Türkiye’de 80 bin öğretmen açığı: 71 bin ücretli öğretmenle kapatılmaya çalışılıyor

Türkiye’de öğretmen açığı büyürken, 62 ilde 71 bin 757 ücretli öğretmen görev yapıyor; 55 ilde ise açık 80 bini aşıyor. Uzmanlar, düşük ücret ve yetersiz nitelik tartışmalarıyla gündeme gelen ücretli öğretmenliğin kalıcı çözüm olmadığını vurguluyor.

Türkiye’de 80 bin öğretmen açığı: 71 bin ücretli öğretmenle kapatılmaya çalışılıyor

Türk Eğitim-Sen’in 2025-2026 eğitim-öğretim yılına ilişkin yaptığı araştırma, Türkiye’de öğretmen açığının büyüklüğünü ve bu açığın ücretli öğretmenlik uygulamasıyla kapatılmaya çalışıldığını bir kez daha ortaya koydu. 81 il valiliğinden veri talep eden sendikaya 62 il yanıt verirken, bu illerde toplam 71 bin 757 ücretli öğretmen görev yapıyor.

İSTANBUL ZİRVEDE: EN FAZLA ÜCRETLİ ÖĞRETMEN BU İLDE

Verilere göre en fazla ücretli öğretmenin görev yaptığı il İstanbul oldu. Kentte 21 bin 947 ücretli öğretmen çalışıyor. İstanbul’u 5 bin 894 ile Şanlıurfa izlerken, diğer yüksek sayılı iller şöyle sıralandı:

  • Ankara: 3 bin 662
  • İzmir: 3 bin 538
  • Gaziantep: 3 bin 63
  • Kocaeli: 2 bin 300
  • Hatay: 2 bin 98

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİN YARISINDAN FAZLASI EĞİTİM FAKÜLTESİ MEZUNU DEĞİL

Araştırma, ücretli öğretmenlerin eğitim durumuna dair dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu. Buna göre:

  • 30 bin 536’sı eğitim fakültesi mezunu
  • 35 bin 359’u lisans mezunu
  • 5 bin 862’si ön lisans mezunu

Bu dağılım, ücretli öğretmenlerin önemli bir kısmının öğretmenlik formasyonuna sahip olmadığını gösteriyor. Özellikle lisans mezunlarının sayısının eğitim fakültesi mezunlarını geçmesi dikkat çekiyor.

ÖZEL EĞİTİMDE BİLE ÖN LİSANS MEZUNLARI GÖREV YAPIYOR

Özel uzmanlık gerektiren alanlarda da tablo değişmiyor. Türkiye genelinde 20 bin 979 ücretli özel eğitim öğretmeni görev yaparken, bunların:

  • 8 bin 669’u eğitim fakültesi mezunu
  • 10 bin 105’i lisans mezunu
  • 2 bin 205’i ön lisans mezunu

Bu durum, özel eğitim gibi kritik bir alanda dahi nitelik tartışmasını gündeme getiriyor.

BRANŞLARDA BÜYÜK AÇIK, BAZI ALANLARDA FAZLALIK VAR

Ücretli öğretmenlerin görev alanlarına bakıldığında dengesiz bir dağılım göze çarpıyor:

Branş öğretmenliği: 25 bin 10 ücretli öğretmen
Sınıf öğretmenliği: 19 bin 62
Okul öncesi: 6 bin 706

Ancak norm kadro ihtiyacıyla karşılaştırıldığında tablo daha çarpıcı:

Branş öğretmenliğinde ihtiyaç: 40 bin 581
Özel eğitimde ihtiyaç: 22 bin 722
Buna karşın okul öncesi ve sınıf öğretmenliğinde ihtiyaçtan fazla görevlendirme yapıldığı görülüyor.

TÜRKİYE GENELİNDE 80 BİN ÖĞRETMEN AÇIĞI

55 ilden alınan verilere göre Türkiye genelinde 80 bin 449 öğretmen açığı bulunuyor. Ücretli öğretmen sayısı ise bu ihtiyacın 8 bin 692 altında kalıyor.

Bazı illerdeki durum şöyle:

  • İstanbul: 25 bin 532 ihtiyaç – 21 bin 947 ücretli
  • Ankara: 4 bin 402 ihtiyaç – 3 bin 662 ücretli
  • Şanlıurfa: 8 bin 137 ihtiyaç – 5 bin 894 ücretli

Bu veriler, ücretli öğretmen uygulamasının açığı kapatmakta yetersiz kaldığını gösteriyor.

“PALYATİF ÇÖZÜMLE NEREYE KADAR?”

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, yaptığı açıklamada ücretli öğretmenliğin kalıcı bir çözüm olmadığını vurguladı. Geylan, öğretmen açığının kadrolu atamalar yerine düşük ücretli ve güvencesiz çalışma modeliyle giderilmeye çalışıldığını belirtti.

Ücretli öğretmenlerin asgari ücretin altında gelir elde ettiğine dikkat çeken Geylan, pedagojik formasyon eksikliğinin de eğitim kalitesini olumsuz etkilediğini ifade etti.

10 BİN ATAMA YETERSİZ, SÜREÇ UZUN

2026 yılı için planlanan 10 bin öğretmen atamasının ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğunu belirten Geylan, Milli Eğitim Akademisi sürecinin de gecikmeye neden olacağını söyledi. Buna göre yeni öğretmenler en erken 2027’de göreve başlayabilecek.

EMEKLİLİK SİSTEMİ ATAMALARI TIKIYOR

Ayrıca MEB bünyesinde 123 bini aşkın öğretmenin emeklilik hakkı kazanmasına rağmen ekonomik koşullar nedeniyle emekli olamadığı ifade edildi. Bu durumun genç öğretmenlerin atanmasını engellediği belirtildi.

SENDİKANIN TALEBİ: ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK KALDIRILSIN

Türk Eğitim-Sen, çözüm olarak:

  • Ücretli öğretmenliğin tamamen kaldırılmasını
  • Tüm öğretmenlerin kadrolu atanmasını
  • En az ücretli öğretmen sayısı kadar atama yapılmasını
    talep ediyor.

Ayrıca KPSS’de yüksek puan almasına rağmen atanamayan öğretmenlerin mağduriyetinin giderilmesi gerektiği de vurgulanıyor.

Veriler, Türkiye’de öğretmen açığının ciddi boyutlara ulaştığını ve mevcut sistemin kalıcı çözüm üretmekte yetersiz kaldığını ortaya koyuyor. Eğitimde niteliğin artırılması için kadrolu istihdamın güçlendirilmesi gerektiği bir kez daha gündeme geliyor.

İstanbul