Son 10 yılda yüzde 28'lik artış: Küresel tehdit Ankara'da masaya yatırıldı

Bağımlılıkla Mücadele Sempozyumu, devletin zirvesini ve akademik dünyayı Ankara'da buluşturdu. Sempozyumda masaya yatırılan küresel uyuşturucu ve tütün verileri dehşete düşürdü.

Son 10 yılda yüzde 28'lik artış: Küresel tehdit Ankara'da masaya yatırıldı

Başkent Ankara'da toplumsal geleceği tehdit eden en büyük unsurlardan biri olan bağımlılık konusu masaya yatırıldı. Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV) tarafından organize edilen Bağımlılıkla Mücadele Sempozyumu, karar alıcıları, bakanlık temsilcilerini ve akademisyenleri bir araya getirerek çok boyutlu bir eylem planının kapılarını araladı.

BAĞIMLILIK ÜZERİNE YAPILAN KİTAP ÇALIŞMASI RAFLARDA

TASAV Başkanı İsmail Faruk Aksu, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada Türk milletinin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlama misyonuna dikkat çekti. Bağımlılık olgusunu tıbbi, psikolojik, sosyolojik, ekonomik, hukuki ve güvenlik boyutlarıyla ele alan kapsamlı bir kitap çalışması hazırladıklarını belirten Aksu, konunun sadece dar bir sağlık problemi olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Aksu, akademik bilgi ile sahada uygulanabilir çözüm önerilerini bütüncül bir çerçevede bir araya getirmeyi hedeflediklerini aktardı.

"GENÇLER ARASINDA YENİ MADDELER YAYILIYOR"

Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayip Birinci, küresel uyuşturucu tehlikesinin ulaştığı ürkütücü boyutları verilerle açıkladı. Dünyada 15-64 yaş arası nüfusun yüzde 6'sının uyuşturucu kullandığını bildiren Birinci, Avrupa'daki gençler arasında "güldüren gaz" olarak bilinen azot protoksit kullanımının 15-16 yaş grubunda yüzde 3'lere ulaştığını ve kullanım yaşının 13'e kadar düştüğünü vurguladı. Ayrıca, tütün bağımlılığı nedeniyle dünyada her yıl 1 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiğini ve yıllık 2.6 milyon sağlıklı yaşam yılının heba olduğunu verileriyle paylaştı.

AİLE VE SOSYAL DESTEK MEKANİZMALARI DEVREDE

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bağımlılık biçimlerinin çağın şartlarına göre değiştiğini belirterek zamanında aksiyon almanın önemine değindi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılık mesajını hatırlatan Göktaş, toplumsal değerleri korumak adına sosyal destek mekanizmalarını güçlendirdiklerini söyledi. Bakan Göktaş, bağımlılığın gençlerin geleceğini soldurduğunu ve yuvaların mutluluğunu kararttığını ifade ederek mücadelenin merkezine aileyi yerleştirdiklerini dile getirdi.

"BAĞIMLILIK ULUSAL GÜVENLİK MESELESİDİR"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise bağımlılığı çok boyutlu bir halk sağlığı ve ulusal güvenlik meselesi olarak tanımladı. Devletin tüm kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordinasyon içinde çalıştığını belirten Yılmaz; koruyucu hizmetlerden tedavi, rehabilitasyon ve sosyal uyum süreçlerine kadar uzanan zincirin halkalarını tahkim edeceklerini ifade etti. Yılmaz, akademinin bilgi birikimi ile sahadaki tecrübenin birleşmesiyle daha güçlü politikalar geliştirmeye devam edeceklerini kaydetti.

BAĞIMLILIK SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDI

Kamu, akademi ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren sempozyumda, bağımlılık olgusu çok boyutlu bir yaklaşımla ele alındı ve Prof. Dr. Cengiz Şahin editörlüğünde hazırlanan aynı isimli bilimsel kitabın tanıtımı yapıldı.

Sempozyum kapsamında öne çıkan temel tespitler ve geleceğe yönelik stratejik öneriler şu şekilde:

ÖNE ÇIKAN TESPİTLER

Tıbbi Bakış Açısı: Bağımlılık irade zayıflığı veya ahlaki bir kusur değil; biyolojik, psikolojik ve sosyal yönleri olan kronik bir beyin hastalığı ve ulusal bir güvenlik/halk sağlığı sorunudur.

Yeni Tehditler: Tütün, alkol ve uyuşturucu gibi madde bağımlılıklarının yanı sıra dijital medya, oyun, kumar, yasa dışı bahis ve teknoloji gibi davranışsal bağımlılıklar özellikle çocuklar ve gençler için büyük risk oluşturmaktadır.

Ekonomik ve Sosyal Tahribat: Bağımlılık; suç oranlarında artışa, iş gücü kaybına, sağlık harcamalarının yükselmesine ve aile yapısının zayıflamasına neden olarak ülke kalkınmasını olumsuz etkilemektedir.

Türkiye'nin Avantajı: Uluslararası verilere kıyasla Türkiye'de bağımlılık oranları daha düşük seviyededir; bu durum güçlü aile yapısı, kültürel değerler ve manevi bağlar sayesinde korunmaktadır. Ancak son yıllardaki artış eğilimi ciddi bir alarm niteliğindedir.

GELECEĞE YÖNELİK STRATEJİK ÖNERİLER

Çok Paydaşlı Mücadele ve Ruh Sağlığı Yasası: Kamu, üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları (özellikle Yeşilay) arasındaki koordinasyon güçlendirilmeli; yasal altyapıyı pekiştirmek adına "Ruh Sağlığı Yasası" acilen yürürlüğe konulmalıdır.

Bütüncül ve Koruyucu Eğitim: Mücadele; önleme, erken tanı, tedavi ve sosyal uyum aşamalarını içeren uzun vadeli politikalarla yürütülmelidir. Okul-aile iş birliği artırılmalı, gençlerin yaşam becerilerini geliştirecek okul tabanlı koruyucu eğitimler yaygınlaştırılmalıdır.

Sosyal Çevre ve Medya Takibi: Yerel yönetimler gençleri kültürel ve sportif faaliyetlere yönlendirerek koruyucu alanlar oluşturmalı, medya ve dijital platformlarda bilimsel verilere dayalı sürekli farkındalık kampanyaları düzenlenmelidir. Aynı zamanda bağımlılık yapıcı maddelerin ticaretini sağlayan yasa dışı ağlar yakından izlenmelidir.

Mahinur Özdemir Göktaş Cevdet Yılmaz Yaşam Sağlık