TBMM'de kritik mesai başladı! 12 maddelik "Çerçeve Yasa" teklifi komisyonda
TBMM Adalet Komisyonu bugün saat 15.30'da çerçeve yasanın görüşmeleri için toplandı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ni görüşmek üzere bugün saat 15.30'da toplandı.
360 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulan 12 maddelik çerçeve yasa teklifi, komisyonda ele alınmaya başlandı.
Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında bir araya geldi. Toplantının açılışında konuşan Yüksel, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ilk toplantısını 5 Ağustos 2025'te gerçekleştirdiğini anımsattı.
Teklifin, Türkiye'nin milli dayanışmasını güçlendirme, toplumsal bütünleşmesini kalıcı hale getirme ve Türkiye Yüzyılı'na daha güçlü adımlarla ilerleme iradesinin önemli bir göstergesi olduğunu ifade eden Yüksel, "Komisyonumuz bu teklifiyle birlikte yasama tarihimizin en önemli ve en kritik kanun tekliflerinden birini görüşecektir. Çünkü bu teklif milletimizin 40 yılı aşkın süredir kanayan yarasını hukukun şifalı eliyle sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Bu teklif ile kazanımların hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kalıcı toplumsal barışa dönüştürülmesi hedeflenmektedir. Bu teklifi ele alırken milletimizin huzurunu, devletimizin güvenliğini ve Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına ilişkin ortak istikametimizi ilgilendiren tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz. Terörsüz Türkiye'deki dönemsel bir siyasi söylenin veya kısa vadeli bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kırk yılı aşkın terör ve mücadele tecrübesinden, devlet aklından ve milletimizi huzur ve güvenlik iradesinden beslenen stratejik bir millet ve devlet politikasıdır" diye konuştu.
"ULAŞTIĞIMIZ HER KAZANIMIN ARDINDA ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİN FEDAKARLIĞI VARDIR"
Yüksel, sözlerinin devamında, "Terörün ekonomik maliyetinin 2.3 trilyon doları aştığı bilinmektedir. Terör nedeniyle ülkemizde yaklaşık 2.5 milyon kişilik istihdam kaybı yaşanmış, 123 milyar dolara yaklaşan vergi kaybı oluşmuş, yatırım, üretim ve finansman imkanları ciddi şekilde zarar görmüştür. Terörün Türkiye'ye yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doların üzerine çıkmıştır. Bu tablo teklifin yalnızca bir güvenlik meselesi değil aynı zamanda bir kalkınma ve adalet meselesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Teröre harcanan kaynakların üretime, yatırıma, eğitime, sağlığa ve teknolojik gelişime yöneltilmesi Türkiye'nin geleceği açısından stratejik bir zorunluluk olmuştur. Ancak bütün maddi kayıtların ötesinde en ağır bedel aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz tarafından ödenmiştir. Bugün ulaştığımız her kazanımın ardında onların fedakarlığı vardır. Bugün terörün ülkemiz üzerindeki etkisinin kalıcı biçimde ortadan kaldırılmasını ve toplumsal bütünleşmenin daha da güçlenmesini konuşabiliyorsak bunu canlarını bu vatan için feda eden aziz şehitlerimize, kahraman gazilerimize ve devletimizin hukuk içinde yürüttüğü kararlı mücadeleye borçluyuz. Terörsüz Türkiye hedefi menzile ulaştığında ülkemiz canlarımızı yakan ve kaynaklarımızı tüketen bu ağırlıktan ebediyen kurtulacaktır. Terörden tamamen arındırılmış bir Türkiye, daha güçlü bir ekonomi, daha fazla yatırım, daha yüksek refah, daha sağlam bir toplumsal huzur ve uluslararası alanda daha etkin bir Türkiye anlamına gelmektedir." ifadelerine yer verdi.
GENEL KURUL GÜNDEMİNE PAZAR GÜNÜ GELMESİ BEKLENİYOR
Komisyondaki görüşmelerin tamamlanmasının ardından teklifin, pazar günü TBMM Genel Kurulu'nun gündemine gelmesi öngörülüyor.
Kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak anılan düzenlemenin, ilgili süreç kapsamında hazırlanan yasal adımlardan biri olması nedeniyle Meclis'teki görüşmeleri yakından takip ediliyor.

