TBMM'de Tunalı Hilmi göndermesi: Özel'den siyasi tutuklama ve yargı eleştirisi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'deki 23 Nisan Özel Oturumunda gündeme dair açıklamalarda bulundu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen Özel Oturum'da kürsüye çıktı. Ulusal egemenliğin ve çocukların güvenliğinin tehdit altında olduğunu vurgulayan Özel; artan çocuk yoksulluğuna, MESEM'lerdeki iş cinayetlerine ve yargının siyasallaşmasına sert tepki gösterdi. Can Atalay ve Ekrem İmamoğlu üzerinden yargı sürecini eleştiren CHP Lideri, boşalan 8 milletvekilliği için ara seçim yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu belirterek iktidara sandık çağrısı yaptı.
"ULUSAL EGEMENLİĞİMİZ DE ÇOCUKLARIMIZ DA GÜVENDE DEĞİL"
Sözlerine Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve Milli Mücadele kahramanlarını anarak başlayan Özel, egemenliğin saraylardan alınıp millete verilmesinin önemine değindi. Ancak gelinen noktada her iki kavramın da tehdit altında olduğunu savunan Özel, derinleşen yoksulluğa şu ifadelerle dikkat çekti:

"Bugün ülkemizde çocuklarımızın 8,5 milyonu yoksulluk çekiyor. OECD ülkeleri arasında çocuk yoksulluğunda Kosta Rika'dan sonra ikinci sıradayız. Biri özel okulda zil çaldığında yemeğe koşuyor, diğeri kantinden aldığı yarım tostu veresiye yazdırıyor. Son 13 yılda iş cinayetlerinde ölen çocuk sayısı 852'ye ulaştı. Bu kara düzenin çarkları çocukları değil, makamları güvende tutmak için dönüyor."
"TUTUKLAMA YETKİSİ BAŞKA BİR SİYASETÇİYE BIRAKILAMAZ"
Konuşmasında 1921 yılına ait Meclis tutanaklarını gösteren Özel, dönemin Bolu Mebusu Tunalı Hilmi Bey'in siyasi rakiplerin birbirini tutuklatma tehlikesine karşı yaptığı uyarıları hatırlattı. Bu tarihi örneği günümüzdeki yargı bağımsızlığı tartışmalarına bağlayan Özel, hukukun siyasallaştığını vurguladı.
"DARBE ORTADAYKEN HANGİ HUKUKTAN BAHSEDECEĞİZ?"
Tunalı Hilmi Bey'in uyarılarının 105 yıl sonra gerçek olduğunu belirten Özel, yargı atamalarını ve siyasi davaları şu sözlerle eleştirdi:

"Bir gün önce savcı, bir gün sonra Adalet Bakanı olan kişi 'Bundan sonra da partimizin başarısı için çalışmaya devam edeceğim' diyebiliyor. Gizli tanıklarla, yalancı şahitlerle Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu ve onlarca seçilmiş belediye başkanımız, bürokratımız bir yıldan fazladır hapiste yatıyor. Bu darbe ortadayken şimdi burada hangi hukuktan bahsedeceğiz?"
Can Atalay'ın durumuna da değinen Özel, Anayasa Mahkemesi kararlarının ve Meclis iradesinin yerel mahkemelerce yok sayıldığını ifade etti. CHP'ye yönelik kapatma dedikodularına ve parti teşkilatlarına yapılan baskınlara da tepki gösteren Özel, "Bizi iyi tanıyın. Biz, boynumuzu veririz ama boyun eğmeyiz. Biz, devleti kuran partiyiz" diyerek demokrasi mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
"MİLLET SÖZÜNÜ SÖYLEMEK İÇİN SANDIK BEKLİYOR: ARA SEÇİM YAPILMALI"
Yargı üzerinden siyaseti tasfiye etme çabalarının tehlikeli bir oyun olduğunu belirten Özel, konuşmasını anayasal bir çağrıyla noktaladı. Boşalan milletvekillikleri için Anayasanın 78. maddesini işaret eden Özel, "Milletimiz sözünü söylemek için artık bir sandık beklemektedir. Bugün Can Atalay’ın hakkı teslim edilmezse 8 milletvekilliği boştur. Anayasanın 78’inci maddesinin emrettiği ara seçimin zamanı gelmiştir. Boş olan milletvekilleri için sandık kurulması anayasal zorunluluktur." diyerek iktidara rest çekti ve meşruiyetin sadece milletten alınabileceğini vurguladı.