Türkiye'de yeni dönem: 2026-2035 "Aile ve Nüfus On Yılı" ilan edildi
Aile ve Nüfus On Yılı genelgesi Resmi Gazete'de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan imzalı kararla, nüfus artışını teşvik edecek 15 maddelik eylem planı açıklandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan 2026/4 sayılı genelge ile Türkiye'de 2026-2035 yılları arası "Aile ve Nüfus On Yılı" olarak ilan edildi. Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yer alan düzenleme, Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine gerileyen doğurganlık hızına karşı kapsamlı bir koruma kalkanı oluşturmayı hedefliyor. 15 maddelik eylem planı; evlilik teşviklerinden dijital güvenliğe, kırsala dönüşten yaşlı refahına kadar çok katmanlı bir devlet stratejisini devreye alıyor.
Türkiye’nin demografik yapısını korumak ve aile kurumunu güçlendirmek amacıyla hazırlanan "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi" yürürlüğe girdi. Genelgeye göre, aile kurumu sadece toplumsal bir temel değil, aynı zamanda millî güvenlik ve istikrarın teminatı olarak ele alınıyor.
ÇOK ÇOCUKLU AİLE YAPISI DESTEKLENECEK
Genelge kapsamında, evlilik müessesesinin toplumsal itibarının korunması ve gençlerin yuva kurmasını kolaylaştıracak yeni mekanizmaların geliştirilmesi kararlaştırıldı. Çok çocuklu aile yapısının desteklenmesi ve çocuk sahibi olmanın özendirilmesi hedeflenirken, annelik ve babalık rolleri toplumsal bir değer olarak daha güçlü şekilde tahkim edilecek. Ayrıca, nüfusun dengeli dağılımı için kentlerden kırsal alanlara dönüş projeleri aile odaklı bir perspektifle yeniden şekillendirilecek.

KÜRESEL AKIMLARA KARŞI BÜTÜNCÜL POLİTİKA YÜRÜTÜLECEK
Genelgede dikkat çeken bir diğer nokta ise dış tehditlere karşı alınan önlemler oldu. Aile yapısını olumsuz etkilediği belirtilen akımlara, zararlı alışkanlıklara ve bağımlılıklara karşı "Dijital Aile Kalkanı" gibi projeler hayata geçirilecek. Medyada aile dostu yayıncılık teşvik edilirken, eğitim müfredatlarına da güçlü aile ve nüfus hedefleri dahil edilecek.

MAYIS AYININ SON HAFTASI "MİLLÎ AİLE HAFTASI" İLAN EDİLDİ
Sürecin koordinasyonu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülecek. Her yıl mayıs ayının son haftası "Millî Aile Haftası" olarak kutlanacak ve tüm kamu kurumları stratejik planlarını bu on yıllık vizyona göre güncelleyecek. Akademik altyapıyı güçlendirmek adına güçlü aile ve nüfus hedefleri doğrultusunda lisansüstü programlar ve araştırma teşvikleri de artırılacak.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN AİLE VE NÜFUS YILINA DAİR MESAJLARI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı'nda yaptığı konuşmasında Türkiye'nin demografik gidişatına ve aile kurumunun toplumun temel direği olma özelliğine dikkat çekti. Ailenin bireyin eğitiminde ve karakter gelişiminde üstlendiği vazgeçilmez rolü şu sözlerle ifade etti:
- "Aile, insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokuludur."
- "Aile güçlü olduğunda bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum güçlü olur. Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında ise birey zayıflar, toplum kan kaybeder."

Toplumsal yapıyı bir arada tutan unsurların sadece askeri veya ekonomik güçten ibaret olmadığını, asıl gücün aile bağlarında yattığını belirten Cumhurbaşkanı, ailenin koruyucu işlevini şu şekilde vurguladı:
- "Güçlü ve sağlıklı ailelerde aziz milletimizin mutlu ve müreffeh geleceğinin güvencesi, artan saldırılar karşısında sığınılabilecek en güvenli limandır."
Geçmiş yıllarda uygulanan nüfus kontrolü politikalarının ve "çok çocuk eşittir yoksulluk" algısının bugün ülkeye zarar verdiğini belirten Erdoğan, 2007'deki "en az 3 çocuk" çağrısının zaman içinde haklılığının kanıtlandığını savunarak şu tespitte bulundu:
- "Türkiye olarak aile ve nüfus meselesinde sadece dünyada yaşanan hızlı değişimlerin etkilerini hissetmekle kalmıyoruz; aynı zamanda 1960’lardan itibaren devreye konulan yanlış politikaların ve algıların olumsuz sonuçlarıyla da yüzleşiyoruz."

Konuşmasının en çarpıcı bölümlerinden birini, azalan doğum oranları, artan boşanmalar ve yaşlanan nüfus yapısı gibi demografik tehditlere ayırmıştır. Doğurganlık hızının 2024'te 1,48'e kadar gerilemesini ve ortanca yaşın artmasını tehlike sinyali olarak gören Erdoğan, bu durumu şu kritik cümlelerle özetledi:
"Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir."
Yeni doğum teşvikleri Türkiye'nin nüfus krizini çözecek mi?Güncel