"AYNI ANDA İKİ GÜNDEM DAYATILIYOR: BU YOL, YOL DEĞİL"
TBMM Adalet Komisyonu'nda hararetli anlara sahne olan oturuma, DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin'in usul ve anayasaya aykırılık itirazları damga vurdu. Sözlerine Meclis İçtüzük kurallarını hatırlatarak başlayan Şahin, Genel Kurul'da bizzat Adalet Komisyonu'nu ilgilendiren "çocuklara dair kanun" görüşmeleri devam ederken, komisyonun eş zamanlı olarak başka bir gündemle toplanmasını sert bir dille eleştirdi. Bu durumu bir "gündem dayatması" olarak nitelendiren Şahin, iktidar kanadına şu sözlerle seslendi:
"Elbette ki gündemi belirleme yetkiniz var. Ona itirazımız yok ama bu yol, yol değil dedik. İçtüzük 63. madde son derece açık; Genel Kurul'daki usul neyse komisyonda da o uygulanır. Adalet Komisyonu'na bir kanun teklifi görüşülürken tekrardan iş yükü yüklüyorsunuz."
"BU DÜZENLEME SONUÇLARI İTİBARIYLA ŞARTA BAĞLI BİR GENEL AFTIR"
Şahin'in komisyondaki itirazlarının en kritik noktasını ise, masada görüşülen infaz düzenlemesinin hukuki niteliği oluşturdu. İktidarın "bu bir af düzenlemesi değildir" şeklindeki savunmalarına şiddetle karşı çıkan DEVA Partili vekil, getirilen teklifin pratik sonuçlarına dikkat çekti. Metnin sonuçları itibarıyla net bir biçimde "şarta bağlı genel af" hüviyeti taşıdığını savunan Şahin, "Memnu hakların iadesi de dahil olmak üzere siz infaz yasasında bir kısım düzenlemeler yapıyorsunuz ki buna siz şarta bağlı af diyemezsiniz." ifadeleriyle, yapılan yasal değişikliğin sınırlarının bir infaz indirimini aştığını iddia etti.
"ANAYASA 87 SON DERECE AÇIK: NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK ARANMALIDIR"
Meseleyi Anayasa zeminine taşıyan ve itirazlarını bu temelde somutlaştıran Şahin, genel veya özel af niteliğindeki kanun tasarılarının Meclis'ten geçebilmesi için Anayasa'nın 87. maddesi gereğince nitelikli çoğunluk (beşte üç çoğunluk) şartı arandığını hatırlattı. Usul tartışmalarını komisyon başkanının inisiyatifine bırakan ancak yasal zorunlulukları hatırlatan Şahin, sözlerini hukuki bir çağrıyla noktaladı:
"Talebim Komisyon Başkanı olarak, bizim geçmiş dönemdeki itirazlarımıza rağmen gündeme aldınız, görüşüyorsunuz. Bu görüşme usulünü neye göre yapacaksınız? Anayasa 87 diyor ki genel af veya özel af türü bir düzenleme varsa bundaki nisap özel nitelikteki bir nisaptır. Burada alacağınız kararı salt çoğunlukla mı, nitelikli çoğunlukla mı alacaksınız? Ben bunu öğrenmek istiyorum."
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda görüşülürken teklifin hukuki niteliğine ilişkin açıklama MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay'dan geldi. Akçay, düzenlemenin af niteliği taşımadığını vurgulayarak, belirli şartların gerçekleşmesi halinde bazı soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerinin ertelenmesini öngördüğünü söyledi.
MİLLİ DAYANIŞMA VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞME KANUN TEKLİFİ
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda ele alınırken MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay düzenlemenin kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Teklifin denetime açık bir yasal çerçeve oluşturduğunu belirten Akçay, düzenlemeyi "özgün bir Türkiye modeli" olarak nitelendirdi.
Akçay'ın verdiği bilgilere göre teklif kapsamında Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir takip ve koordinasyon kurulu oluşturulacak. Kurul, yürütülen çalışmalar hakkında TBMM'ye de bilgi sunacak.
ERKAN AKÇAY: TEKLİF AF DÜZENLEMESİ DEĞİL
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanun Teklifi'nin af düzenlemesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Akçay, teklifin suçların hukuki niteliğini değiştirmediğini ve mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldırmadığını belirtti.
Akçay, "Bu teklif, bir af düzenlemesi değildir, suçun niteliğini değiştirmemektedir, mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldırmamaktadır." ifadelerini kullandı. MHP Grup Başkanvekili, devam eden soruşturma ve kovuşturmalarla kesinleşmiş mahkumiyet kararlarının hukuki varlığının da düzenlemeyle ortadan kaldırılmayacağını kaydetti.
KANUN TEKLİFİNDE HANGİ ŞARTLAR ARANACAK?
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanun Teklifi, belirli suçlar bakımından belirli şartların oluşması halinde yargısal süreçlerin ertelenmesine yönelik hükümler içeriyor. Akçay, düzenlemenin soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerine ilişkin olduğunu ve uygulamanın yargısal karar mekanizmaları içerisinde gerçekleştirileceğini ifade etti.
