Ankara'da kritik 60 dakika! Özgür Özel'den DEM Parti'ye ziyaret

Siyasetin yönünü değiştirecek temas! Özgür Özel, DEM Parti Genel Merkezi’nde Eş Genel Başkanlarla bir araya geldi. Çözüm süreci tartışmalarından ara seçim ihtimaline kadar Türkiye’nin kilitlendiği o başlıklar görüşüldü. İşte ayrıntılar...

Ankara'da kritik 60 dakika! Özgür Özel'den DEM Parti'ye ziyaret

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Genel Merkezi’nde önemli bir temas gerçekleştirdi. Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile bir araya geldi.

Görüşmede Türkiye siyasetinin güncel başlıkları ele alınırken, özellikle ara seçim ihtimali ve Kürt sorununun çözümüne yönelik devam eden süreç masaya yatırıldı.

Görüşme yaklaşık 1 saat sürdü. Türkiye siyasetinin sıcak başlıklarının ele alındığı görüşmenin ayrıntılarının ise kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.

Özel, Türkiye ekonomisinin kötü yönetildiğini vurgulayarak, “Türkiye ekonomisi kötü yönetildiği için son derece kırılgandır ve İran savaşı gibi gelişmeler, tüm dünya ekonomilerini etkileyebilir. Gerekli koruma mekanizmaları ya mevcut değildir ya da geçmişte, örneğin 19 Mart darbesi döneminde yapılan uygulamalarda olduğu gibi, yerlerine konması için büyük bedeller ödenmiştir. Bu bedeller, vatandaşın sırtına yoksulluk, işsizlik ve hayat pahalılığı olarak yansımıştır. Yeni bir şokta tampon mekanizmalar olmadan, diğer ülkeler kendi vatandaşlarını korurken Türkiye’de doğrudan vatandaşın sırtına yük binmektedir. Savaşın kazananı olmaz; kaybeden kadınlar ve çocuklardır. Yüzde 80 tedbir içeren bir paket açıkladı. Bu kapsamda, elektrikli vergileri yüzde 60 oranında düşürdü ve yüzde 7’lik elektrik tüketim vergisini tamamen kaldırdı. Doğalgazdaki KDV yüzde 20 oranında indirildi; dar gelirli haneler için elektrik desteği artırıldı. Su ve enerji harcamaları haneler için tamamen ücretsiz hâle getirildi ve hanelerin kapsamı genişletildi. Sanayiciye de yüzde 80 enerji desteği sağlanıyor. Bu uygulamaları savaşın başlamasından bu yana sürdürüyorlar. Kendi ülkelerini korumak için yapıyorlar. Petrol fiyatlarındaki her artış, pompa fiyatlarına ve dolayısıyla temel ürünlerin fiyatına yansıyor. Ekonomik ekiplerimiz bu duruma karşı kapsamlı bir paket hazırladı; üzerinde konuştuk, bazı noktaları farklılaştırdık ve sunduk. Bu süreçteki kararlılığımız, hükümeti krize hazırlıksız yakalanmış pozisyonuyla yüzleşmeye zorlamak yerine, bu durumun teyidini sağlamaktır.” dedi.

“SİYASİ VE DEMOKRATİK SÜREÇ GÖZARDI EDİLMEZ”

Hatay Milletvekili Can Atalay konusuna da değinen Özel, şunları söyledi:

“Bir diğer konu, sözlü ve demokratik süreçle ilgili olarak hazırlanmış bir rapordur. Bu rapor, heyetin başkanı Numan Kurtulmuş tarafından imzalanmış ve görevini yürütmüştür. Raporumuzun altıncı ve yedinci maddeleri, terörün sonlanması ve demokratik adımların atılması açısından acilen uygulanmalıdır. Rapor, tüm partiler tarafından büyük emekle hazırlanmış olup parlamentoda dikkate alınması gerekmektedir. Örneğin, Hatay milletvekili seçilmiş olmasına rağmen, anayasa mahkemesinin kararının uygulanmaması nedeniyle henüz göreve başlamamıştır. Bunun üzerine alınan başka bir mahkeme kararı, Anayasa Mahkemesi’nin ikinci kararına göre geçersizdir. Yapılması gereken tek iş, Numan Bey’in milletvekilliğinin tanınması ve gerekli adımların atılmasıdır. Ayrıca belediyelerde, çoğu yerde kayyumlar görev yapmaktadır; örneğin Şişli’de Eser Başka kayyum olarak görev yapmaktadır. Siyasi partilere düşen sorumluluklar konusunda gerekli adımların atılması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Önümüzdeki günlerde Sayın Kurtulmuş, siyasi parti ziyaretlerini tamamladıktan sonra uygun görülmesi durumunda bir görüşme yapılacaktır. Bu görüşmede, raporun altıncı ve yedinci maddeleri ile diğer atılması gereken adımlar müzakere edilecek ve beklentilerimiz dile getirilecektir.”

“İKTİDAR ACİL ÖNLEM ALMALI”

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları, Türkiye ve bölge siyaseti üzerine şu değerlendirmelerde bulundu:

“Hem Türkiye’nin hem de Orta Doğu ve dünya siyasetindeki toplumsal gelişmeleri detaylı bir biçimde değerlendirdikçe, Türkiye’de çok derin bir ekonomik kriz olduğunu görüyoruz. Bu kriz, İran savaşı başlamadan önce de var olan son derece derin bir krizdir. Pek çok insan yatağa aç girmektedir. Bugün bu ülkede yaklaşık 17 milyon emekli, açlık sınırının altında maaş almaktadır. Asgari ücret alan bir insanın hem kira ödeyip hem de çocuk okutması mümkün değildir. Savaş da zaten ekonomiyi daha da derin bir krize sürüklemiştir. İktidarın acil olarak atılması gereken adımları atması ve muhalefetin önerilerini ele alıp hayata geçirmesi gerekmektedir. İğneden ipliğe her şeye zam geldiğini zaten biliyoruz. Türkiye bir tarım ülkesidir; ancak üretim azalmış ve ülke ithalata bağımlı hâle getirilmiştir. Pandemi gibi dönemlerde tarım politikalarının geliştirilmesi konusunda radikal kararlar alınması şarttır. Savaş sadece İran’la sınırlı değildir; bölgede Lübnan da vardır. Adeta sıcak savaş ortamı hâkimdir ve İsrail ile çatışmalar devam etmektedir. İran da Irak ve çevre ülkelere bu savaşa katılmaları yönünde çağrıda bulunmaktadır. Türkiye’nin etrafı adeta savaşla sarılmış durumdadır. Bu nedenle küresel düzeyde olduğu gibi bölgesel düzeyde de gerekli önlemlerin alınması gerektiğini söyleyebiliriz. Bu dönem makamları artırma ya da siyasi çıkar gözetme dönemi değildir; yoksullukla mücadele etme dönemidir. Milyonlarca insan açlıkla karşı karşıyayken, iktidarın muhalefeti zayıflatmaya çalıştığını ve baskı yoluyla bölmeye yöneldiğini görüyoruz. Yaşanan yargı krizi aynı zamanda bir demokrasi krizidir.”

Hatimoğulları, şöyle devam etti:

“Öcalan’a yapılan çağrılarla birlikte bir barış sürecinin başlatıldığı ve atılan adımların kamuoyunda değerlendirildiği görülmektedir. Bu süreçte bazı ilerlemelerin sağlanmaya çalışıldığını fark ediyoruz. Ancak sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için hukuki çerçevenin açık biçimde belirlenmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.”
DEM Parti CHP Özgür Özel Tülay Hatimoğulları Tuncer Bakırhan