Silivri’deki "kamera" tartışmasına yargıdan net yanıt!
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri’de görülen İBB davasında duruşma salonundaki kameraların avukatların bilgisayar ve telefonlarını görecek şekilde yerleştirildiği iddialarının asılsız olduğunu duyurdu.
Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde görülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında gündeme gelen "gizli takip" iddialarına yargı kanadından resmi bir yalanlama geldi. Bir televizyon programında dile getirilen iddialara göre, duruşma salonundaki kameraların avukatların özel alanlarını ve dijital cihazlarını görecek şekilde konumlandırıldığı, bu görüntülerin başka yerlerden izlendiği öne sürülmüştü. Savunma hakkının ihlal edildiği yönündeki bu suçlamalar üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, sürece açıklık getiren yazılı bir açıklama yayımladı.
AVUKATLARIN "GÖRÜNTÜ KAYDI" ŞÜPHESİ TARTIŞMA YARATTI
Tartışmanın fitili, duruşma sırasında sanık avukatlarının salon içerisinde bulunan güvenlik kameralarının değiştirildiğini fark etmesiyle ateşlendi. Avukatlar, yeni nesil kameraların kendilerinin kullandığı bilgisayar ve cep telefonu ekranlarını net bir şekilde görebilecek açılara yerleştirildiğini iddia ederek bu durumun mahremiyeti ve savunma gizliliğini ortadan kaldırdığını savundu. Televizyon ekranlarına taşınan bu iddialarda, duruşmanın başka merkezlerden takip edildiğine dair şüpheler dile getirilirken, durumun yargılama etiğine aykırı olduğu vurgulandı.
BAŞSAVCILIKTAN TEKNİK İYİLEŞTİRME AÇIKLAMASI
Söz konusu iddiaların ardından sessizliğini bozan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri Kampüsü’ndeki duruşma salonlarının yüksek güvenlikli ve taraf sayısı fazla olan dosyalar için özel olarak tasarlandığını hatırlattı. Yapılan resmi açıklamada, duruşma salonlarındaki görüntüleme sistemlerinin iyileştirilmesinin tamamen teknolojik gerekliliklerden kaynaklandığı belirtildi. Başsavcılık, kamera sistemlerinin yenilenmesinin savunma hakkını kısıtlama amacı taşımadığını, aksine kampüs genelindeki güvenlik standartlarını yükseltmeyi hedeflediğini ifade etti.
"PLANLAMA DURUŞMA TARİHİNDEN ÇOK ÖNCE YAPILDI"
İddia edilenin aksine, kamera sistemlerindeki değişikliğin söz konusu dava dosyasıyla bir ilgisi bulunmadığına dikkat çekilen açıklamada, çalışmanın zamanlamasına dair kritik bir detay paylaşıldı. Başsavcılık yetkilileri, 1 No'lu duruşma salonundaki görüntüleme sistemlerinin iyileştirilmesi planlamasının, bahsi geçen davanın duruşma gününden çok daha önce yapıldığını kaydetti. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
"Gelişen teknolojik imkanlar doğrultusunda kampüs içerisinde zamanla yenilenen güvenlik sistemlerinin, savunma hakkının kısıtlanması ya da taraf avukatlarının bireysel alanlarının kayıt altına alınması gibi bir amacı bulunmamaktadır. Yapılan iyileştirme çalışmaları somut dava dosyası ile ilgili değildir."
GÜVENLİK VE SAVUNMA HAKKI DENGESİ
Yargı çevrelerinde tartışılan bu konu, duruşma salonlarındaki güvenlik önlemleri ile avukatların çalışma alanlarının gizliliği arasındaki hassas dengeyi yeniden gündeme getirdi. Başsavcılık, Marmara Ceza İnfaz Kurumları içerisindeki salonların yoğun şekilde kullanıldığını ve güvenlik riskleri barındıran dosyalar nedeniyle bu sistemlerin sürekli güncel tutulması gerektiğini savundu. Alınan kararla birlikte, kamera sistemlerinin sadece genel salon güvenliğini sağladığı ve savunma gizliliğine yönelik bir müdahale içermediği bir kez daha kamuoyuyla paylaşılmış oldu.