Akçay, teklifin hukuk devleti ilkesinin, kamu düzeninin ve ceza adalet sisteminin amaçları doğrultusunda hazırlandığını savundu. Düzenlemenin uygulanması için belirlenen koşulların yerine getirilmesinin temel şart olduğunu vurguladı.
DÜZENLEME NE ZAMAN UYGULANACAK?
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, kanun teklifindeki hükümlerin örgütün lağvedilmesi ve silahların bırakılması şartlarına bağlandığını açıkladı. Akçay, bu iki gelişme gerçekleşmeden teklif kapsamında herhangi bir hükmün işlemeyeceğini söyledi.
Akçay, "Örgüt lağvedilmeden, silahlar bırakılmadan teklifin tek bir hükmü işlemeyecektir." diyerek düzenlemenin uygulanma koşuluna dikkat çekti. Teklifin TBMM Adalet Komisyonundaki görüşmeleri devam ediyor.
MURAT EMİR'DEN AÇIKLAMALAR
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanun Teklifi'nin hazırlanış biçimini eleştirdi. Teklifin yeterince özenli hazırlanmadığını savunan Emir, Yeni Parti milletvekillerinin düzenlemeye imza atmamasının doğru bir karar olduğunu söyledi.
Emir, Türkiye'de terör sorununun sona ermesini isteyen geniş bir toplumsal irade bulunduğunu belirterek, "86 milyondan hiç kimsenin 'Terör sorunu çözülmesin, silahlar patlamaya devam etsin' demeyeceğini" ifade etti. Ancak Emir, çözüm sürecinin TBMM zemininde, açık ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini savundu.
MURAT EMİR: "İNFAZ ERTELENMESİ DİYEREK AFFI SAKLAYAMAZSINIZ"
Murat Emir, teklifin yasal çerçeveye dönüşmesi aşamasında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun devre dışı bırakıldığını öne sürdü. Düzenlemenin kapalı kapılar ardında hazırlanmasını eleştiren Emir, terör sorununun çözümünde Meclis denetiminin korunması gerektiğini söyledi.
Emir, "İnfaz ertelenmesi" ifadesinin düzenlemenin niteliğini değiştirmediğini savunarak, "İnfaz ertelenmesi diyerek affı saklayamazsınız. Bunun adı aftır." dedi. Emir ayrıca, kimlerin düzenlemeden yararlanacağına ilişkin kararın tek bir kişi veya onun atadığı kurul tarafından verilmesine karşı olduklarını belirtti.
DEMİRTAŞ TARTIŞMASI KOMİSYONDA GERİLİMİ ARTIRDI
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, konuşmasında Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını da ileri sürdü. Emir, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın cezaevinden çıkıp çıkmayacağını sorarak, Demirtaş üzerinden pazarlık yürütüldüğünü iddia etti.
Emir'in sözlerine DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç tepki gösterdi. Oluç, Demirtaş üzerinden değerlendirme yapılmasına karşı çıkarak, "Demirtaş sizin kullanışlı aletiniz değil. Demitaş üzerinden kurmayın cümlelerinizi. O bizim yoldaşımız." ifadelerini kullandı.
TEKLİFTE "AF" TARTIŞMASI YAŞANDI
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi üzerindeki tartışmanın temel başlıklarından biri, düzenlemenin af niteliği taşıyıp taşımadığı oldu. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, teklifin af olmadığını ve mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldırmadığını savunurken, Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir düzenlemenin "infaz ertelenmesi" adı altında bir af olduğunu ileri sürdü.
Akçay, teklifin belirli şartların gerçekleşmesi halinde belirli suçlar bakımından soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerinin ertelenmesini öngördüğünü açıklamıştı. Emir ise düzenlemenin kapsamı ve uygulanma kriterlerinin daha açık biçimde ortaya konulması gerektiğini savundu.
CHP'li Salıcı’dan Çerçeve Yasa analizi: "Ankara'daki kanunun bölgede karşılığı olmalı"CHP
AK Partili Çelik'ten "çerçeve yasa" açıklaması: En önemli aşamaya gelinmiş oldu!Güncel
"Çerçeve yasa" tartışması büyüyor! MHP'li İsmail Özdemir'den İYİ Parti'ye sert tepkiGüncel
"Terörsüz Türkiye" için yasa teklifi hazır! AK Partili Güler açıklama yaptıGüncel
Devlet Bahçeli, "çerçeve yasa"yı imzaladıGüncel
"Çerçeve Yasaya" tepki gösteren siyasi liderler!Güncel
12 maddelik "Çerçeve Yasa" masada! İşte son gelişmelerGüncel
Muhalefet karşı çıkmıştı: CHP de kanun teklifini imzaladı!Siyaset
AK Parti’den vekillere Çerçeve Yasa talimatı: "Muhalefete fırsat vermeden…"Ankara Siyaset