gelen kadroların yolsuzluğa bulaştığı ve dış etkilere açık hale geldiği belirtiliyor. Yoksulluk ve baskı altındaki halkın devletten uzaklaşması, dış unsurların ülke içerisindeki operasyonel gücünü artıran temel etkenlerden biri olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, ortaya çıkan bu toplumsal ve siyasi tablonun bölgedeki tüm aktörler tarafından derinlemesine düşünülmesi gerektiğini vurguluyor.