Tarihe damga vuran madenci direnişleri

Madenci direnişleri her dönem büyük yankı uyandırdı. Doruk Madencilik eylemi sürerken Kozlu'dan İngiltere'ye tarihteki grevlerde neler yaşandı?

Tarihe damga vuran madenci direnişleri

Ankara Kurtuluş Parkı'nda süren Doruk Madencilik eylemi, akıllara geçmişte yaşanan büyük madenci direnişleri gerçeğini getirdi. Tarih boyunca yerin altından çıkarak haysiyet mücadelesi veren işçiler, dünyanın dört bir yanında madenci direnişleri ile zorlu barikatları aştı.

İşte Doruk Madencilik direnişini anlamlandırmamızı sağlayan, Türkiye'den ve dünyadan en çarpıcı madenci eylemleri:

TÜRKİYE TARİHİNİ SARSAN MADENCİ YÜRÜYÜŞLERİ

1965 Kozlu Direnişi ve İlk Kayıplar

Türkiye işçi sınıfı tarihinin en önemli kırılma noktalarından biri 10 Mart 1965'te Zonguldak'ta yaşandı. Performansa dayalı "liyakat zammının" mühendislere ve idareye yakın kişilere adaletsizce dağıtıldığını savunan 1500 Kozlu madencisi ocaklara inmeyi reddetti. Direniş kısa sürede Gelik ve Çaydamar ocaklarına yayıldı. 12 Mart'ta ocağa girmek istemeyen işçilere deniz piyadeleriyle müdahale edildi ve çıkan çatışmalarda Satılmış Tepe ile Mehmet Çavdar hayatını kaybetti. Bu iki isim, Türkiye işçi sınıfı mücadelesinde vurularak öldürülen ilk işçiler olarak tarihe geçti. Zonguldak'a çevre illerden askeri birlikler yığıldı ancak işçiler liyakat primlerinin eşit dağıtılması gibi bazı hakları kazanmayı başardı.

1990-1991 Büyük Madenci Grevi ve Ankara Yürüyüşü

Doruk Madencilik işçilerinin Ankara yürüyüşünün en büyük tarihsel referansı, kuşkusuz 1990-1991 Zonguldak yürüyüşüdür. Madenlerin kapatılmasına ve küçültülmesine karşı çıkan, ücretlerinin iyileştirilmesini talep eden on binlerce maden işçisi 1990 yılı sonunda büyük bir greve çıktı. Grevin sonuçsuz kalması üzerine 1991 yılı başında madenciler, aileleriyle birlikte yaklaşık 80 bin kişiyle Zonguldak'tan Ankara'ya doğru devasa bir yürüyüş başlattı. 69 gün süren bu tarihi direniş, Zonguldak havzasındaki tüm ayrımları (yer altı-yer üstü, köylü-şehirli) ortadan kaldırarak işçileri kenetledi ve nihayetinde Şubat 1991'de toplu iş sözleşmesinin imzalanmasıyla sonuçlandı.

Günümüzde ise Doruk Madencilik'in yanı sıra, Manisa'da sendikaya üye oldukları için işten atılan Fernas Madencilik işçileri de benzer bir hak arama ve Ankara'da ses duyurma direnişi sergilemektedir.

DÜNYA TARİHİNE GEÇEN ÇARPICI MADENCİ DİRENİŞLERİ

1914 Ludlow Katliamı (ABD)

Kötü çalışma koşulları, düşük ücretler ve şirket yönetiminin baskılarına karşı greve çıkan Colorado madencileri, şirket lojmanlarından atılınca çadır kentler kurdular. 20 Nisan 1914'te şirket muhafızları ve Ulusal Muhafızlar, bu çadır kente makineli tüfeklerle ateş açıp çadırları ateşe verdi. Ateşten korunmak için çadırların altına kazdıkları çukurlara saklanan 11'i çocuk, 2'si kadın olmak üzere en az 21 kişi duman nedeniyle boğularak veya vurularak katledildi.

1984-1985 İngiltere Madenciler Grevi

Margaret Thatcher hükümetinin kârsız olduğu gerekçesiyle 20 maden ocağını kapatma ve 20 bin işçiyi çıkarma planına karşı başlayan grev, İngiltere tarihinin en sert sendikal mücadelelerinden biridir. Yaklaşık 165 bin madenci 11 aydan fazla süre grev yaptı. "Bir ocağı kapatmak, bir topluluğu öldürmektir" sloganıyla direnen madencilere polis çok sert müdahale etti (Orgreave Muharebesi); 11 binden fazla kişi tutuklandı. Grev yenilgiyle sonuçlansa da İngiltere'deki sosyal demokrasi ve sendikal haklar tarihinin en büyük kırılma anı oldu.

2012 İspanya "Kara Yürüyüş" (Asturias)

Doruk Madencilik işçilerinin eylemine mekansal ve taktiksel olarak en çok benzeyen direnişlerden biri 2012 yılında İspanya'da yaşandı. Kömür madeni teşviklerinde yüzde 63'lük kesintiye gidilmesine ve on binlerce kişinin işsiz kalma riskine karşı Asturias bölgesindeki madenciler "Kara Yürüyüş" (Black March) adını verdikleri bir eylem başlattı. Madenciler yüzlerce kilometre yürüyerek, baretleri ve lambalarıyla İspanya'nın başkenti Madrid'e ulaştılar. Madencilerin bu zorlu yürüyüşü ve polisle girdikleri çatışmalar, Avrupa'da kemer sıkma politikalarına karşı emeğin en büyük isyanlarından biri olarak kayıtlara geçti.

2012 Marikana Katliamı (Güney Afrika)

Maden işçilerinin sadece hak aradıkları için nasıl büyük bedeller ödediğinin yakın tarihteki en acı örneği Güney Afrika'da yaşandı. Lonmin şirketine ait platin madeninde maaşlarının artırılması için vahşi greve (sendika onayı olmayan grev) çıkan işçilerin üzerine 16 Ağustos 2012'de polis tarafından gerçek mermilerle ateş açıldı. 34 maden işçisinin öldürüldüğü ve 78'inin yaralandığı bu olay, Apartheid (ırk ayrımcılığı) rejiminin yıkılmasından bu yana Güney Afrika'da devlete ait güvenlik güçlerinin sivillere yönelik en ölümcül müdahalesi oldu.

Tarihsel örneklerin de gösterdiği gibi, yerin metrelerce altından çıkarak Ankara'nın göbeğinde seslerini duyurmaya çalışan Doruk Madencilik işçileri; on yıllardır dünyanın dört bir yanında baretleriyle yürüyen, hakları için çadırlarda yatan ve bedel ödeyen büyük madenci geleneğinin bugünkü temsilcileri konumundadır.

Madenci İşçi