Soma’daki facianın ardından kritik soru: Göçük riski önceden belirlenebilir mi?

Soma’daki maden kazasının ardından gözler yer altındaki göçük riskinin nasıl önceden tespit edildiğine çevrildi. İSG Koordinatörü Levent Yenice, sondaj ve gözlemsel kontrollerin yanı sıra mikrosismik ve akustik sistemlerle maden sahalarının 7 gün 24 saat izlenmesi gerektiğini söyledi.

Soma’daki facianın ardından kritik soru: Göçük riski önceden belirlenebilir mi?

Manisa’nın Soma ilçesinde özel bir maden işletmesinde meydana gelen göçük, madenlerde iş güvenliği ve göçük riskinin önceden tespit edilmesine yönelik önlemleri yeniden gündeme getirdi. Olayda mahsur kalan 7 işçiden 5’inin hayatını kaybettiği bildirildi.

Kazanın ardından madenlerde göçük riskinin nasıl belirlendiği ve olası kazaların önüne geçmek için hangi teknik ve iş güvenliği önlemlerinin alınması gerektiğine ilişkin Yeni Ankara yazarı ve İSG Koordinatörü Levent Yenice, Yeni Ankara’ya özel açıklamalarda bulundu.

Yenice, olayla ilgili olarak, “Teknik verilere ve bilirkişi raporlarına ulaşmadan bu konuda fikir yürütmek için henüz erken. Bu olayın yaşanması elbette üzücü” ifadelerini kullandı.

MADENLERDE GÖÇÜK RİSKİ NASIL ÖNCEDEN ANLAŞILIYOR?

Yenice, madenlerde göçük riskinin önceden tespit edilmesine yönelik uygulanan teknik kontrollere ilişkin şunları söyledi:

“Teknik kontroller; daha çok jeoloji ve maden mühendislerinin işe başlamadan önce yaptığı sondaj ve emniyet kontrolleri, yapı sağlığı ve duraysızlık izleme yöntemleri şeklinde gerçekleştiriliyor. Maden sahası, makine ve sensörler aracılığıyla sürekli gözetim altında tutuluyor. Gözlemsel kontrollerin yanı sıra teknik alet ve cihazlarla da izleme yapılıyor. Mikrosismik ve akustik izleme yöntemleriyle saha 7 gün 24 saat izleniyor ve kayıt altına alınıyor.”

MADENLERDE KAZA RİSKİ NASIL AZALTILIR?

Maden kazalarının önlenmesinde yalnızca teknik tedbirlerin değil, çalışanların iş güvenliği kurallarına uyumunun da kritik önem taşıdığını belirtti. Yenice, “Teorik ve pratik temel eğitimler her işe başlanınca ve dönemsel olarak İSG eğitimleri verilir. Her 6 ayda bir ise uygulamalı acil durum tatbikatları yapılır. Maden kazalarının önlenmesinde teknik önlemler ile çalışanların iş güvenliği kurallarına uyumu birbiriyle bağlantılıdır. Bu iki olgu birbirinden ayrı düşünülemez. Yasa gereğince gerek de insani olarak zaten iş sağlığı ve güvenliği, madencilik sektörü dâhil tüm sektörler için vazgeçilmezdir” şeklinde konuştu.

Yenice, benzer maden kazalarının tekrar yaşanmaması için işletmelerde yürütülen risk değerlendirme süreçlerinin kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “İSG önlemlerinden taviz verilmeden tüm teknolojik ve geleneksel yöntemlerin bir arada kullanılması gerekiyor. Proaktif, dinamik ve süreklilik arz eden güvenlik kültürünün herkes için vazgeçilmez olması gerekmektedir” dedi.

Sağlık Madenci